TOKAT GAZETESİ

3 MART 1924

 3 MART 1924

Türk milleti yanmış yıkılmış küllerinin arasından yeni bir devleti, 29 Ekim 1923‘de kurmuştu. Emperyalistlere karşı verilen bu savaş hiçte kolay olmamıştı. Anadolu’muzu ve Cumhuriyetimizi kurduk ama geride binlerce şehit ve gazi bıraktık.

       Genç Cumhuriyet geçmişe değil geleceğe bakmalıydı. Bu sebepten 3 MART 1924 Türkiye’yi geliştiren birleştiren kanunlar çıkardı. Halifeliğin kaldırılması, Şer’iyye ve Evkaf vekâleti kaldırıldı, Erkan-ı Harbiye vekâleti kaldırıldı, Tevhid-i Tahrisat kanunu.

  Halifeliğin Kaldırılması; 155 kişi ülke sınırları dışına çıkarıldı. Böylelikle ülke yönetiminde laiklik adına ilk adım atıldı. Bu dönemde hiçbir insan fikir ve düşüncesinden dolayı yargılanmamış, cezalandırılmamıştır. Sadece eyleme karışan, önderlik (liderlik) edenler istiklal mahkemelerinde yargılanıp, cezalandırıldı. İstiklal mahkemeleri belirli dönemlerde, belli bir süre kurulup meclis tarafından kapatılırdı.

   Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti; Osmanlı döneminde Din İşleri ve Vakıflar Bakanlığı kaldırılarak, yeni Cumhuriyetle birlikte Din işleri ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu.

    Erkan-ı Harbiye Vekâleti; Osmanlı döneminde Harp Bakanlığı ile askeri işler yürütülürdü. Bu bakanlık kaldırılarak yerine Genel Kurmay Başkanlığı kuruldu. Böylece siyaset ve asker işleri bir birinden ayrıldı.

   Tevhit-i Tedrisat kanunu; Tevhit-i Tedrisat kaldırılarak tüm okullar bir çatı altında Milli Eğitim Bakanlığında toplandı. Böylece eğitimde birlik sağlanmış oldu. Sağlıklı ve doğru kararlar alınarak çağdaş, bilime ilime inanan yeni nesiller yetişmeye başladı.

   3 Mart 1924 yılında Dört önemli kanun çıkartılarak demokrasinin ve laikliğin önü açılmış oldu. En önemli çalışma ise Osmanlı döneminden kalan saltanatlara ait kalıntılar ortadan kaldırılması olmuştur. Laiklik adına yeni temeller atıldı, yeni düzenlemelerle rejim tartışmaları ortadan kaldırıldı. Halifelik kavgaları son buldu. ( Son halife Osmanlı soyundan gelen Abdülmecit’e verilmişti.) Osmanlı hanedanı sınır dışı edildi. Türkiye Cumhuriyeti tam olarak yönetimde söz hakkına sahip oldu.

     14 Mayıs 1950 de Türkiye Cumhuriyeti çok partili sisteme geçti. Ne yazık ki yapılan devrimler bundan sonra büyük saldırılara maruz kaldı. Bir zamanlar Türkiye’de CIA şefliğini daha sonra CIA ulusal istihbarat daire başkan yardımcılığı yapmış olan Graham Fuller; ‘’ Atatürk’ün Müslüman kimliğini bastırdığını; Halifeliğin kaldırışının hata olduğunu,’’ söylüyor. Fuller, Müslümanlık adına konuşarak, Atatürk’ün yaptığı devrimlere karşı çıkıyor. Bir ABD’li Hıristiyan dinine mensup bir insan neden bu kadar Atatürk devrimlerine karşı? Sizce sebebi ne olabilir acaba? CIA yetkilisi Graham Fullerin yazdığı bazı kitaplar şunlar: 2003’de “Siyasi İslam’ın geleceği’’ 2007’de, “Yeni Türkiye Cumhuriyeti.’’ 2010’da” İslamsız Dünya’’ 2014’de “Türkiye ve Arap baharı’’  kitaplarında Türkiye’de “Ilımlı İslam’’ Cumhuriyetini ve Türkiye’nin İslam dünyasındaki rolüne değiniyor. Türkiye’nin İslamlaşmasını istiyor. Ilımlı İslam hareketine övgüler düzenliyor. Yüz yıllardır İslam ı yaşayan ülkenin insanlarına İslam ı anlatıyor? Ne garip bir duygudur.

   Aslında 3 Mart 1924 yasası çağdaş toplum, demokrasi ve kalkınmamız için çok önemli bir yasadır. Halifeliğin kaldırılmasıyla, laik düzene geçişin en büyük adımı atılmış oldu. Böylece rejim tartışmalarından biri ortadan kalkar. Rejim karşıtlarının sığınacak yerleri kalmaz. Yapılacak yeniliklerin önünde ki engel kalkmış oldu. T.C karakteri tam olarak ortaya çıkmaya başlayınca, ümmetçilik anlayışı sona erer. Avrupa devletleri yeni cumhuriyetini tehdit olarak görmeleri sona erdi. Atatürk Devrimleri süresince en önemli iki kararı; 1- 29 Ekim 1923 Cumhuriyeti ilanı. 2- 3 Mart 1924’de çıkan kanunlardır.

     3-Mart devrimlerinden sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin Ulusal, Laik, Bilimsel temellere dayanan çağdaş bir devlet olarak yapılanmasını tamamlamıştır. Yeni kurulan devletin yönü bilim ve akıl olmuştur. Dinimizin temeli de (İslam dini, akıl ve mantık dini ) değimlidir. Bu yasalarla birlikte saltanatçıların, hilafetçilerin umutları da yerle bir olmuştur. Başta bu devrimin önderi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm arkadaşlarına minnet ve şükran borçluyuz?

      Bu gün hala saltanat ve halifelik aşkı ile yananlara tek bir sözüm var? Tarihi iyi okuyup, gerçekleri görmeleri dileklerimle iyi baharlar diliyorum? 

        Süleyman ERKAN 26-03-2019 Pazartesi.  İzmir-Buca.

 

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat