TOKAT GAZETESİ

TOKAT/ALMUS/MAMU KÖYÜ’NDEN KOSOVA/PRİZREN/MAMUŞA’YA UZANAN KÜLTÜR YOLU

Kültürüne sahip çıkmayan toplumlar hiçbir zaman tam manasıyla bir gelişme gösterememiştir. Milli karakterini oluşturup geçmiş ve gelecek arasındaki bağları koparmayan milletler ise her alanda ilerleyerek varlıklarını idame ettirmişlerdir.

Geçmiş ve gelecek arasındaki bağlantıyı kurarak milli kültürü oluşturabilmek bu şekilde evrensel kültürde yer edinebilmek ancak halk bilimi ürünlerini tespit etmek, korumak ve gelecek nesillere ulaştırmakla mümkündür.

Balkanlara Anadolu’nun değişik yörelerinden gelerek yerleşen Evlad-ı Fatihanın torunlarından Tokatlılar önce Nistra’ya sonra Mamuşa’ya göçtüler. Kültür ve sanat bakımından en zengin şehirlerinden biri olan Tokat’tan gelenler, Mamuşa’yı kısa zamanda abad ederek insanların rahat yaşamaları için maddi manevi bütün ihtiyaçlarını temin ettiler.

Mamuşa’nın Türklüğü hakkında hiçbir tereddüt yoktur. Bu konuda Vermiça Raif şu ifadeyi kullanır:”Mamuşa Köyü’ne gelince orada yaşayan halkın hepsi Türk’tür. Çünkü onların kökenleri ve gelişleri Anadolu’dandır.”(1)

Mamuşa’ya Türk kültürünü taşıyan Tokatlıların bir kısmı Balkan savaşları sırasında tekrar Anadolu’ya göçmüş bir kısmı da orada kalarak varlıklarını devam ettirmişlerdir. Asırlarca bu kalışta ve bölge halkıyla beraber yaşama noktasında bugün de Mamuşa’da varlığını sürdüren Türk kültür ve sanatının önemi büyüktür.

Anadolu’nun bağrından Tokat’tan kalkıp Kosova’nın şirin köyü Mamuşa’yı kuran atalarımız sorumluluk bilincinde bu bölge insanına hizmet etmiştir.

MAMUŞA’NIN ADI ÜZERİNE

“Mamuşa’nın adına yönelik değişik rivayetler vardır. Bunlardan birincisi 1808-1839 yılları arasında 31 yıl tahtta kalan 30.Osmanlı padişahı Sultan 2.Mahmut’a (1785-1839) yönelik olanıdır. Köyün kurulması emrini Padişah 2.Mahmut’un verdiği dikkate alınarak ilk adının Mahmutşah olduğu daha sonra Mamuşa haline geldiği iddia edilir.

Diğer bir rivayet ise Prizren Mutasarrıfı Mahmut Paşa’ya ait olanıdır. Mahmut Paşa’nın görev dönemi Mamuşa’nın kuruluş tarihlerine rastlar ve kasabanın adının buradan kaynaklandığı iddia edilir.”(2)

BALKANLARIN SON KALESİ MAMUŞA

Mamuşa ile ilgili çeşitli anlatılar bulunmasına rağmen, bize en yakın gelen “Murat Hüdavendigar,  (1326-1389) Kosova Savaşları sırasında,  zaferin kesinleştiği savaşın son günlerinde Mamuşa yöresini gezerken yanındaki komutanlara: “Bu topraklara Anadolu’dan havası, suyu, doğası burası gibi hoş, latif yörelerden yoksul Türk tebaası getirilip yerleştirile, buralar abad ola” dediği fakat  savaş alanını gezerken, Sırp Asilzâdesi Milos Obraviç (Sırp Kralı Lazar’ın damadı) tarafından hançerlenerek şehit edilmesinden (1389) ve yerine oğlu Yıldırım Bayezid’ in (1360-1403) geçmesinden sonra, yanındaki komutan büyük bir ihtimalle Mahmut Paşa, Yıldırım Bayezid’e babasının sözünü aktarmasından sonra Bayezid’in emri ile Anadolu gözden geçirilip Tokat ve Avanos’un Mamuşa’ya uygun olduğu belirlenmiş,  önemli bir bölümü Tokat havalisinden olmak üzere yirmi beş yıl geri dönmeme kaydı ile Tokat ve Avanos’tan aileler getirilerek yerleştirilmiş.” biçimindeki halk anlatısı yaygınlık kazanmıştır.  

