TOKAT GAZETESİ

5.BÖLÜM OKUMAK SEVGİSİ VE AİLE -2-

Umutcan :” Nasıl yani?”

“Şimdi diyelim ki, sen okuyup uygulamak istiyorsun. Bunu gerçekten istersen, bana saygılı olursun. Dedikodu yapmaz, konuşmalarımı dikkatle dinler, faydalandığın zaman da teşekkür eder,  sonra soracak sorun varsa sorarsın.  Ama sen beni iyice anlamadan hemen  “nasıl olsa öğreniyorum “ diye hemen öğrenme hevesi ve isteği olmayan bir arkadaşına beni anlatsan o da hemen gelmek ister ama bir süre sonra istek olmayınca bizdenuzaklaşır ve seni de uzaklaştırmaya bakar. Sen de yalnız kalmamak için O’nun peşinden gidersin. Ya da amacın öğrenmek olmayınca yanıma gelmez sadece rastladığın zaman hal hatır sorulan sıradan bir tanıdık ilişkisi yaşarsın.”

Umutcan bana dikkatle bakıyordu. Biraz düşündü. Baktı önümde çay yok. Alihan’a söyleyerek çay getirmesini istedi. Alihan hemen kalkarak üçümüze de çay getirdi. Umutcan söyleyeceklerini toparlayınca beyninde, onları bizimle paylaşma başladı:

“Abi, lisede bir öğretmenimiz vardı. Engelli insandı. Yani ayaklarından engelliydi. Ne yalan söyleyeyim çok okuyan ve bilgili insandı.  Öteki öğretmenlerden daha çok okur, daha çok öğrenir, dersi de gerçekten öğretici olurdu. Ama tümarkadaşlar O’nun bilgi ve sevgisine değil de engelli olmasına takılır, O’nu ciddiye almazlardı. Ben de  O’nun    bilgisinden faydalanmak istememe  rağmen  “O hocamızın  yanına  gittiğim zaman arkadaşlarım  beni ayıplar mı bana küser mi?”diye düşünürdüm.Yani  “el alem ne der” e o kadar odaklanmıştım ki, O hocamızdan faydalanamamış olmanın acısını şimdi ne kadar çektiğimin farkındayım ve insanların bilgi ve sevgisine bakmanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorum. O yüzden sizi daha çok sevmeye, sizden faydalanmaya gayret ediyorum.”

 Bunu söylerken gözlerinden damlaların akmasına engel olamamıştı Umutcan. O’nu gayet iyi anlıyordum. Alihan kalkarak çok sevdiği arkadaşının yanına oturdu. Onu kucaklayarak bir kardeş sevgisi ile bağrına bastı. İkisinin de duygulandığı belli oluyordu. Ben de onlara bakınca duygulandım.

Umutcan gözyaşlarını silerek kendini toparladı. Sonra Alihan’a baktı. Bu bakışta sadece laf olsun diye değil, gerçekten birbirini seven ve birbirinden öğrenme amacı ile faydalanan insanların sevgisi vardı.

Alihan   arkadaşına bakarak :

“  Senin yaşadıklarının benzerlerini bende yaşadım. Bana daha çok şey öğretmek isteyen hocalarıma yaklaştıkça başka hocalar O’nun aleyhine konuşmaya başladılar. Güya beni tehlikelerden koruyorlardı. Daha sonra mezuniyetten sonra gördüm ki, O Hoca hakikaten de iyi niyetli insan. Kendime sormaya başladım ‘ bende akıl yok mu? Ben birbakışımla gerçekleri göremiyorum da,  o hocaların görüşü ile hareket ediyorum’ diye. Bir de baktım ki, hocalar kıskandıkları arkadaşlarından öğrencileri uzaklaştırarak akılları sıra kıskandıkları insanlardan intikam alıyorlar ama öğrencilerini güya kötülüklerdenkoruyor bahanesiile onlara faydalı olacak insanlardan uzak tutarak onlarazarar veriyorlar. Bunu da okuldanmezun olunca, yani iş işten geçtikten sonra ancak anlıyoruz. ”

Baktım,  Alihan bunları söylerken, yüzünden, yaşadığı pişmanlığınizlerini görebiliyordum.  Alihan bunları anlattıktan sonra birhayli duygulanmıştı. Geçmiş hatalarından ders çıkaran ve bunlardan pişman olan, gerçekleri geç de olsa gören insanhüznü yüzüne yansıyordu.

Bunu anlayınca söze girdim.

“Çocuklar bugün buraya,  sizi geçmişteyaşadıklarınız yanlışlarlayüzleştirerek hüzünyaşamanızı görmek için değil,  okumayı sevmenin yollarını anlatmak için geldim. Biraz dageçmişi unutarak geleceğe daha güvenle, daha umutla bakmaya çalışalım”

Bunu söyleyince ikiside gülümsemeye başladılar.Bunun üzerine benim de neşem yerine geldi.

“Çocuklar, okumayı sizler severseniz çocuklarınız da büyük oranda sevecektir. Bugün bu şehrin en başarılı öğrencilerinin okuduğu Fen Lisesine gitsek, öğrencilere sorsak bu şehrin en başarılı ve okumuş takımının çocuklarının orada okuduklarını görmek bizi şaşırtmaz. Belki biz kitap okuyunca çocuklarımız okumaz ama umulur ki, torunlarımız veya torunlarımızın çocukları okur.”

Ben bunu söyleyince espri yaptığımı sanarak gülmeye başladılar. Aklıma bir örnek gelmişti..Birden ben konulunca gülmeyikeserek beni tekrar dinleyeme başladılar.

 

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat