İYİ Kİ OSMAN PAŞA VAR

Mustafa UÇURUM

 

İsim vermek bizler için çok değerli, köklü, aynı zamanda da anlamlı bir olaydır. Herhangi bir şeye bile isim verirken ince eleyip sık dokuyanlarımız vardır. Düşünün ki bu bir çocuk olsun iş o zaman daha da değişir. Çünkü çocuğa verilecek ismin tarihi, dini, ailevi bir bağının olmasına dikkat edilir.

Dede Korkut masallarından biliriz ki Türkler çocuklarının isimlerini rast gele vermemek için onun önce adına yakışır bir davranış sergilemesini beklerler, bunu başaran çocuğa da büyük bir törenle adı Dede Korkut tarafından verilir. Bu bir masal olsa bile Türklerin isim verme konusuna ne kadar önem verdiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Bir de yapılarımız vardır. Okul, kültür sarayı, cadde, mahalle, köprü gibi yapıların, yerleşim yerlerinin adları da önemlidir. Böyle yerlerin adı aynı zamanda şehrin de aynası konumunda olduğundan buraların isimleri biraz daha titizlikle seçilmeye çalışılır. Şehirler için ad bulmak biraz olsun tarihe yönelmekle mümkün olmakta. Tarihte şehir adına önemli bir şahsiyet ya da olay, şehrin muhtelif yerlerine ad olma konusunda önemli kıstaslardandır.

Tokat bu konuda Gazi Osman Paşa’ya çok şey borçlu olmalı. İyi ki bu topraklar böyle bir paşa çıkarmış. İyi ki Tokat’ın bir paşası var. Tokat’ta göze değen ne kadar mekân varsa adını Gazi Osman Paşa’dan alıyor. Okul, cadde, stad, üniversite, kasaba diye bu liste uzarken şimdi bir de Gazi Osman Paşa adına köprümüz oldu.

Gazi Osman Paşa’ya elbette diyecek sözümüz olamaz. Adını bırakın Türk tarihini dünya tarihine yazdırmış değerli bir komutan olan paşanın bizim topraklarımızdan çıkmış olması çok değerlidir. Benim takıldığım nokta, paşanın adının bu kadar yıpratılmasında.

Dışardan gelen birinin aklına gelecek ilk soru; “Acaba Tokat’ın başka hiçbir değeri yok mu?” olacaktır. Tokat’ta oluşturulan isim komisyonlarının biraz daha geniş düşünmesi ve Tokat’ın zenginliklerini daha çok göz önüne getirmesi gerekir.

Tokat’a yeni okul yapılacaksa adı neden Cahit Külebi olmasın? Cahit Külebi şairliğinin, Tokatlı olmasının yanında hayatını eğitime adamış bir eğitim adamıydı da. Bu konuda birçok yazı yazmıştım. Cahit Külebi adına ne yapılırsa yapılsın adı bu şehrin gözde bir mekânına verilmezse yapılan her şey boşlukta kalacaktır. Bir kişiyi yaşatan, eserleri ve adının sık anılmasıdır.

Yeşilırmak üzerine yeni bir köprü daha yapıldı. Elbette umudumuz bu köprünün, şehrin trafiğini bir nebze olsun rahatlatması. Köprünün adı; Gazi Osman Paşa Köprüsü. Böylelikle Osman Paşa bir esere daha kavuşmuş oldu. Ben bu komisyonda olsaydım, teklif edeceğim isim Yeşilırmak Köprüsü olurdu. Şehrimizin adıyla özdeşleşen Yeşilırmak üzerinde yedi köprü var fakat hiçbiri de adını altından geçen Yeşilırmak’tan almamış.

Hüseyin Akbaş, İbn-i Kemal gibi farklı isimler olması ne güzel. Bu isimlerin çeşitliliği bizim zenginliğimizi göstermekte.

İsim vermek kime, neye olursa olsun önemlidir. İnsan da eser de adıyla yaşar. Umuyorum ki bundan sonra Tokat’ta bir yere isim verilirken daha derin araştırmalar sonucunda bu isim verilmiş olsun. Tokat her şeyiyle zengin bir memleket. Bunu gösterecek örneklere hepimizin ihtiyacı var.