BABALAR GÜNÜ

Hamdi ERTÜRK

19 Haziran 2011 Pazar günü, Babalar gününü kutluyoruz. Ömrü vefa edenler bu güzel güne kavuşmanın mutluluğunu yaşadılar.

Babalar, aileyi oluşturan bireylerin temel taşıdır. Toplumların temelini aileler oluşturur. Aileler ne kadar sağlam temeller üzerine oturur ve huzurlu olursa bu nevi ailelerden meydana gelen toplum ve milletler de o nispette sağlam ve huzurlu olur.

Aileyi kuran ve onu her türlü güçlüklere göğüs gererek koruyan, daha mutlu ve huzurlu olması için varını yoğunu ortaya koyarak çalışan babadır. Baba aile denilen kutsal yuvanın kutsal direğidir. Çocuklar da bu yuvanın içinde, her an bakıma muhtaç ve kanatlanarak uçmaya hazırlanan yavrulardır. Bu yavruların doğumlarından tutun da, büyüyüp ayrı bir yuva kurabilecek çağa ulaşıncaya kadar ki zaman içinde, babanın karşılaştığı, katlandığı güçlükler, sıkıntılar sayılamayacak kadar çoktur.

Babalar da, anneler gibi kutsal bir varlıktır. Bu kutsal varlığın kıymetini bilelim ve ömürlerinin son anına kadar onları baş tacı yapalım.

Her yıl Haziran ayının üçüncü Pazar günü, babalar günü olarak kutlanmaktadır. Babalar, fedakârlığın, cömertliğin, karşılık beklemeden vermenin ve sevginin sembolüdür. Baba, aile içindeki acıları ve sevinçleri paylaşan, annenin de çocukların da her çeşit sorumluluğunu omuzlarında taşıyan, onların geleceğini teminat altına almak için gece gündüz demeden çalışan, ailenin önemli ve kutsal bir direğidir.

Baba ve çocuklar arasındaki bu kutsal bağlılığın temelinde sevgi, saygı, şefkat ve merhamet yatmaktadır. Sevgi, saygı, şefkat, merhamet ve acıma duygusundan yoksun olan aile ve topluluklarda mutluluktan, saadetten, çocuk sevgisinden, babaya saygı ve sevgiden söz etmek asla mümkün değildir.

Kur’an-ı Kerim’de “Babanıza iyilik yapınız. Eğer babanız senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın ona “öf” bile deme; onu azarlama; ona tatlı ve güzel söz söyle. Ona merhamet ederek tevâzu kanadını indir ve de ki: Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdiği gibi, sen de ona merhamet et de” buyrulmaktadır.

Babalarımız… Sevgilerini çoğu zaman anneler kadar belli edemeseler de, babaların kalplerinde de evlât sevgisi en büyük yer tutar, onlar dünyanın en tatlı varlıklarıdır. Bu özel gününde ona ne kadar özel olduğunu hissettirin. Babalar da çok sever. Dünyada 97 yıldır, Tükiye’de ise yaklaşık 21 yıldır kutlanan Babalar Günü, varlık sebebimiz babaları hatırlamak ve anmak için iyi bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Kimisi bu özel insana sevgisini bir hediye, kimisi sıcak bir öpücük, uzakta bulunan ise bir telefon aracılığıyla sunacak.

Babalar Günü’nde babalar hatırlanmanın, evlatları ise sevindirmenin hazzını yaşayacak.

Çocukların büyümesinde, tahsilini tamamlamasında, iş ve sanat sahibi olmasında, babaların hizmeti çoktur. Zira ailenin maddi ve manevi her türlü ihtiyacını sağlamak babanın görevidir. Bunun için baba devamlı çalışır. Yazın yakıcı sıcakları ve kışın dondurucu soğuklarına karşı dayanarak ve nice zorluklara göğüs gererek işine devam eder. Çocuklarının istikbalini düşünür ve onların mutluluğu için çalışır.

Bunlardan dolayı babalar da her türlü hürmete ve hizmete layıktır. Olumsuz ve yersiz davranışlarla onların kalplerini kırmak, üzmek bir yana bilâkis bizim de onların üzerine sevgi ve saygı kanatlarımızı gerip, hayır dualarını almamız, en önde gelen vazifemiz olmalıdır.

Yüce dinimiz, Allah (c.c)’a kulluk görevinden sonra baba haklarına riayet etmeye öncelik tanıyarak, ona üstün bir yer vermiştir. Bu itibarla sebeb-i hayatımız olan bu kimseye daima iyilikte bulunmak ve ona güler yüz ve yakınlık göstermek dini ve insani bir vecibedir. Bilhassa bakıma muhtaç oldukları bir dönemde, onları hor ve hakir görerek kendi hallerine terk etmek, ilgi ve alakayı kesmek, çok sakıncalı ve yanlış bir davranıştır.

Babamıza karşı görevlerimizi sadece bir gün için değil, senenin bütün günlerinde yerine getirmek mecburiyetindeyiz. Ona iyilik ve ihsanda bulunmak, söz ve tavırlarımızla onu rencide etmemek, bıkkınlık ifade edecek hareketlerden kaçınmak, yüzlerine sert ve öfkeli bakmamak, İslâm’a ters düşmeyen isteklerini yerine getirmek, kısacası onu hoşnut edip memnun etmek dinimizin bizden istedikleri görevler cümlesindedir.

Evlatlar ömür boyunca babalarına muhtaçtır. Bu satırlara sığdıramayacağım sayısız nedenlerle, bu fâni dünyada babalarımızı hiçbir zaman üzmeyelim, onları yürekten sevelim ve başımızın tacı yapalım. Bugünün anısına yazmış olduğum şiirimi aşağıda takdim ediyorum.

Hoşça kalınız…

BABALARIMIZ

-Tüm Babalara armağanımdır-

Evimizin direği,

Mangal gibi yüreği,

Arı gibi çalışır,

Bükülmüyor bileği.

Ona biz baba deriz,

O getirir biz yeriz,

Şu ölümlü dünyada,

O bizim güvencemiz.

Hasta oldum diyemez,

Biz doymadan yiyemez,

Ne fedâkar varlıktır,

Yeni bir şey giyemez.

Diama cefakârdır,

Sıkıntıya katlanır,

Mücadele ederek,

Tüm dertlerle savaşır.

Dertli geçti günleri,

Tatmadı eğlenceyi,

Babalar mert adamdır;

Sevgi dolu yüreği.

Kışları bahar etti,

Çocukları büyüttü,

Gece gündüz çalışıp,

Yüzümüzü güldürdü.

Bir gün olsun gülmedi,

Rahat nedir bilmedi,

Şu yaşam savaşında,

Kimseye eğilmedi.

Çalıştı gündüz gece,

Öğretti hece hece,

Babalar fedakârdır,

Tanımadı eğlence.

Bize hep güven verdi,

Şefkat ve sevgi verdi,

Hayatta yıllar boyu,

Yuvada huzur verdi.

Gece demez çalışır,

Kimseye boyun eğmez,

Bizim içir çırpınır,

Cömerttir, esirgemez.

Yüreği bir dağ gibi,

Koca bir çınar gibi,

O bizim her şeyimiz,

Yaslandığım dağ gibi.

İbâdet gibi çalıştı,

Aşını helâl kazandı,

Yorulmak bilmedi hiç,

Hep şerefli yaşadı.

Herkese örnek oldu,

Dertlere derman oldu,

Dinimizi öğretti,

Sonunda mutlu oldu.

Üstümde kol kanattı,

O koskoca bir dağdı,

Yufka gibi kalbi var,

Onuruyla yaşadı.

19.06.2011 TOKAT

Hamdi ERTÜRK