BİR MİLLET İKİ DEVLET...

Yaşadığım şehirde güneş kale arkasında güne el sallarken, baharın son ayının serinliğini başlatan rüzgara hiç dokunmadan, selam vermeden, dur etme eyleme ne yapıyorsun demeden, insanların onca gündür üşüdüğünü hatırlatmadan, sessizce günü bırakıp gidiyor.

Üşüyorum.

Ellerim üşüyor.

Tenim titriyor.

Nefesim üşüyor.

Şehrin kaldırım akıntısına kapılmış mecburiyet caddesinde yürüyüş yaptığımı sanıyorum.

Aslında ne kadar üşümüşlüğüm ve titreyişim varsa yanmaya hazır bir tenin dışa vurumudur da diyebilirim.

Bu kaçıncı yağmurdur ıslatıyor dört bir yanımı.

Şimşekler özgürce ateş veriyor.

Şehir akşamlarında gece takıntılarından ne kadar uzak kalırsan o kadar sağlıklı

olursun.

Adım adım yürüyorum. Tam kırk yıl oldu.

Sevmeyi hak ettiğine inandığım kim varsa yol yürümeliyim.

Yaz başında güneşe hasretken, güz başında hasada hazır olmalıyım.

Yıllar önceydi bilinen bir cümleyi, bir aşkı dile getirdi Haydar Aliyev.

“Bir millet iki devlet” dedi.

Kardeş ülke Azerbaycan’ın devlet başkanının ağzından çıkan bu ifade dost yürekleri serinletirken, düşman yüreğine ateş düşürdü.

Tarihçilerden tarihin tekerrür ettiğini çok duymuşumdur.

Türk milletinin yaşadığı coğrafya ve mefkuresinden kaynaklanan düşmanları daima olmuştur.

Bugün ve yarında bu böyle devam edecektir.

Sovyetler Birliği dağıldığında telaşa kapılanlar, ne yapacağız diye sessiz toplantılar yapanlar rahatlamış görünseler de hesaplarındaki rakamların sonunda daima soru işareti ile cümlelerini tamamlayacaklardır.

Türk dünyası artık çok önemli gün ve gecelerde her şeyini paylaşmaya başladı. Üzüntülerini ve mutluluklarını yaşamaya başladı.

Türk Milli Takımının ve Galatasaray’ın futboldaki başarıları sonrasında Türk dünyası başkentlerini takip edenler hatırlayacaklardır.

Almanya’nın Düesseldorf kentinde düzenlenen 56. Eurovizyon Şarkı Yarışması’nda kardeş Azerbaycan 221 puanla birinci oldu. Sonucun açıklanmasıyla beraber birlikte Kardeş sanatçı Nigar Cemal’in elinde Türk bayrağıyla sahneye koşması Türkiye ve Türk dünyasında büyük sevinçle karşılandı ve milyonlarca insan sevinç gözyaşlarıyla mutluluğu yaşadı.

Gün gelecek bu yarışmalarda kendi dilimizde bestelenmiş öz bağrımızdan çıkan ve bizi anlatan bestelerle katılacağız.

Benim için ve dünyasının yarınlarında sağlıklı yol almak için güneş ufkuna sefere çıkan gönüller sonuçların açıklanması ile bir özlemi tatmanın, gururlanmanın haklı sevincini yaşadılar. En büyük sevinç ise Nigar’ın Türk bayrağı ile sahne gelişi ve dünyanın gözü önünde canlı olarak seyirciyi selamlayışı oldu. Göz yaşlarımız huzur ve mutluluk aktı.

43 ülkeden 100 milyondan fazla kişi tarafından seyredilen bu sahne dost olan yürekleri serinletirken, düşman olan beyinleri üzüntüye sevk etmiştir.

Türkiye’nin elenmesindeki üzüntülerimiz sona ermiş sahnede Ay- yıldızlı Bayrağımız dalgalanıyordu.

İşte ağladığım, mutluluğumun zirve yaptığı anlardayım.

Bir millet iki devlet.

Millet mensubiyeti bu işte.

Bahtiyar Vahapzade’nin şiirinden bir kıta ile ifadesini bulacak duygularla;

Sevdası türkü olmak bu.

“ Bir ananın iki oğlu

bir amalın iki kolu

O da ulu, bu da ulu

Azerbaycan –Türkiye”

Teşekkürler kardeş ülkem Azerbaycan, Teşekkürler Nigar Cemal ve Eldar Gasimav kardeşlerim.

TBM-Türk Müzik Birliği Kanalında Yönetim Kurulu Başkanı dostum, kardeşim Dr. Nazile Abbaslı 12 Haziran 2011 Pazar günü öğleden sonra 56. Eurovizyon Şarkı Yarışması’ndaki birincilerimiz Nigar Cemal ve Eldar Gasimav’ın canlı yayında olacağını bildiriyor ve bulunduğum mekandaki uydu yokluğu nedeniyle izleyemiyorum. Ancak programın tekrarında mutlaka izleyeceğim.

Program sonrasında sanatçılarımız Dr. Nazile Abbaslı ile İstanbul gezintileri esnasında telefonla ulaşıyor ve tebriklerimi kendilerine iletiyorum.

Gün gelecek bu yarışmalarda kendi dilimizde bestelenmiş öz bağrımızdan çıkan ve bizi anlatan bestelerle katılacağız.

Kardeş bayraklara rüzgar olanlara selam olsun.