TOKAT GAZETESİ

10. OKUMAK VE GELECEK -3-

Umutcan ve Alihan bana dikkatle bakarken ben konuşmaya başladım.

“Sevgili Kardeşler, ben kütüphanede çalışırken görevli olmasam da Üniversitede sık sık kampusü ziyaret ederek  hocalara bilgi verip  beni konuşmalara davet etmelerini isterdim. Bazen davet eden hocalar olurdu. Konuşmada  güzel soru soranlara kalemler  kitaplar hediye eder, kişisel gelişim dergileri de  verirdim. Belki de sizin gibi gençler  çıkarda devamlı yanımıza  gelerek benden  öğrenirler diye. Ama konuşmamı  faydalı bulmalarına rağmen kimse harekete geçmez ve kendilerini geliştirmezlerdi. Ben de  bundan  dolayı artık kampüse gitmemeye ve daha çok okumaya daha çok kitap yayınlamaya   baktım. O zaman gördüm ki, okumaya  zaman ayırınca  insan   gelişiyor ve başka illerin Üniversiteleri beni fark ederek konuşmaya davet ettiler. Oradaki  öğrencilerde   pek bizi anlamasa da anlayan ve faydalanan oldu. Ama ilk defa sizin gibi uzun vadeli konuşma  yapıyor  ve   sizlere   eğitim   veriyorum . Buna “Okumakla var olmak gönüllülük eğitimi” adını veriyorum ve bakıyorum da  seneler boyu sabretmenin mükafatını sizler ile    böyle samimi ortamda  gelişim sohbeti yaparak görüyoruz. ”

Bunun üzerine Alihan .

“Abi gerçekten ve biz  öğrenmeyi istediğimiz için  öğrendik.  Yanınıza geldik. Biz  önce  kendimize dürüst davrandık. Kendimize verdiğimiz sözde durduk. Biz sizi bir  öğreten, bir  geliştiren , bir motive eden insan olarak gördük. Kendimize verdiğimiz sözde durduğumuz için de  gerçekten gene biz kazançlı çıktı. O geleceğim deyip de gelmeyenler aslında sizi aldattıklarını zannediyorlar ama kendilerini aldattıklarının farkında değiller. Onlar farkında olsa kendilerine dürüst davranmayana   başkaları hiç dürüst davranmaz.. Biz ise kendimize dürüst davranınca  sizlerden  o yüzden faydalandık abi. Sizi gerçekten çok seviyoruz. Bilginizi ve sevginizi çok  cömertçe  bizlere sunuyorsunuz”

Duygulanmıştım gerçekten de    Umutcan ve  Alihanı bir baba şefkati ile  çocuklarımı kucaklıyormuş  hissi  ile kucakladım.Onlarda  duygulanarak bana baktılar ve  Umutcan.

“Abi bizi o kadar samimi kucakladınız ki, inanın   sizin  pozitif enerjinizin iliklerime kadar işlediğini hissettim”

Bu durum karşısında    o kadar neşelendim ve güldüm ki, böyle gülmeye ne kadar şaşırdım bilemezsiniz.

Bu durumun şaşkınlığı geçince ben konuşmaya devam etme gereği duydum..

“Çocuklar gerçekten de geleceğimize en güzel yatırım     okumayı sevmek olmalı. Bir baba ve anne  gerçek manada  bilgi ve sevgi aşılayan  kitaplar okumayı çocuklarına sevdirmişse çocuklarına en güzel mirası bırakmış demektir. Çünkü okumayı seven insan bilinçlenir ve  ayakları üzerine durmayı  öğrenir.  Çocuklarına     okuma sevgisi değil de mal  mülk sevgisi aşılayan anne ve babaya  çocuklarda maddi olarak bakar  çok zaman  anne ve baba verdikçe sever vermedikçe  kolay kolay sevmezler. O yüzden anne ve  baba maneviyat aşılamanın yanında çocuklarına   kitap okuma sevgisi de aşılamalılar.  ki çocuklarının geleceği  güzel olsun.”

Konuşmamız devam ederken  konuyu fazla uzatmadan bu sefer kısa kesmek istedim.  Bunu da açıkça  Alihan ev Umutcan a söyledim.

Onlara bu sefer Mümin Sekman’ın başarılarımızın sınırı olmadığını anlatan “ Limitsiz” kitabını ve Doğan Cüceloğlu üstadın engellileri de anlattığı ve  daha  önce  2 versiyonunu

Da okuduğum “Gerçek özgürlük” kitabını hediye ettim. Bu kitaplar Üniversite  öğrencilerinin gelişlimi için    gerçekten güzel kaynak kitaplardı. Özellikle  “Gerçek özgürlük” kitabında  Alihan ve   Umutcan  adeta kendilerini bulacaklardı.

Daha sonra bilgisayardan   çıkardığım  şu  mektubu verdim

DEĞİŞEN VE GELİŞEN   ÇOCUK

Sevgili oğlum,

Değişen, durmadan gelişen insanları ne kadar severim bilemezsin. Daha doğrusu sen bilirsin de ben sana tekrar anlatayım dedim. Bakalım mektubum sana ve okuyana tesir edecek mi? Bu mektubu bir kişi okusa ve faydalansa ben de kendimi “gelişmiş insan” olarak görerek  mutlu ve bahtiyar olurum. Bizim için esas olan insanlara faydalı olarak yazmak gerisi faydalanmak isteyene kalmış.

Canım oğlum,

Değişim , insanın bir günden öbür güne olan farkını   ifade eder. Bazen deriz ya “ Aaa o insan ne kadar değişmiş” deriz . Bu değişim olumlu ya da  olumsuz olabilir . İnsan kendini olumlu olarak değiştirirse  o zaman  hayatı olumlu olur işte. Buna pozitif değişim deriz. Olumlu düşünen insanlara da pozitif  düşünen ve yaşayan insan deriz. İnsan onlarla olunca hayatın nasıl güzel olduğunu  anlar ve onlar gibi düşünmek ve yaşamak ister. Yani onlar örnek insanlardır.Tabii ki zamanla gelişmesi durarak gelişmek yerine gerileyen insanlarda olur. Bunlar güçlü  irade sahibi olmayan, çocukluklarına gelişmeyi aşılamamış , öğretememiş,  gelişmeyi hedeflememiş, kendini hayatın akışına bırakmış insanlardır.Gelişemeyen insan  varlığı ve yokluğu arasında fark olmayan insandır. Varlığı ile yokluğu arasında fark olmayan ve insanların faydalanamadığı insanda   hayır yoktur. Zira  bir büyüğümüz “ İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır” demiştir.

Canım oğlum,

Gelişmeyi hayat prensibi olarak kabul etmiş insanlar her zaman hayatta başarılı olan, kimseye muhtaç olmayan önce kendini geliştirerek güzel meslek sahibi olan , sonra evlenerek yuva kuran, sonrada  evinin sorumluluğuna  önem veren , çocuklarını hep geliştirmeye adamış olan insanlar  başkalarını da arkalarından sürükleyen insanlardır.

Canım oğlum,

Bazı insanlar vardır , hayatta belki de yüzyıl yaşarlar. İsimleri öldükten sonra sadece mezar taşlarında kalır ve  onları mezarı ziyaret eden insanlar hatırlar sadece . Öyle ki emek vererek  , büyüttükleri çocukları bile zamanla unuturlar onları ,Konuşmalarında sık sık anne ve babasından bahseden  insanlar yanında, anne ve babasından hiç bahsetmeyen insanlara da rastlamak mümkündür ve  sen onlar konuştukça anne ve babaların onların hayatında ne kadar iz bıraktıklarını rahatlıkla anlarsın. Sen hayatta iz bırakmayan insanlardan mı olmak istersin ?

Sevgili oğlum, Benim geleceğim ,

Bazı insanlar ise ölünce  sadece mezar taşlarına değil, tarihe de adını yazdırırlar. Ama bu adını yazdıranlar milyonda bir insanlardır ve her devirde sadece çocukları değil, herkes onlardan bahseder, yazdıklarını okur, sanatlarını alkışlar, buluşlarına dua eder. Kimi insan  ise sadece ser bırakmaz sevgi dolu kişilikleri ile insanlara pozitif enerji verirler. Bu tarihe isim yazmayı da yatan insanlar değil, çalışan ve devamlı olarak gelişen insanlar yapar.

 

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat