TARİHİ İNTİKAM

Doğu Türkistan’ın acıları bitmiyor.

Yarım asırdır işgal altın inim inleyen Doğu Türkistan halkı zulm üstüne zulm görüyor.

İster batı âlemi olsun ister doğu âlemi olsun Komünist Çin yönetimine bir türlü ses çıkartmıyor.

1960 yıllarda tarlalarda katledilen bir milyona yakın Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin acıları dinmek bilmiyor.

Geçen yıl Kaşkar bölgesinde meydana gelen olaylar, Çin yönetiminin insanlık dışı davranışlarına asla son vermeyeceğini göstermektedir.

Hele Hotan’da yirmi soydaşımızın bir tertiple katledilmesi işin vahametini gün gibi ortaya çıkarıyor.

Katiller dünyanın her yerinde aynıdır...

Çinliler tarafından tekmelenen, eli ezilen çocuğun acımasızca işkenceye maruz kalması asla dayanılacak gibi değildir.

Bu sıradan gibi görünen olaylar aslında Çin zulmünün en basit örnekleridir.

Artık bu zulme son vermenin, Çin emperyalizmine dur demenin zamanı çoktan gelip geçmiştir.

Çin,  Doğu Türkistan’ı işgal ettiğinden bu yana Doğu Türkistanlılara soykırım uygulamaktadır.

İnsanlığın hâlâ “soykırım” denen insanlığı baş belası uygulamayla kaşı karşıya kalması ne acıdır.

Aslında çok da görmemek icap eder. Zira silah sanayisini geliştirmek, yeni silahlarını denemek için savaş yapmaktan çekinmeyen; Koca Afrika’yı sömüren, onları açlığa ve kıtlığa mahkûm eden ABD ve onun başını çektiği emperyalist güçlerin Çin’den ne farkı var ki.

Çinliler tarh boyunca Türklerin ebedi ve ezeli düşmanı olmuşlardır.

Korkaklıklarının bir sembolü olarak yaptıkları Çin Seddi’nin bıraktığı aşağılık kompleksinden bir türlü kurtulamamışlardır.

Çinliler, Doğu Türkistan’da Hotan ve Kaşkar’da dün ve bugün yaptıkları zulümlerle, aslında Türklerden tarihi intikam alıyorlar.

Çin Seddi orda durdukça, Çinlilerin Trüklere olan düşmanlığı asla bitmeyecektir. Buldukları her fırsatta masum yavrulara işkence çektirmekten, çocukları öldürmekten, kadınlara kızlara zulm etmekten geri kalmayacaklarıdır.

Çin medeniyetini kana bulayanlar,  bir gün akıttıkları kanların içinde boğulacaklardır.

O günler yakındır.

İnsanlık, insani değerleri önde tutan, gerçekten bütün insanları hak ve hürriyetlerini koruyup kollayan bir devletin varlığını er geç görecektir.

İnşallah o gün geldiğinde yeryüzünde zulümler bitecek, kan ve gözyaşı kalmayacaktır.

Barışın, huzurun ve mutluluğun kapılarını aralamak bir gün yine Müslüman Türk’ün sayesinde olacaktır.

Hotan’daki ve ülkemizdeki şehitlere, Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum.

Doğu Türkistan davasının yılmaz bekçisi Rahmetli İsa Yusuf Alptekin’i de bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum.  

                                                                              Mehmet Emin ULU