TOKAT GAZETESİ

10. OKUMAK VE GELECEK

10. OKUMAK VE GELECEK

Umutcan ın annesinin ve babasının 800 km uzaktan  saatlerce  yol kat ederek sırf beni ziyarete gelmesi  beni fazlası ile memnun, mesrur ve bahtiyar etmişti. O zaman anladım ki  yaptığım iş gerçekten de dinleyen için de benim  önemli bir şey.Bu  ziyaret fazlası ile beni mutlu ettiği için sohbetleri ciddiye alıyordum ama bundan sonra daha  çok ciddiye almaya karar verdim. Bize değer verene bizim de daha çok değer vermemiz önemli olmalıydı. Bundan sonra  konuşmalarımı daha hazırlıklı yapmaya  konuyu  anlatan kitaplar okuyarak  notlar almaya ve onlardan anlatmaya karar verdim.  Şimdiye kadar not almadan önemsemeden konuşmamın sebebi ise   Umutcan  ve  Alihan  ı  diğer  öğrenciler gibi bir iki sohbetten sonra usanarak  daha gelmeyeceklerini zannetmemden  dolayı idi. Çünkü  çok genç  değil tanıdığım hemen hemen tüm gençler bir iki sohbetten sonra  benden usanmışlar ve   arkadaşlarını n peşine takılarak dedikodu yapmak veya anlamsız  sohbetlere dalmışlardı.

Bir hafta sonra  söylediğimiz gün ve saatte  Umutcan ve Alihan  ellerinde gene poşetler, poşetlerde bisküviler, kekler    ile çıkarak geldiler.  Umutcan poşetlerin içindekileri masaya  boşalttı. Bir öğrenciye göre bu kadar  cömert olmalarına şaşırmıştım ama  ilim öğrenmek isteyen insan da  paylaşımı severdi hani.

Poşetlerin içindekiler  masaya  yayılınca  artık yanında tek eksik olan şey çaylardı.  Umutcan  masayı donatırken  Alihan hemen    mutfağa yönelerek çaylarımızı getirdi. Belli ki bu  ortam onların çok mutlu olduğu ve   öğrenme süreci olarak faydalandıkları  bir ortamdı.

Onlarda masaya oturunca, bende lafı fazla uzatmadan   konuşmaya başlayacaktım ki, geçen haftaki kitaplar hakkında  gençlerin  düşüncelerini anlatmadıklarını gördüm. Bunu anlayınca sustum. Umutcan  önce  konuyu unutmuş gibi  “hadi konuşsana  abi” der gibi bana bakınca  ben de hemen   onlara baktım. Tam bu sırada  Umutcan2ın aklına  konu gelince .

“Özür dilerim ağabey, kafa karışıklığında  kitaplar aklıma gelmedi. Okuyoruz anlıyoruz  gerçekten güzel kitaplar da sizi görünce  yanınızda o kadar huzur ve mutluluk buluyoruz ki, aynı ailemizden bir parça oldunuz. O yüzden insan sevdiğini görünce nasıl heyecanlanırsa  bizde öyle heyecanlanıyoruz işte. Hz. Ali ne demiş  “ bana 1 harf  öğretenin kulu kölesi olurum” evet  . Öğrenmek  işte bu kadar zevkli  abi.”

Bu güzel duygular karşısında yapabileceğim tek şey  gülümsemek ve teşekkür etmekten ibaretti.

Umutcan kitabı anlatmaya başladı.

“Huzur Sokağı” Kitabını   ilk defa okudum. Gerçekten de   güzel yazılmış, samimi yazılmış bir roman. Huzur bulmanın yolunu anlatmış. Hayatta da  kimin kime hükmedeceği kimin kimi hangi yönde etkileyeceğini bilenmez  insan. Hayatın  bizlere ne getireceğini veya ne götüreceğini de kolayca bilemeyiz.  Her şeye rağmen halimize şükrederek yolumuza devam etmek insana büyük mutluluk katar. O yüzden gerçekten de  severek okudum kitabı.  Onlar benim Kahramanım adlı kitap ise  tam bir azim ve  gayretin  nasıl engelleri aşacağını ve insanın engelli olmasına rağmen hem  avukat  hem öğretmen  olarak  2 profesör evlat yetiştireceğini gösteriyor “

Umutcan  sustuktan sonra   Alihan konuşmaya başladı.

“Bu kitabı babamda okumuştu.  İçinde neler olduğunu da anlatmıştı. Hatta bana da tavsiye etmişti ama ben  o zamsan  okumaya fırsat  bulamamıştım.  Ama sizin tavsiye etmeniz karşısında  okumamak  olmazdı ve sizin tavsiye ettiğiniz kitaplar bir başka güzel abi. O yüzden  kitabı  okudum. Zaman yok bahanesine  sığınmadan   okudum. Gerçekten de huzur ve mutluluk nasıl olur anladım. Hayatta   kimin kimi hangi yönde  yanlış mı doğru mu yönlendireceğine , ve    sabırla insanın nelere  kavuşabileceğine bu romanla   anladım ve mutlu oldum.  “Onlar benim Kahramanım” adlı kitapta ise bir engellinin gayret ve azimle nasıl  insanlara çok faydalı insan olabileceğini  anladım. Gültekin Yazgan ile   tanışmak isterdim ama vefat etmiş.” dedi.

Bu kitap değerlendirme faslından sonra çaylarımızı yudumlayarak  poğaçaları ve  peynirlerimizi yiyerek sohbete devam edecektik.

Konuşmaya başlama gereği duyarak  söze  başladım.

“  Okumak geleceğimize yapılan en büyük yatırımdır sevgili gençler Bizde  yatırım dendiği zaman akla hemen parasal şeyler gelir.  Halbuki en büyük yatırım  insan olan sevgi ve bilgi yatırımıdır. Çok parası olan ama bilgi ve sevgi  fakiri insan mı istersiniz yoksa   bilgi ve sevgisi  bol ama  şurada  sizlere  sadece bir çay ısmarlayacak serveti olan ağabeyinizi mi “

Bunu Umutcan cevapladı.

“Tabii ki bize sadece bugün değil  yarınlarımızda nasıl bir insan olmamız gerektiği konusunda   bizleri aydınlatan   ağabeyimizi isterdik”

Bunun üzerine ben.

“Demek ki kitap okumayı sevmek,  kitap okuyanı sevmek geleceğe yatırımdır. Sevgili öğrenciler bir aile ki düşünelim. Kitap okumayı seven bir akrabaları var. Bu akrabalarını çocukları ile  sık sık ziyaret ederek çocuklarının bu kitap okumayı seven  akrabalarını sevmesini sağlıyorlar ve    bu akrabaları da  hem  davranışlarının   tutarlılığı  ve hem de  çocuklara hediye ettiği    kitaplar ile çocuklarının  onu sevmesine sebep oluyor ve   çocukları da   yavaş yavaş bu verilen kitapları okuyarak  hem  derslerinde hem de sosyal hayatta başarılı oluyor. .Bu başarı tesadüf müdür sizce “

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat