ASRIN ŞEYTANI

         Wikileaks Irak ve Afganistan konusunda yayımladığı belgelerle gündemi elinde tutmaya devam ediyor. Bugün bütün gazetelerde, “İhanet Belgeleri” diye başlık atılmış. Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu için en çarpıcı iddia ileri sürülmüş: “Tehlikeli Bir İnsan… Yeni Osmanlıcılık Fikriyle İslâm Dünyasını yoğuruyor” denmiş.

ABD ve AB devletleri İslâm dünyasını bölük pörçük etmek için bir asırdır yoğun olarak çalıştılar. Bundan sonra da çalışacakları kesindir. ABD Dış İşleri Bakanının Türkiye’den özür dilemesi asla sonucu değiştirmeyecektir. ABD Ortadoğu’daki hain planlarına devam edecektir. İslâm Dünyasının içine şeytani fikirler sokarak; bunca milletin, bunca devletin aynı düşünce, aynı birlik, aynı dirlik içinde olmasını engellemeye çalışacaktır.

ABD ve Emperyalist Batı için Ortadoğu’da tek dost, tek müttefik vardır. O da İsrail’dir. Yahudi zihniyenin esareti altındaki ABD ve AB asla ve asla Türkiye Cumhuriyetine ve onu yöneten hükümetlere sıcak bakmayacaktır. Türkiye, ABD ve AB’nin Ortadoğu’daki menfaatlerini ne ölçüde korursa; o kadar ABD ve AB’nin dostudur.

Abdullah Gül gibi bir Cumhurbaşkanı, Tayyip Erdoğan gibi bir Başbakanı, Ahmet Davutoğlu gibi bir Dışişleri Bakanı olan Türkiye’nin ne ABD ne de AB dostu olamaz. Çünkü ne Abdullah Gül ne Tayyip Erdoğan ne de Ahmet Davutoğlu katilleri savunan biri değildir. Bu üç insan ve onların sembolize ettiği Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, katil sürülerinin oluşturduğu İsrail Devletini ve onun işbirlikçilerini her yerde örselemeye devam etmektedir.

Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta Lübnan’da Sultanlar gibi karşılanması boşuna değildir. 2002’den bu yana Ortadoğu’da siyasi ve sosyal rüzgârlar değişmiştir. Eğer değişen bu rüzgârın eşiğinde, bir güç birliğine gidilmiş olsa ABD ve AB’nin Ortadoğu’daki tahakkümleri kısa bir zamanda sona erebilir. Zaten ABD’nin AB’nin çırpınışı bu korkudan dolayıdır.

Dünyanın merkezi kesinlikle Ortadoğu’dur. Dünyanın merkezine hâkim olan, Dünyaya hâkim olur. Bir asırdır kendi içindeki sıradan bunalımlarla uğraşan bir ülkenin, hemen her alanda şaha kalkmasını kimse hazmedemez. Yurt içindeki hainler hazmedemediği gibi, yurt dışındaki hainler de hazmedemez. AKP’nin kapatılma davasının bir yargı darbesi olduğunu, eloğlu bile tescil etti. Bir de içerde yargı bağımsızlığından söz ediliyor.

Askeri cuntaların zaten kimin uşaklığını yaptığı biliniyor.

Asrın şeytanının içerde ve dışarıda pençesine düşenlerin ahmaklığı artık son bulmalı. Dünya yeni bir Türkiye imajına muhtaçtır. Bu imajın, sembolleri görünmeye başladığı andan itibaren içte ve dışta telaşlar başladı.

Darbeyi en çok İsrail istiyormuş. Tabii ister. Yıllarca Türkiye Cumhuriyetini kendi siyasi emelleri için kullandılar. En acı insanlık dramları için bile bir kınama yayınlayamadık.

ABD’nin PKK’ya yardımı belli olmuş. Şüphesi olan ahmakoğlu ahmaktır. Ermeni ve Yahudi uşaklarının, Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik coğrafyada lider ülke olmasını isteyeceğini kim söylüyor?

Ortadoğu’dan Orta Asya’ya, Hint Okyanusu’ndan Avrupa’nın kalbine kadar güçlü bir ülkeyi kim kabul eder? Bu coğrafya’da yekvücut bir değişim ve dönüşümün Türkiye’nin önderliğinde meydana geldiğini bir düşünün? Ve bu yeni oluşumun Yeni Bir Dünyanın Eşiğinde kardeşçe ve insanlık değerleriyle donanmış bu birliğin; yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin, kendi insanlarının, dünyada ezilen ve sömürülen ülkelerin refahı için kullandığını bir hayal edin…

Aman Allah’ım ne güzel olur!

Bu büyük hayalin gerçekleşmesini kim istemez?

Elbette Asrın Şeytanı ve onun yurt içi ve yurt dışındaki işbirlikçileri istemez...

Üstadın beyitini burada söylemeden geçemeyeceğim.

“Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes.

Ey kahbe rüzgâr artık ne yandan esersen es!”

 

MEHMET EMİN ULU