SARIKAMIŞ BEYAZ HÜZÜN

Her Yıl Sarıkamış’ta, 3 - 6 Ocak tarihleri arasında Şehitleri için anma programları yapılır. Kars Valiliği ve Sarıkamış Kaymakamlığı’nın geleneksel ve hale getirdiği “Sarıkamış Şehitleri 98.Yıl Anma programı bu yıl da değişik etkinliklerle anılmaktadır. Biz de 2010 ve 2012 yıllarında yapılan anma programlarına Tokat Kent Konseyi, Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği ve Kümbet Dergisi Başkan ve Üyeleri olarak katılmıştık. Sarıkamış harekâtını kitaptan okuyarak yaşamak farklı , -40 derecede bir metre karda, dondurucu soğukta, o havayı teneffüs edip şehit Mehmetçiklerimizin çektikleri çileleri yaşamak farklı bir duygudur.

            Sarıkamış’ın çalışkan, güler yüzlü bir Belediye Başkanı var. İlhan Özbilen... Özel misafiri olduk. Yoğun programı arasında bizimle ilgilendi. Tokat’ı ve Tokat’lıları çok seviyor. Anma programlarına katılan birkaç ilden bir tanesi Tokat’tı. Bu nedenle Tokat’ın özel bir yeri var.

                                      ***                                       ***

            Osmanlı Ordusu’nun 1913’de Balkan Savaşından yenik çıkması bütün ordu komutanlarının onuruna dokunur.

            Enver Paşa saraya damat olup başkumandan vekili olarak göreve başladıktan sonra Almanlarla 1914’de ittifak yapmıştı. Almanların meşhur (Şark’a doğru siyaseti…)” ‘İpek Yolu’ ile doğunun zengin kaynaklarını batıya aktarmak gayesi güdüyordu.

            Osmanlı Devleti, I.Dünya Harbi başladıktan sonra ve önce harp dışında kalmıştı. Sonradan bir oldubitti ile harbe giriyordu.

            Almanlar sipariş edilen Braslau ve Geoben adındaki iki gemi Amiral Şuson kumandasında Boğazlardan sessizce girip Karadeniz’e açıldı. Enver Paşa’nın talimatıyla Yavuz ve Midilli adını alacak bu iki geminin zabitanı ve erleri Türk Bayrağı çekip Türk askeri üniformaları giyerek Rusya’nın Karadeniz’de bulunan Odesa ve Sivastopol limanlarına girip Sivastopol’ü bombalayacak ve böylece Osmanlı Devletinin I.Cihan savaşına katılması sağlanmış olacaktı.

            Bu bombalama olayını fırsat bilen Ruslar Karadeniz’de ilk harekât olarak Mithat Paşa vapurunu batırdılar. Bir taraftan da Kafkaslarda 150 Km bir yolculuktan sonra Kars’tan girerek Sarıkamış, Yeniköy ve Zivin kalesini geçip Ağrı’nın Eleşkirt kalesini de işgal ederek Horon düzünden Horasan ve oradan Köprüye kadar ilerlerler.

            Başkumandan vekili Enver Paşa “Harekât ve çevirme planını hazırlarlar” ve Erzurum’daki,3.orduya hareket emrini verir. Hasan İzzet Paşa, Osmanlı Ordusuna mensup 8 alay yapar, Rusların 6 alayı ile şiddetli muharebeler yapar ve Rus ordusunu mağlup ederek geri çekilmelerini sağlar.

            Hasan İzzet Paşa’nın zafer haberini alan Enver Paşa Alman generallerini ve Kurmay başyaveri Kazım(Orbay) Bey ve diğer kumandanları alarak İstanbul’dan Ulukışla’ya kadar Tren’le oradan at sırtında Erzurum’a varır ve 3.ordu merkezine gidip orada Hasan İzzet Paşa, Ordu kumandanı Refik Paşa ile görüşür

            Hasan İzzet Paşa, Enver Paşa’nın Harbiye’den hocasıdır ve kış başlangıcında yapılacak olan harekâtın hazırlıksız, tedbirsiz bir harekat olacağını söyler. Cesur ve sert iradeli bir kumandan olan Enver Paşa’nın cevabı “Eğer hocam olmasaydınız sizi idam ettirirdim” olur.

