TRAFİKTE ÇİFT DİKİŞ MODASI

İnsanın yaşadığı şehri sevmesi önemlidir. Çünkü her şey sevmekle başlar. İnsan severse kabullenir, sahip çıkar, taşına toprağına ayrı bir önem verir. Bu bağlamdan hareketle ben de yaşadığım şehri seviyorum. Bu şehrin memleketim olması ve bu şehirde yaşıyor olmam bu şehri sevmem için yeterli sebeptir. Bunlardan dolayı buraya aşırı bir kutsiyet yüklemek de istemem. Nihayetinde herkesin memleketi kendine göre çok güzeldir, çok özeldir.

Tokat, özellikle dışardan gelenlerin deyimiyle tam da yaşanacak bir yerdir. Havasıyla, doğal güzellikleriyle, sebzesiyle, meyvesiyle, tarihiyle özel bir şehirdir. Tabii ki bu kadar güzelliğin bir de kusuru olmalı. Tokat’ta şehirleşme anlamında kime sorarsanız sorun sayılacak sorunların ilk sırasında “trafik” gelir.

Tokat, tek caddesi olan şehirlerin en meşhurlarındandır. Şehrin bütün yükü tek caddeye yüklenmektedir. Bir gelenek olarak da bu caddeye “mecburiyet caddesi” denmişdir. Her ne kadar arka sokaklar, arka caddeler olsa da şehrin her şeyi bu caddededir. Bunun avantajları olduğu gibi dezavantajları da elbette vardır. Avantajı, insan aradığı her şeyi kolaylıkla bulabilmektedir. “Bir de şuralara bakayım.” lüksü yoktur. Fazla yorulmadan istediğine kolayca ulaşabilmektedir. Dezavantaj ise, şehrin bütün kalabalığı bu caddededir. İnsanlar, arabalar, satıcılar esnafın kural tanımaz bir şekilde kaldırımlara taşan tezgâhları bu caddeye yüklenmektedir.

Şehrimizin pek hoş olmasa da ülke genelinde ilk sıralarda yer aldığı bir konu var ki buna sevinelim mi üzülelim mi tam olarak kestiremiyorum. İlimiz, nüfus oranı ile karşılaştırıldığında en çok taşıt bulunan illerin başında yer alıyor. Bu durum, şehrin tek caddesi olduğu düşünülünce pek de sevinilecek bir sonuç olarak görülmemekte. Çünkü şehrin her yeri adeta araba yığını. Bulvar artık kullanılamaz hale geldi. Bir solukta alınabilecek mesafeye 10-15 dakikada ulaşır olduk. Artık arabaların hararet yapmaması gibi bir durum yok. Bir de düğün, sünnet konvoyuna rastlarsak asıl curcuna orda başlıyor.

            Şehrimizde ne yazık ki toplu taşıma kültürü pek de gelişmemiş. Şehirde en uzak mesafe bile 7-8 km. ile sınırlı olduğu için araç sahipleri toplu taşıma yerine kendi araçlarını kullanmayı tercih ediyorlar. Bu da şehri içinden çıkılmaz bir trafik sorunuyla karşı karşıya getiriyor.

            Şehrin tek caddesi de şimdilerde inanılmaz bir park keşmekeşine emanet. Yolun iki taraflı olarak park yeri halinde kullanılmasını geçtik, Taşhan’ın önündeki Otobüs Durağı bile park yeri olarak kullanılıyor. Hatta artık tek sıra da yetmemeye başladı. Her yerde çift sıra park yapılmaya başlandı. Hatta geçen günlerde akşam saatlerinde caddede üç sıra park yapılan yerler bile vardı.

            Durum böyleyken peki trafik polisleri ne yapıyor? Onların yeri sabit. Namık Kemal İlköğretim Okulu’nun karşısındaki Otobüs Durağının orada genelde motosiklet kullanıcılarına bol bol ceza yazıyorlar. Şehrin trafik sorununun tek sebebi onlarmış gibi.. Elbette motosiklet, kalabalık şehir trafiğinde büyük tehlike arz etmekte ama öncelikle şehrin tek caddesindeki park sorunu halledilmeli ki şu sıkışık cadde cenderesinden kurtulalım.

            Bir ara düzene girmeye başlayan caddedeki park sorunu bugünlerde tamamen yoldan çıkmış durumda. Çift sıra park, duraklar park, yollar park, her yer park. Trafik polislerimiz sokak aralarına, motosikletlere dikkat ettikleri kadar caddedeki park sorununa da dikkat ederlerse en azından şehrimiz daha yaşanır bir hale gelecektir. Çünkü sularımız bozuldu, asfaltlarımız asfaltlık özelliğini yitirdi, ahlaki değerler bir bir elden çıkmaya başladı. Hiç olmazsa trafiğimiz rahatlasa da bu şehri tercih etmemiz için sebepler aramakta zorlanmasak. Her şey Tokat için olduğu kadar biraz da Tokatlı için olsa keşke.