ZAMAN TÜNELİNDE!

Büyük Atatürk! Türk Milleti için en büyük, en önemli armağanlarından biri olan Cumhuriyetimizin 87. kuruluş yılını büyük bir şevk ve coşku ile kutladık geçtiğimiz ay.

            Ardından bir 10 Kasım… Hazanla gelen hüzün… Sana duyulan özlem, ve seni arayış..!

            Ülkede demokrasi anlayışı, Cumhuriyet anlayışı, sevgi, saygı anlayışı, örf, adet, gelenekler hepsi bir başka oldu… Cumhuriyet tarihinde ilk kez yaşanan, yaşatılan ilkler güzel Türkiye’min, güzel insanlarını mutlu ediyorsa mutluyuz demektir ATAM…

            Bıraktığın tüm güzelliklerin sahibi olarak onlara gözümüz gibi bakıyor koruyoruz..!

*“Cumhuriyet fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister..!” demiştin ya (25 Temmuz 1924) işte o nesil çığ gibi geliyor ATAM...! Düşüncelerini özgür ve demokratik şekilde ifade edebilen, hiçbir baskı altında kalmadan, engel olunmadan, kaba kuvvete maruz kalmadan konuşan gençlik..!

            Hani bir söylevinde “Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yüceltecek ve yaşatacak sizlersiniz..!” dediğin ve Cumhuriyeti emanet ettiğin nesil daima görevi başındalar..!

*“Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” sözlerinin ışığında gençlerimiz artık laboratuarlarda sabahlıyorlar, kafeler de değil...! Bilimsel araştırmalar saçlarını erken ağartmış olmalı ki hepsinin saçları bembeyaz..!

Gençlerimize üniversite kapıları ardına kadar açık..! Herkes bileğinin hakkıyla girebiliyor bu ilim yuvalarına..! Çünkü her üç şehirden birinde üniversite var..” Hapishanelerimiz bomboş..!

Gençliğin eğitim düzeyi o denli yükseldi ki; Üniversite diplomalı limoncu, simitçi, havlu satıcıları pazarlarımızın kültür elçileri oldular..!

Alanda mutlu..! Satan da mutlu..!

*“Memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar..” ımı soruyorsunuz..?

Hiç kaygılanma ATAM… Ülkenin yüce menfaatlerini ön planda tutanları, adaletle yönetim sergileyenleri görev başına getiren benim halkım mutlu ve mesut..!

Halkın mutluluğu siyasetçinin mutluluğu, siyasetçinin mutluluğu da ülkenin mutluluğu olduğu için hiç kimse “Fakr-u zaruret içinde harap ve bîtap” değil..!

Seçen memnun..! Seçilen memnun..!

*Türk Kadını mı? Omuzlara yükselecek Türk Kadını..!

Onun hiç şikayeti yok..! Bazı günler özgürlüklerine karşı çıkanları bile alkışlıyorlar..! Eğitim düzeylerini çok yükseklere çeken kadınlarımız, siyasi arenaların vazgeçilmezleri artık..!      

Yarıya yakın milletvekili kadınlarımız mecliste haklarıyla mücadele veriyorlar..! Mahalle baskısı, koca baskısı çoktan bitti..!

Kadın memnun..! Koca memnun..!

“Bugünün küçüğü, yarının büyüğü” dediğiniz çocuklarımız.

Onlar da geleceğe güvenle yürüyorlar…! Anne ve babalarının mutluluğu onları da mutlu kılıyor..! Okullarda eğitim, öğretim tam tekmil..!

Adil sınavlarla, fırsat eşitlikleriyle çocuklarımız güzel yerlere ulaşma çabasındalar belli ki..!

Çağdaş eğitimde Fırsatları Araştırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi kısaca “FATİH” projesi dahilinde çadır ve barakalarda eğitim gören çocuklarımız artık dizüstü bilgisayarları ile desteklenerek öğretime devam edebilecekler..!

Böylelikle de çocuklar mutlu..! Aileler umutlu..!

*“Yeni Nesil Sizin Eseriniz Olacaktır” dediğiniz öğretmenler mi..?

Onların hiçbir problemleri yok ATAM..! Yoksulluk sınırının üstündeler..! Kadrolu, sözleşmeli, ücretli, vekil gibi sınıflandırılmalarla eğitime farklı bir renk, farklı bir düzen girdi. Sınavlardaki başarıların sebebi bu olsa gerek..! “Fedakar ve saygın değerler” olarak tanımladığın öğretmenler maddi ve manevi hayatı dolu dolu yaşıyorlar..! Saygınlıklarından asla bir şey kaybetmediler..!

Hepsi mesut ve bahtiyar..!

“Milletin Efendisi” köylüm mü..! O da halinden memnun..! Artık üretmiyor, üretemiyor..! Sebzeyi, meyveyi, tahılı, pamuğu, büyük baş hayvanları artık yurt dışından alıyoruz..! “Süt deposu SARI KIZ”larımızın nesli bitti...! ithal anguslar meydan buldu..!

Köyler boşalarak kentlere konuşlanıldı…!

Böyle olunca da, muhtar memnun..! Âzâ memnun..! bey memnun..!

“Sanatı” soruyorsun ATAM öyle mi..?

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Demiştiniz 1932 Kasımında. Sanata, sanatçıya son derece saygılı bir toplum olduk..! Arada bir sanatın içine tükürenler çıksa da “Sanat Milli terbiyedir” sözlerinizle sanatın değerini vurgulamış olmanız düşündürücüdür..!

Sanatçılarımızda son derece saygın değerler oldukları için toplumda da siyasette de itibar görüyorlar..! Hepsi memnun..!

“Yurtta barış, cihanda barış” istemiştin hep. Bu söylevlerine sadık kalarak herkesle dost olduk..! Öyle dostluklar ki şehit kanlarıyla sulanmış topraklarımızda onlara kucak açtık..!

Ulusal yapımız güçlendi..! Gereksiz özelleştirmeler, yolsuzluklar ve adam kayırmalar bitti..! Ülkede siyasal küskünlüğün yok olduğu, etnik köken, kimlik tartışmalarının son bulduğu muhteşem AÇILIM dönemi yaşanıyor..! Bu coğrafyada herkes mutlu ATAM..!

Gür kaşlarının gölgelediği mavi gözleri çakmak çakmak baktı. Acı bir tebessümle karışık bir bakıştı bu. Hayret etmiş gibiydi. Oturduğu koltuktan kalkarak tatlı sert bir tavırla,

-DOĞRU MU BUNLAR ÇOCUK..?! dedi.

Şiddetli bir sarsıntıyla uyandım. Hıçkırıyordum. Yastık sırıl sıklam olmuştu. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Kalktım. Odanın penceresini açtım. Gün doğuyordu. Kasım sabahının soğuğu yüzümü üşütmüştü.

Ezan okunuyordu. Bir müddet hûşu içinde dinledim, dinledim. Daha sonra ellerimi yüreğimin üzerine koyarak,

“Göklerimize yükselen bu ilâhi güzelliği huzur içinde ve özgürce dinleyebiliyorsak, minarelerimizden özgürce sesleniyorsak, ibadetlerimizi rahatlıkla yapabiliyorsak MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ü saygı ve şükran duymalıyız. Şükürler olsun Allah’ım ki, böyle bir lideri ülkemize, bizlere nasip ettin” duasıyla yeni bir güne MERHABA dedim!

Esen kalın…