TOKAT GAZETESİ

YUVA YAPMAK

YUVA YAPMAK

 

Beyazı tam beyaz, siyahı tam siyah, bakımlı, iyi beslenmiş, sağlığı yerinde, menevişli kuyruklarıyla güzelleştikçe güzelleşen bir çift ala karga, geçen sene çınarın en yüksek dalına kurmuşlardı, yuvalarını. Bu yıl aşısız, kocaman dut ağacını tercih ettiler. Seçtikleri yuva yeri, penceremin tam karşısına düştüğü için sabah sabah seçim haberlerinden çok onları izliyorum. Bu gidişle karga yuvası alanında, uzmanlaşacağım, nerdeyse..

         Yuva yapmak için gerekli malzemeyi, yaşayan taze dallardan seçiyorlar. O dallar ki henüz yapraklanmadılar. Zaten bunlar, çiçek de açmıyorlar ama yine de gençlikleri, delikanlılıklarıyla üremeye hazırlanan her canlı gibi güzeller. Kargalar, beğendikleri dalı yerine yerleştirirken düşürseler bile alıp kullanmıyorlar. Toprağa temas eden dalı, yuvaya layık görmüyorlar...

         Bu çiftte iş bölümünün en güzel ve en somut örneğini görüyorum. Bazen ikisi de gidiyorlar, dal toplamaya ama inşaat ustalığında birisi yetkili. Hangi dalın nereye ve nasıl yerleştirileceğine yalnız, o karar veriyor ve uyguluyor. “Yuvayı dişi kuş yapar” sözüne dayanarak ustanın dişi karga olabileceğini tahmin ediyorum.

         Usta çoğunlukla yuvada bekliyor. Öbürü getirdiği dalı, ustanın gagasına teslim ediyor. Bazen işçi karga, gözüne kestirdiği dalı yerinden koparamıyor. Dalı sıkıca ısırıp kendini boşluğa bırakıyor. Dal yine de kopmazsa, usta yetişiyor imdada. Dalın uygun bir yerinden o da ısırıp kendini boşluğa bırakıyor. Vücut ağırlıklarının yardımıyla dalı koparabilirlerse taşıma şerefi, yine de işçiye aittir.

         Dalı yerine yerleştirirken de yardımlaşma devam ediyor. Usta, belirlediği yere dalı koymakta zorlanırsa işçi koşuyor yardıma bu kez.

         Genç, güçlü ve semiz iki dalın ayrıldığı çatala yerleştirilen yuva, kesersiz, çivisiz, tutkalsız yani hiç bir yardımcı inşaat gereci kullanmadan nasıl yerleştiriliyorsa Japon tutkalıyla yapıştırılmış gibi, en güçlü rüzgârdan bile etkilenmiyor, sapa sağlam duruyor.

         Kuzunun kurdu, tavuğun tilkisi gibi her yaratığın bir düşmanı vardır. Kargaların da adını bilmediğim ve de hiç sevmediğim bir çift düşmanı var. Kargaya göre biraz daha iri yapılı, koyu renkli bir çift kuş. Onlar ki işinde gücünde olan kargalara sabahın bir vaktinde ansızın saldırınca neye uğradığını anlayamayan zavallı kargalar her şeyini bırakarak can havliyle kaçıyorlar.

         Kargaları yakalayamayacağını anlayan yaratıklar, yuvaya dönüp, seçimi kaybeden muhtar adayının çocuk parkını tarumar ettiği gibi kargaların hazırlıklarını bir bir aşağı atıyorlar. Hadi diyelim ki muhtar adayı kendi emeğinden başkalarının yararlanmasını istemiyor. Bu yaratığa ne oluyor da kutsal emeğe saldırıyor? Hangi birini saymalı? Dünya bu tür haksızlıklarla doludur.

         Rastladığımız herhangi bir yuvayı görünce “YUVA” der geçeriz. Onlardan birisini, temelden çatıya kadar ne şartlarda inşa edildiğini bizzat izleme olanağı buldum.

         İzlenimlerimi paylaşmak istedim…

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat