ÜLKELER... İNSANLAR... SEVDALAR...

Şiirin derinliklerinde yol yürümek zordur bilirim. Talip olmak da zordur. Şiirin kıyısında, içinde ve dışında olduğunu söyleyen sayısız insan şair olduğu sanır da kendini avutur durur. Hemen her devirde tartışılan bir sanat dalı olarak sürüp gidecektir.

Yaşayan  şairlerimizin  çoğu, şiiri sadece duygudan ibaret zanneder. Şiirde hiçbir sorumlulukları olmadığını düşünür, duygu ve derinliğin bilgi ile bütünleşmediği sadece anı yaşayan kelime dağarcıkları arka arkaya dizilir. Kelimelerin şiirdeki yerini, önemini anlamak, Türkçe’nin güzelliğini yaşamak şiire yansıtmak gerek. “Melâli anlamayan nesle aşina değiliz.” denmiştir.

“İlimsiz şiir, harcı ve hesabı olmayan duvar gibidir.” denmiştir. Şiirle ilgili söylenmemiş söz kalmış mıdır? “Şiir şairin yüreğindeki sırdır” sözümün üzerinden yıllar geçti. Ortaokul yıllarımda tanış olduğum şiirlerimde hiç görmediğim anneme seslendim, aradım, hasretimi yazdım. Yılların derinliğinde güneşle bütünleştirdim yüreğimi. Alev alev yaktım. Doğduğum köyde gezindim önce. Kelkit nehriyle beraber aktım yıllarca. Sonra uzun süren ortaöğretim, yüksekokul ve üniversite. Şiir daima yanı başımda. Ülkemin dört köşesinde Türkçe sevdasıyla başlayan hizmet yarışı Türk dünyasının derinliklerinde sağlıklı yürüyüşün huzurunu ve mutluluğunu beraberinde getirdi.

Türk dünyasında sayısız dost ve arkadaşım var. Ama Elçin İsgenderzade dost ve kardeşliğin ötesin ötesinde kardeşimdir. Türkiye’ye ilk gelişine vesile olmam da ayrı bir onur benim için. Bu ilk beni daima mutlu edecektir. Elçin İsgenderzade kardeşim; bir teknik adamdır. Teknik bilimlerde doktorasını yapmış yine teknik dalda profesördür. Dahası İsgenderzade bir şairdir.

Tokat ile Şuşa’yı kardeş şehir ilan ettik. Kazova ile Çıdır düzü toprağını birbirine karıp Har-ı Bülbül yetiştireceğiz. Yaşadığı dost ve kardeş ülkede yüksek seviyede vatanseverdir. İnançlı bir bilim adamı, Türk dünyasının gönül elçisidir. Çok yakın tanımanın rahatlığında, harika bir insanı anlatmanın zorluğunu yaşıyorum. Denilmiştir ki anlatılmazlar vardır sadece yaşanılması gerek. Elçin İsgenderzade’nin hemen bütün yayınlarını okuma mutluluğunu tatmak güzel. Bir cam sınırı ötesine ulaşan yağmur damlarında gökyüzüne ulaşan, yıldızlar kümesiyle güneşin doğuşuna ulaşıp, toprağı damla damla sulayan, dal dal çiçek olup, başak başak buğday tanelerince aş olan gönül dünyasına, ülke ülke Türkçe sevdasıyla yollara düşen bir derviş. Ülkeler… İnsanlar… Sevdalar… 2008 yılında Türkiye’de yayınlandı. Bir umut Har-ı Bülbül… ortak sevdamız. Elçin İsgenderzade’yi yazmaya devam edeceğiz. Okuyucularıma Elçin İsgenderzade’nin bir şiirini sunuyorum.

 

BAYRAM GÜNÜ…

 

Bayram günü bu gün

Sofrada kırmızı elma

Yeşil semeni

Şekerparenin desenleri

Deli-divane ediyor beni

Yüreğimin gözyaşları…

İçimde

Çarşamba ateşi gibi

Alevlenmiş yanıyor

Cıdır Düzü’nün kayaları, taşları…

Bayram günü bugün

Dağların yüreği kan…

                          18 Mart 2000

 

Osman BAŞ

12.02.2010