KAZANANLAR ve KAYBEDENLER

Hayatı doğru anlayıp sürdürmenin öyle güzel yolları var ki, hepsini yan yana saysak koca bir kitap doldurulabilir.

“Sevgi” denen uhrevi dokunun bütün bu güzellikleri örttüğünü görebilirsek, çirkin olan, kötü olan olumsuz olan her şeyin de aslın bir güzellik unsuru olduğunu anlamak ne kadar kolay olurdu.

Çevremize şöyle bir baktığımızda öylesine olumsuz şeyler var ki… 

Ölenler, yitenlere, ağlayanlar, sızlayanlar, açlıktan kırılanlar, yoksulluğun içinde çırpınanlar, intihar edenler, bunalım geçirenler, hastalananlar, yorulanlar, arılananlar, kırılanlar, darılanlar…

Son haftalarda şehirlerin yüzü bir hayli kirlendi.

KPSS, LYS, ÖYS, ÖSS sınavlarında başarılarının zirvesinde olduğunu iddia eden dershaneler, boy kazananların fotoğraflarını, listelerini binaların üstüne asıyorlar.

Kimi aynı adla ulusal bazda kazanan isimleri, kimileri yerel olarak kazananların isimlerini asarak, yeni öğrenci avlamanın yollarını arıyorlar.

Bu güne kadar kaybedenlerin listesini yazıp da kazanan bir dershane ne gördüm, ne duydum.

Kimse kaybedene sahip çıkmıyor.

Sahip çıkmak istemiyor.

Hâlbuki kaybedenlere sahip çıkılsa, onlar da kazanılmaz mı?

İnsanoğlu ne kadar garip, zaferi alkışlayanlar mağlup olanların yanında hiç olmadılar.

Kaybedenler olmasa kazanan olur muydu?

Hayır, asla!

Daha düne kadar, siyasette de aynı oyunları oynamadık mı?

Kazananları alkışlayıp kaybedenleri horlamadık mı?

Canım ata sporum…

Ne güzel bir geleneği var…

Cazgırların “İki yiğit çıktı meydana! İkisinin işini de Allah kayıra… Büyüğüm diye aldanma, küçüğüm diye dövünme… Alta kaldım diye düşünme… Üstte kaldım diye öğünme…

Kaybedenler, kazanmak azmiyle hayata tutunabilirler…

Ya kazananlar damdan düşer gibi bulundukları yerden düşerlerse…

Onları kim kurtaracak?

Ne olur anneler, babalar!...

Başarısız çocuklarınıza sahip çıkın!

Onları yüreği olun, onlara cesaret verin.

Yaşama azmi verin!

Verin ki onlar da kazanmayı öğrensinler.

Sahi şu dershaneler, bir de kaybedenlerin listesini verseler de; kimler nasıl kazanmış nasıl kaybetmiş öğrensek…

Ya da “Kaybetmeyi bilenler, kazanmasını da bilirler!” diye bir afişle onlara da sahip çıksak…