            Rusların Anadolu’ya, istila etmek için gönderdiği asker sayısı 60 bin’in üzerindedir. Osmanlı Ordusu yeni teşkil edilen 40 bin kişilik 10. kolordu.Tecrübesiz ve araziyi hiç tanımayan subay ve erlerden oluşmuş…28.bin mevcutlu 9. kolordu ise ihtiyat olarak beklemede… Piyade tüfekleri, makineli tüfek ve dağ topları ile donatılmış olan bu ordunun erlerinin üzerinde mevsimin kış olmasına rağmen yazlık elbise var. Ayakkabıları eski… Yiyecekleri 3-5 tane peksimet ekmekve haşlanmış avuç içi kadar buğdaydan ibaret!

            Buna rağmen Rus ordusunun Allahu Ekber Dağlarından aşıp arkadan kuşatmak suretiyle imha etmek planını Enver Paşa Hakkı Paşa’ya verir ve o da 10. kolordu ile 2400 rakımlı, Allahu Ekber Dağlarını aşmak için harekâta geçer.

            Hafız Hakkı Paşa Yarbaylıktan Albaylığa terfi eder.9.kolordunun başında İhsan Paşa vardır. Hafız Hakkı Paşa, İhsan Paşa’yı yağlayıp yıkadıktan sonra; 45 gün süren cebri bir yürüyüşten sonra 9.kolordu Aralık 1914’te yorgun ve bitkin olarak Allahu Ekber Dağlarının eteklerine vasıl olmuştur.

            Başkumandan Vekili Enver Paşa’nın acele ve kesin emri:

            “Kolordu hiç durmadan dağı aşıp Sarıkamış’a gelsin !”

            Başkumandan Vekili; şiddetli kış gününde, sıfırın altında -40 derece soğukta ve bir metreden fazla kar, üzerinde palto, ayağında olmayan yün çorap, bir taraftan aç kurtların saldırısı karşısında olan bir ordu koca Allah-u Ekber Dağlarını nasıl aşacaktı? Askerler,-40 derece soğukta donmamak ve aç kurtların saldırısından kurtulmak için ağaçlara çıkarlar. O dondurucu soğukta askerlerin çoğu donar. Ruslar, Sarıkamış’ı aldıklarında çok acı bir manzara ile karşılaşırlar. “ Soğuktan ağaçlarda donmuş askerler. Gün ağarmaya başladığında; Sıçaklığın artmasıyla ağaçlardan bir bir düşmeye başlarlar. Askerlerin bazılarının aç kurtlar tarafından parçalanmış organları ve birbirine sarılmış vaziyette donanlar.”Rus askerleri at arabaları ile Türk askerlerini toplar, çukur açarak oraya gömerler.

            Rus ordusu tam teçhizatlı, kilit noktaları tutmuş, patika yollarını bile işgal etmişti.

            Hafız Hakkı Bey, Rus paftalarından çıkarılmış haritaları kullanarak, hiç mahiyetindeki tecrübeli subaylarla ve o bölgeyi iyi tanıyan askerlerle istişare etmeden gece yürüyüşleri yaptırıyor. Allahu Ekber Dağlarının karlı, tipili, şiddetli soğuklarında binlerce Türk askeri kırılır. Geriye kalanların pek azı dağı aşar. Bu kurtulanlar arasında 17 yaşında Harbiye öğrencisi iken Sarıkamış harekâtına katılan ve başarılarından ötürü rütbe alıp subay olan genç bir zabit vekili(Takım komutanı) vardır. Bir ağaca yaslanmış görür ve sorar.

            “Niye kaçtın ?”

            Genç zabit şaşkın ve gayet soğukkanlı cevap verir.

            “-Kaçmadım, bütün takımım şehit düştü, yapayalnız kaldım.”

            Kumandanın cevabı ve kararı sert ve kesindir.

             “Derhal kurşuna dizin…?”

            Yere düpe düz değil bir soru işareti gibi kıvrılarak düşer.

 

            Öte yandan IX. kolordunun 2.tümeni kar fırtınasında -20 derecede Oltu, Bardız üzerinden ilerler ve Eski Sarıkamış’ın Kuzeyini, Turna göl sırtlarını işgal eder. Ama bu arada 31.fırka kuzeye doğru ilerlerken kuvvetli bir düşman ateşine maruz kalır.31 ve 32. fırkalar iki ateş arasında kalırlar.4.saattir kendi iki fırkamız birbirini düşman zannederek birbirlerini şehit ederler. Bu kazanın(hatanın)bilançosu fecidir: iki taraftan 2.bin şehidimiz var.

            Sadece bu yanlış mı?

            Nice hatalar meyanında gece, eratın ve subayların bilmedikleri arazide, keşif yapılmadan gece taarruzu da yapılmıştır: Enver Paşa Bardız’dan Sarıkamış’ın kuzey tarafına, Turna göl sırtlarına getirdiği 29.Alaya gece taarruzu emrini verir.

            Kolordu Erkânı Harbiye Reisi Kaymakam Şerif Bey’e: “Bizim askerimiz gece taarruzu yapamaz amma yapsın, emrini verir. Elindeki tek fırkaya gece taarruzu yaptırdı. Asker hiç orman manevrası görmemiş. Taburlar birbirini kaybeder. Askerler uçurumlu derelerde telef olurlar. Albay Arif Bey sayesinde sağ kalanlar kurtarılır.”

            Sarıkamış cephesinde soğuktan donarak ölenlerin şehitlik rütbesine erenleri sayısına yakın askerimizde yanlış askeri kararlar ve taarruz emirleri ile kırılmıştır

            Sarıkamış istasyonunun üzerinde bulunan tepeye yerleşen Ruslar, buradan makineli tüfek atışlarıyla Türklerin taarruzlarına karşılık verirler. Bu tepeyi ele geçirmek ve Eski Sarıkamış köyüne girmek ve yakın mesafeden düşmanı yok etmek istiyordu?

            87.Alay komutanı Lütfi Bey bu köye 87.Alayla girip köyü işgal ediyordu. Ancak bu zaferin sonu acı olur. Sürekli taze kuvvetler alan Ruslar bu köyü kuşatırlar ve devamlı makineli tüfek atışı ile 87.Alay perü-perişan ederler. Alay komutanı Alay sancağını beline sararak 22 kişi ile beraber, gece gündüz örtülere sarılıp sürünerek köyden dışarı çıkarlar.

            13 Aralık 1914’de Ruslar, Sarıkamış köyüne hâkim olurlar. Köyü yakarlar. Türklerin yaktığı intibahını vermek için yaparlar.

            8 Ocak 1915 tarihinde İstanbul’dan Hafız Hakkı Paşa’yı 3.Ordu komutanı tayin eden Enver Paşa 90 bin kişilik ordudan 10 bin kişinin kaldığını bildirir.

            Ordu tifüs hastalığından da çok çekmiş ve askerlerin büyük bir kısmı bu hastalıktan telef olmuştur.

            Rusya’da Bolşevik ihtilalından sonra Ruslar geri çekilince, bölge Ermenilerin eline geçmiş ve yöre halkımız zafer sarhoşlarının zulmüyle karşılaşmıştır. Ahırlara, samanlıklara doldurularak yakılan halk,20 bin den fazlaydı.33 köy yok edildi. Söylenenlere göre bu işkenceler karşısında o bölgede kalan Rus askerleri bile ağlamıştır.

 

Donmuş ak yüzünde

Biriken kan ve Ter                  

Var mı yeryüzünde

Böyle kahraman, azimli asker

 

Ayaklar delik, deşik                     

Çarığa susamış, hasret                 

Eller kenetlenmiş, birleşik            

Üzerleri çıplak, yok kıyafet           

 

Şu donuk kahraman abideler

Her bahar kardelen gibiler

Suskun kalmış, suskun gider

Kim de var böyle şan er

 

Bakışlar dimdik arşa

Eller açılmış duaya                        

Tetikler çekilmiş düşmana              

Böyle gitmişler ah, Donmaya      

 

Gözler açık kalmış

Bize mi, kim bilir bu bakış

Soğuk, buzlu, tipili bir bakış 

Zamanın durduğu yer Sarıkamış

                           (Nuran Ülker)

 

Kaynaklar:

1.İ.Habip Sevük

2.Genel Kurmay Başkanlığı

3.Sarıkamış harekâttı ve

General Nikolski’den Hatıralar