Bu ifadelerden Tokat’ı tercih sebebinde Murat Hüdavendigar’ın Hz. Mevlâna’ya büyük ilgi duyması, Onun Tokat şehri ile ilgili olarak söylediği: ”Tokat’ta iklim ve insanlar mutedil “sözlerinden çok etkilendiği düşünülebilir.

Mamuşa’da nesilden nesile gelen diğer bir rivayete göre de, özellikle Esad Beg’in rivayetine göre Nistra’ya Tokat’tan Salih oğlu Emin Bey gelip buraya yerleşmiş. Devlet Emin Dede’ye 1000 dönüm araziyi tahsis etmiş. Tapuyu alan Emin Bey Tokat’a gelmiş ve Said ve Reşid Dedeleri de getirmiştir.

Reşit Dede burada kalmayıp Yanya’ya gitmiştir. Emin Dede’nin sülalesi Tokat’ta Yıldızhanoğulları’dandır. Emin Dede kendi arazisinde, Said Dede ise yolun sağ tarafındaki araziye , Reşid Dedenin torunları Mamuşa’ya gelip yerleşmişlerdir.Bu yer belli olup mezarlıklar vardır.

Mamuşa’ya gelen aileler 1770 yılında saraylar yapmışlar. Tokat’tan Nistra’ya 1600’lü yıllarda gelindiği bilinmektedir. Bugün Nistra’da Hacı Hasanların, Beglerin, Sungalakar’ın tarlaları mevcuttur. Bu aileler Mamuşa’ya Nistra’dan gelip yerleşmişlerdir.

Bunu destekleyen başka bir bilgiye göre de:

Prizren Vilayeti, dönemin önemli siyasi, ekonomik ve kültür merkeziydi. Bu merkezden vilayet idare ediliyordu. Sistemin en önemli özelliklerinden biri de öşürdü.

Öşür toplamakla görevli kişinin yolu Mamuşa’ya düşer. Mola verip dinlenirken bir yandan da araziyi inceler. Görür ki burası yerleşim yeri için mükemmel bir alandır. Topluva Deresinin kıyısında bir saray yapılması fikri kendinde hâsıl olur. Durumu dönemin padişahı 1.Mahmut’a bildirir. Olumlu cevap gelince oraya saray kurulur. Saraya hizmet edecek insanlara ihtiyaç duyulunca Tokat’tan aileler getirilerek buraya yerleştirilir. Bu aileler çoğalır ve Mamuşa’yı bir Anadolu köyü haline getirirler. Nistra’da yaşayan halk da Mamuşa’ya yerleşmiş kısa zamanda çevrenin en kalabalık köyü olmuştur. (3)

 

MAMUŞAYA ADINI VEREN MAHMUT PAŞA:

 

1809-1836 yılları arasında Prizren, Rotulla ailesinin en önemli siması olan Mahmut Paşa tarafından idare edildi. 1809’da Mahmut Paşa, Niş yakınlarındaki isyancıları dağıttı ve ardından Semendire ile Belgrat’ı geri aldı.1821’de Yunan ayaklanmasının bastırılmasında bulundu.Mahmut Paşa daha çok Prizren’de yaptırtmış olduğu büyük cami,medrese ve mekteple bilinmektedir.

1836’da İşkodra’nın isyancı veziri olan Busatlı Mustafa Paşa’nın tarafına geçince Anadolu’ya sürülerek burada idam edildi. Oğlu Emin Paşa yerine geçti.1843 ‘de ölümüne kadar idarede kaldı.

1912 yılındaki 1.Balkan Savaşları sırasında Mahmut Paşa’nın yaptırdığı bu eserler yıkıldı.(4)

TOKATLI MAHMUT PAŞALAR VE MAHMUT PAŞA CAMİİ

Kaynaklar Tokat’ta bulunan Mahmut Paşa Camii’nin banisinden yola çıkarak Tokat’la bağlantısı olan iki Mahmut Paşa’dan söz etmektedir.

