TOKAT GAZETESİ

Yol adabı

Yol adabı

 

Yol Kenarlarında Oturup Gelip Geçenleri Rahatsız Etmemek Lazım.

                Brezilya’da yaşanmış ve videosu sosyal medyaya düşen bir olayda yol kenarında oturmuş bir insanı ağaç zannedip üzerine çişini yapan köpeği izledim. Çokça tanık olduğumuz bu yol kenarına aylakça oturma hadiselerinden o kadar muzdarip olmuşuz ki köpeği kutlamak istedim!

                Ortak kullanma alanlarını kendi malımız gibi görüp onları hoyratça kullanma isteği hayvanlara bile tanınmayan özgürlüğü kendimizde görme hastalığıdır. Yollara tükürme, her cümlesini küfürle tamamlama…; yontulmamış, görgüsüz, kaba saba kimseler yüzünden yollarda yürüyemez oldu munis insanlar.

                Yolun Hakkını Verin Mumsema Ebu Said el-Hudri'den:

                Rasulullah (s.a.v.), “Yollarda beklemekten ve oturmaktan sakının." buyurdu.

Bunun üzerine, 'Ya Rasulullah, yollarda işlerimizi konuşmak için duruyoruz.' dedik.

                'O zaman yolun hakkını verin.' buyurdu.

                'Yolun hakkı nedir?' diye sorulunca da

                'Gözleri sakınmak, kimseye eziyet vermemek, verilen selamı almak, marufu(iyiliği) emretmek ve münkeri (kötülüğü) nehyetmektir.' buyurdu.” (Buhari, Müslim)

                Yol kenarlarında grup halinde oturup, kaba-saba sohbetler edip gelen gideni dikizleyen insanlar herkesi rahatsız etmektedir. Oysa sohbet; bir arada bulunma, birbirinden etkilenmenin adıdır. Sohbette insanlar birbirini etkiler, öğrenir ve gelişirler. Hâlbuki bu tür yaşanmışlıklarda olgunlaşma yerine kendimize ve başkalarına zarar vardır, dedikodu vardır.

                “Güzel ve çirkin” diye iki türlü sohbet vardır.  Güzel olan sohbetin edebi de hedefi de güzeldir. Sohbetin edebi helal ve harama dikkat etmektir. Hedefinde ise, kendine ve insanlara faydalı olmak vardır. Güzel sohbet, güzel arkadaş ve güzel çevre demektir. Güzel arkadaş, din ve dünya adına hiçbir zarar vermeyen, sözü ve işi ile faydalı olan kimsedir.

                Çirkin sohbet, kötü arkadaş ve kötü çevre ile oluşur. Hedefi dünya menfaati ve boş heveslerdir. Bu beraberliğin, hedefi gibi edebi de bozuktur. Kötü sohbet, din ve dünyaya yaramayacak, boş ve nahoş konuşmalardan oluşur. O, doğruyu, iyiyi, güzeli bırakıp çirkine dalmaktır. Yalan, iftira, gıybet, alay ve dedikodudan zevk almaktır. İnsanların şeref ve namusunu zedeleyecek, kötü işlere özendirecek, güzel şeylerden nefret ettirecek bütün sözler kötü sohbettir. Bunu yapanlar kötü arkadaştır. Böyle sohbetlerin yapıldığı yerler kötü ortamlardır.

                Atalarımız boşuna söylemediler:

                “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” diye.

İsmet Yalçınkaya

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat