ÇELİK: 'ANADOLU'NUN GÖZBEBEKLERİNDEN BİRİSİ DE TOKAT ŞEHRİDİR'

Tokat’ta okuyan veya Tokatlı olup başka şehirde okuyan, veyahut ta Üniversite okuyan, tanıştığımız gençlerin kendilerini yazılı, sözlü anlatımlarının önemine vurgu yapmak ve buna kısmen destek olmak için onlarla röportajlara devam ediyorum ve isteyen gençler bizi bulursa onlarla da aynı çalışmayı yapmaktan onur duyacağımı belirtiyorum. Röportajları okuyan anne ve babalar ile öğrenci yakınları ile öğrencilerin hocalarından aldığımız teşekkür ve takdir mesajları bizi mutlu etmekte. Tabii ki bu röportajlara sıcak bakmayan öğrencilerde oluyor ki, onları da hoşgörü ile karşılayarak empati yapmaya çalışıyorum.

SORU-Merhaba, Tokat’ımıza okumaya gelmenizden ve Gaziosmanpaşa Üniversitesini tercih etmenizden dolayı sizi tebrik ederim. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

SEMİH ÇELİK- Adım Semih Çelik.1988 Elazığ doğumluyum. İlköğretim Okulunu Dumlupınar İlköğretim Okulunda, liseyi Mehmet Akif Ersoy lisesinde okudum. Şu an Gaziosmanpaşa Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı son sınıfa geçtim.

SORU- Neden Edebiyat? Neden Gaziosmanpaşa Üniversitesi? Bu bölümü yazmadan önce ve şu an duygularınız arasında ne farklar var ?

SEMİH ÇELİK- Neden Edebiyat? Edebiyat bana ne kazandıracak? Gibi soruları bir çok defa kendime sordum. Edebiyat kitapları ile iç içe olunca zamanla sorularım cevap bulmaya başladı. Edebiyatı anlayınca hayatı ve insanları da daha iyi anlıyorsunuz. Edebiyat bir bakıma hayatı ve bizleri yansıtıyor. Edebiyatın gücü kelimelerle sözcüklerden oluşuyor. Edebi metinlerin kelime ve sözcükleri bir bakıma idrak ettiğiniz zaman hayatınızda bir zevk ve ahenk oluşuyor. Yani edebiyat bir nevi insan hayatının mihenk taşıdır.

SORU- Bize ailenizden bahseder misiniz? Anne eve babanız ne iş yapar? Kardeşleriniz nerede okur? Onların sizin hayatınıza kattıkları anlamlar nelerdir?

SEMİH ÇELİK- Babam emekli. Annem ise ev hanımıdır. İki tane kız kardeşim var. Bir Kardeşim Gazi Üniversitesi Nakış öğretmenliği, diğer kardeşim de Anadolu Üniversitesi Maliye bölümü mezunu. Yaşamım boyunca ailemin bana olan maddi ve manevi desteklerini hep yanımda hissetmişimdir. Gerek şu andaki çalışmalarımda gerek diğer alanlardaki çalışmalarımda desteklerini benden hiçbir şekilde mahrum etmediler. Onlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

SORU- Okumak nedir? Okumaktan ne anlamaktasınız ve okumanın size katkıları neler oldu?

SEMİH ÇELİK-Andre Maarois der ki ”Okuma sanatı her şeyden önce yaşamı kitaplardan bulmak ve kitaplar sayesinde onu daha iyi anlamak sanatıdır”. Sanat diyoruz.içindeki okuma sanatı herkesin başarabileceği bir iş değildir. Azim, kararlılık ve sadakat ister. Yunus Emre diyor ki “ İlim ilim bilmektir.İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmez isen bu nice okumaktır?” Bu sözler okumanın saadetliğini ve erdemini gösteriyor.

Okumak insan ayol gösterir, insanın kendini keşfetmesini sağlar. Ufkunu genişletir ve insanı olgunlaştırır. İnsanın olaylara, fikirlere geniş açıdan bakmasını sağar.

SORU- Arkadaş kimdir? Doğru arkadaş insana ne kazandırır?

SEMİH ÇELİK- Doğruluğa, sadakata ve dürüstlüğe, güvenirliğe dikkat ederim. Değerlerimize olan bağlılığına dikkat ederim. Arkadaş hayatı daha anlamlı hale getirir. İnsanın hayatına renk katar. Bir an olsun hayatın sıkıcılığından insanı uzaklaştırır. İyi arkadaş siz yolunuzu kaybettiğiniz zaman sizi doğru yola sevk eden arkadaştır. Bu yüzden arkadaş seçimi çok önemlidir.

SORU- Tokat’ta öğrenci olmak, başka ilden gelen öğrenci olmak gerçekten zor mu? Tokatlıların başka yerden gelen öğrencilere bakış açısını nasıl buluyorsunuz?

SEMİH ÇELİK- Tokat’a ilk geldiğim zamanlarda biraz zorlanmıştım. Ama zamanla bu zorlukları ve engelleri aşmayı başardım. Tokat diğer metropol şehirleri ile kıyaslandığında daha mütevazi bir şehir. Zamanla bu şehre uyum sağlayabildiğime inanıyorum. Anadolu’nun tarihi ve kültürel zenginliklerini en güzel şekilde temsil eden bu küçük ve şirin şehirde okumaktan memnunum.

Tokatlıların öğrencilere bakış açısını fazla ılımlı bulamıyorum. Öğrencilere karşı bir takım önyargılar var ve bu önyargıları kırabildiğimiz zaman birbirimize daha iyi uyum sağlayacağımızı düşünüyorum.

SORU- Gaziosmanpaşa Üniversitesinin gelişimi için bize ne önereceksiniz?

SEMİH ÇELİK- Gaziosmanpaşa Üniversitesi ilk yıllarda içine kapanık bir Üniversiteydi. Dışarı ile arasında bir kopukluk vardı. İlerleyen yıllarda özellikle bu yıl ileriye doğru atılımlarla başlattığını görüyorum. Üniversite kabuğunu yavaş yavaş kırmaya başladı. Üniversitenin gerek yurt içi gerekse yurt dışında tanıtılması çok önemli. Bunun için yurt içi ve yurt dışı tanıtım fuarlarına önem verilmeli. Bu fuarlarda aktif bir rol alınmalıdır. Üniversitenin sivil toplum kuruluşları ile daha iç içe olması gerekir. Yılda birkaç defa ulusal ve uluslararası sempozyumlar Üniversitemizde yapılmalıdır. Gerek yerel gerekse ulusal basında ses getirebilecek programlara imza atılmalıdır.

SORU- Edebiyat öğrencisi olarak şiir hikaye gibi edebiyat alanında hangi isimleri beğenmektesiniz neden?

SEMİH ÇALİK- Şiir dalında Sezai Karakoç’un şiirlerini beğeniyorum. Onun kendine özgü güçlü bir üslubu var. Okurlarının duygularına ve manevi değerlerine şiirleri ile güçlü bir şekilde sesleniyor. Onun “Leyla ile Mecnun” adlı şiirsel üslupla yazdığı eseri mükemmel bir uslup örmeğidir.

Hikaye dalında ise Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hikayelerini beğeniyorum. Mustafa Kutlu’nun hikayeleri çok güzel. Mustafa Kutlu hikayelerinde İslam estetiğini geleneksel anlatım biçimi ile birleştirerek, bize özgü bir anlatım dili ile insanımızın hayatını ustalıkla anlatmaktadır.

Roman dalında son yıllarda okuduğum Serdar Özkan’ın “Kayıp Gül” ve “ Hayatın ışıkları yanınca” adlı eseri önemli yapıtlardan biridir.

SORU- KPSS Sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu sisteme alternatif önerileriniz var mı ?

SEMİH ÇELİK- Ülkemizde eğitim alanında gerçekten ciddi sorunlarımız var. KPSS de bu sorunlarımızdan sadece bir tanesi. Köklü bir değişikliğe ihtiyaç var. Bu değişimin sağlam zeminlere oturtulması için de zaman ihtiyaç var. Gerçekçi olmak gerekirse şu anki şartlarda KPSS yi tamamen sistemin dışında bırakamazsınız. Ancak içeriğinde bir takım değişiklikler olabilir.

SORU- lise ve Üniversite arasında ne farklar var?

SEMİH ÇELİK- Lise ve Üniversite arasında fark sosyal kültürel ve ekonomik alanlarda değerlendirebiliriz. Üniversiteler sosyalleşme açısından daha uygun. Üniversitede daha aktif oluyorsunuz. Araştırmacı sorgulayıcı kimlikler kazanıyorsunuz. Liselerde kültürel çeşitlilik fazla yoktur. Ancak Üniversitelerde kültürel çeşitlilik görebiliyorum. Üniversiteler farklı kültürlerin buluştuğu bir ortamdır. Lisede aileye çevreye bağlılık daha fazladır. Üniversiteyi özellikle başka bir şehirde okuduğun zaman, bu bağlılık bir nevi ortadan kalkmaya başlıyor. Çünkü bu noktada hayat mücadelesi başlıyor ve kendi ayaklarınız üzerinde durmaya çalışıyorsunuz. Üniversitede kendinize bir takım sorular soruyorsunuz. Ve hayatınıza yön vermeye çalışıyorsunuz. Üniversitede özgürsünüzdür ve bir o kadar da yalnızsınızdır.

SORU –Memleketiniz ile Tokat arasında ne farklar gördünüz?

SEMİH ÇELİK- Sosyal kültürel ve ekonomik alanda farklar olduğu kadar, ortak noktalarda var. Elazığ ve Tokat bulundukları konum itibariyle iki bölge arasında geçiş özelliği taşımaktadır. Bu iki şehir Anadolu’nun tarihi ve kültürel dokularını, en güzel şekilde yansıtmaktadır. Ben daha çok Anadolu’nun gözbebeklerinden olan Tokat şehrinin gelişimi üzerine durmak istiyorum. Tokat gerçekten gelişime açık bir şehir ve durumu değerlendirmek gerekiyor. Çeşitli ekonomik yatırımlar ile bu gelişim sağlanabilir. Tokat’ın gelişimi için herkesin elini taşın altına sokması gerekir. Bunu sağlayabilmek için şüphesiz birlik ve beraberlik en önemli unsurdur. Bu güzel şehrin sosyal kültürel ve tarihsel dokuları daha iyi keşfedilirse ve dışarıya daha çok tanıtılırsa hem Tokat hem de ülkemiz açısından ilerleme kaydedilecektir.

Çok Teşekkür ederim Semih Kardeşim.