Bunlardan ilki Halep Beylerbeyiliği yaptıktan sonra 1616 yılında öldürülen Mahmut Paşa, diğeri de aslen Tokatlı olan Osmanlı bürokrasisinde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra en son 1684’de Özi Valisi olan sonrasında da Kamaniçe Muhafızı olup 45 yaşında vefat eden 17.yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olan Mahmut Paşa Camisi’nin banisi olması daha kuvvetli olan Kemankeş Mahmut Paşa’dır.(5)

“OSMANLILAR ZAMANINDA TOKAT” ESERİNDE BULUNAN MAHMUT PAŞALAR

Mahmut Paşa:

Sonusalı Kara Hüseyin Efendi’nin oğludur. İlkin kadılıklarda bulunmuş sonra askeri hizmetlere geçmiştir. En son Halep Beylerbeyi iken bir isyan sırasında ahali tarafından öldürülmüştür.(1616)

Mahmut Paşa:

Tokatlı’dır. İstanbul’da bezirgânlıkla işe başlamış paşalara ağa olmuş, sipahi ağalığından Beylerbeyiliğe kadar yükselmiştir.1684 de Özi Valisi ve Komaniçe muhafızı iken yaptığı bir harpte soğuğun şiddetinden donmuştur. Yaşı kırk beş vardı. Kemankeş diye de söylenen Mahmut Paşa çok sade gönüllü ve oldukça zengin idi.(6)

Bizim düşüncemize göre Tokat’taki bir mahalleye adını veren Mahmut Paşaların Mamuşa Köyü’ne adını veren Mahmut Paşa ile ilgisinin olduğu rivayeti uzak görünmektedir. Bu yaklaşımlar sadece kültür birlikteliği açısından önem kazanmaktadır.

Keza, kısaca anlatmaya gayret edeceğimiz Tokat Almus Mamu Köyü’nü de bu çerçeve içinde değerlendirmenin daha doğru olacağı inancındayım.

Balkan Savaşları sırasında ve sonrasında özellikle 1933 yılında başlayan ve 1950-1960 yılları arasında yoğunlaşan göçlerde Mamuşalıların ve civarındakilerin Bursa ve Manisa Salihli’ye yerleştikleri görülmektedir. Bu göçlerde yerleşim bölgesi olarak Tokat’ın bulunmaması o yıllarda irtibatların azaldığını göstermektedir. Dolayısıyla bu göç olayının Tokat şehir merkezi dışında ilçelerini de kapsayarak daha titiz bir şekilde yeniden ele alınması gerekir.

MAMU ‘ DAN MAMUŞA’YA

Elimizdeki mevcut yazılı ve sözlü verilere göre Anadolu’dan Mamuşa’ya taşınan bu kültürün içindeki gelenek ve görenekler aynen devam etmektedir. Biz, bildirimizde Tokat ve Mamuşa arasında nasıl bir bağlantı kurulduğunu, bozulmayan gelenek ve göreneklerin nasıl korunup sürdürüldüğünü konu edeceğiz.

Bu bağlamda Tokat/Almus / Mamu köyüne giderek acaba Mamu/Mamuşa isim ortaklığında bir bağ var mı, diye Şubat 2019’da araştırma yaptım. Yoksa Mamuşa’ya gidenler Mamu’dan mı göç ettiler düşüncesiyle bir çalışmanın içine girdim. Ancak orada yaptığım saha araştırmaları içinde giyim –kuşam, çeyiz hazırlama, evlerin içyapısı, gelenek ve göreneklerin dışında herhangi ortak bir noktaya ulaşamadım.

Mamu köyünde 1934 doğumlu Muhittin Karaca ve eşi Hafize Karaca,1950 doğumlu Hüsnü Karaca ve eşi Munise Karaca ile köyün bugüne ulaşan tarihi, gelenek ve görenekleri konusunda röportaj yaptıktan sonra evlerin dekorunu ve çehiz sandıklarını fotoğraflamaya gayret ettim.

Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne yüksek lisans tezi olarak sunulan Kadir Ekinci’nin “Bursa’da yaşayan Mamuşa Türklerinin Halk Kültürü “makalesinde yer alan çeyiz konusu ile Tokat’taki ve Tokat/Almus /Mamu Köyündeki çeyiz sandığı ve içeriğinin hemen hemen aynı olduğunu gördüm. Ayrıca değerli çalışmalarından her zaman istifade ettiğim hocam Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yardımcı’nın Mamuşa izlenimlerini dinledikten sonra bir kez daha aynı gelenek ve göreneklerin, mutfak kültürünün devam ettiğini tespit etmiş oldum.

Bu çalışmalarımız babında, evlenme gelenekleri içinde yer alan çeyiz sandığında saklananlar ve zamanla dışarıya çıkarılıp yaşama yansıyanlar, giyim kuşam, yemek kültürü, evlerdeki odaların yaşanılan özelliğe göre dekoru ilk belirlediğimiz önceliklerimiz oldu.

 Çeyiz sandığındaki zengin eşyaya bindallılara, yazmalara, havlulara, para keselerine, lif ve keselere, peşkirlere, seccadelere, oyalara bin bir özenle işlenen inançlarımızın, tarihimizin, tabiatımızın, sevgimizin tasvirlerinin nasıl aktarıldığını gözlemledik.

 Ayrıca evlerdeki odaların her birinin apayrı özenle döşenmesi, en ince motiflerle bezenmiş pencere perdeleri, halılarının, kilimlerin Mahat yastıklarının, ocak ve raf perdelerinin desenlerinin de farklı olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

TOKAT ALMUS/MAMU KÖYÜ

1455 tarihli tahrirde yer almayan köyde 1485’de 65 hane bulunmaktadır.1520’de 63 hane,

1554’de 52 hane, 1574’de 67 hane bulunmaktadır. Köye bağlı olarak Karkıncık, Şeyh Ali Divanı ve Tut Mezraları vardır. Tutköy mezrası 1485 ve 1520’de meskun değilken 1554 de 16 hane, 1674 de 12 hane olmuştur.

Bu mezraların hâsılları Mamu Köyü ile birlikte hesaplanmıştır. Üç çiftlik ve bir değirmen bulunan Mamu köyünde buğday, arpa, keten, nohut ve meyve yetiştirilmekte, arıcılık yapılmaktadır.

Köyün vergi hasılı 1485’de 5059,1520’de 7575,1554De 8094,1654 ‘de 11.497 akçedir.( 7 )

Mamu kelimesi Divan-ü Lügat-it Türk’e göre “Gerdek gecesi gelinle beraber gönderilen kadın “ anlamına gelmektedir. Bazı kaynaklarda bu ismin Ermenice olduğu asılsız bir bilgidir.

 Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nce yayınlanan Defter-i Hâkânî Dizini III’de Muhasebe-i Vilayet-i Rûm  Defteri 937/1530 tarihinde Mamı köyü olarak geçmekte ve Komanat  (Gümenek)Nahiyesine bağlı olarak görülmektedir. Mamı ise Arapça’da evlat doğurtan kadın, ebe anlamına da gelmektedir.(8)

Bugün Mamu Köyü Tokat’a 25, Almus ilçe merkezine 13 km uzaklıkta olup şu an 110 hane ve 500 nüfusa sahiptir. Öte Mahalle, Aşağı Mahalle, Yukarı Mahalle adlarıyla üç mahalle bulunmaktadır. İmam Gazi adını taşıyan bir de türbe bulunmaktadır. Mamu’da beş yıl hizmet eden eski köy muhtarlarından 1934 doğumlu Muhittitin Karaca’ya göre köyün bugünkü yerine Mayıs Çukuru denilen yerden gelmişler. Çubukçu Sülalesi Konya’dan, Fazınlı Sülalesi Sivas’tan, İmamoğlu sülalesi de Erzincan’dan gelmiştir. Karacalar(İmamoğulları) ,Çelikler, Çiğdemler, Karoğlu, müdürler, dervişler, Salbaşlar gibi sülale adları da bulunmaktadır.

            Biz, bildirimizi Tokat Almus Mamu’dan derlenen bir mani ile bitirelim:

Hele helesi güzel

Pancar selesi güzel

Teknede hamuru yoh

Yolda çalımı güzel

Kosova/Mamuşa İzlenimleri  yazımızda buluşmak dileğiyle…

 

 

KAYNAKÇA:

1.Vermiça Raif, 1999 a 135 Kosova Osmanlı Mimari Eserleri, Kültür Bakanlığı Yayınları Ankara

2.Gökkaya Şükrü, Balkanlardaki Anadolu Mamuşa, Broşür, Mamuşa/Kosova

3.Sipahioğlu Bahtiyar, Balkanların Son Kalesi Mamuşa, Gülmat Ofset Bursa Sahife 24-25-27

4.İslam Ansiklopedisi

5.Yard.Doç.Dr.Erkan Atak ,Tokat Mahmut Paşa Camii Kalem İşi Bezemeleri

6.Cinlioğlu Halis, Osmanlılar Zamanında Tokat, Tokat Belediyesi Kültür Yayını 2018.

7.Şimşirgil Ahmet, Osmanlı Taşra Teşkilatı Tokat(1455-1574)”    

8.Muhasebe-i Vilayet-i Rûm Defteri 937/1530, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel

Müd.Defteri-Hakani Dizini III .Ankara 1997

Kosova/Mamuşa izlenimleri yazımızda buluşmak dileğiyle.

YORUMLAR

    Bu yazıya henüz yorum eklenmedi.

Köşe Yazısını Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat