SEVGİ ÜSTÜNE

Şerare KIVRAK

Emekli Öğretmen

 

            14 Şubat Pazar Günü “Sevgi Günü”ydü. İsim olarak güzel bir gün! Sevenler, sevilenler, sevgililer içinde özel bir gündü.

            Lâkin “SEVGİ” kavramını tam olarak biliyor muyuz? Sevgiliden önce “SEVGİ” kavramını, duygusunu tanıyor muyuz ki;

            İnsanların birbirine karşı yaklaşımlarının ben merkezli olduğu, beklentilerin farklı yaşandığı, hayat standartlarının insanları boğduğu günümüzde sevginin hangi şeklinden, hangi felsefesinden söz etmek kabul görür ki;

            Bu tip sevgiler sevgi değil, geçici bir heves, “çıkar için sevgi”, “beğeni”den başka bir olgu değildir.

            Oysa SEVGİ; insanî ilişkilerinin devamlılığını sağlayan, güzellikleri daima diri tutan duygu selidir. Fedakârlıktır, cefakârlıktır, sabır ve güvendir. Bunlardan birisinin olmayışı sevgi olgusunu zedeler, sarsar, özünü bozar.

            Tüm evrendeki canlılara Allah’ın sunduğu bir duyuş, düşünüş, hissediştir SEVGİ. Hoşgörünün alt yapısıdır. Sevginin olmadığı yüreklerde hoşgörüde olmaz, acımada…

            Çünkü sevgi ulaşabildiğimiz en yüksek frekanstır. Tüm yaratıkların ihtiyacı vardır bu olguya.

            Çocuklarımız; hayatımızın, canımızın parçaları sevgiye muhtaçtırlar ve sevgiyle büyürler. Çiçekler sevgiyle açar, kuşlar sevgiyle öterler.

            Kısaca yaradandan ötürü, yaradılanı sevmek güzel olduğu kadar da ilâni bir duygudur. Nefes alan her varlık sevgiye açtır.

            Hele en yakınımızdakiler, çocuklarımız…! Onlara cereceğimiz sevgi bir besin kadar etkileyici ve onarıcı olacaktır. Çocuklarımıza göstereceğimiz sevgi ve hoşgörü gelecekteki hayatının yol haritasını çizecektir.

            Aksi durumlarda bakın neler bekliyor bizi…!

            ANNEME MEKTUP

            “Anneciğim, hep seni ne kadar sevdiğimi, küçücük yüreğimdeki kocaman yerini anlatmak istedim. Ama başaramadım. Çünkü hiç anlamaya çalışmadın. Bir gün bahçeden sana çiçek topladım. Bardağa, koydum. Sana getiriyordum ki; bardak elimden düştü kırıldı. Çiçeklerle sana sevgimi anlatacaktım. Kırılan bardak için o kadar bağırdın ki bir daha kimseye çiçek vermemeye yemin ettim…!”

            Bu çocuğun ruhunda kopan fırtınanın adını ne koymalı. Sağlıklı bir eğitimin temelinde sevgi ve hoşgörü vardır. Canlılar arasında en güçlü iletişimin SEVGİ olduğu içindir ki; Bülbül gül dalına konduğunda sevgi ile ötünce gül açılır, ölen bir anne kedinin yavruları, bir anne köpek tarafından emzirilir.

            Bu durum gösteriyor ki insanlığın dışında kalan tüm tabiat, sevgi olgusunu çok iyi yaşıyor. Demek ki sorun bizlerde, insanoğlunda…!

            En güzel değerlerimizden olan sevgi ve hoşgörü yerini bağırtaya, kaba kuvvete, hırçınlığa, saldırganlığa bırakıyorsa “SEVGİ”nin bir değeri, “Sevgililer Günü”nün bir önemi kalmıyor diye düşünüyorum.

            Çünkü sevgi, el ele tutmak, göz göze bakmak, diz dize yaşamak değildir. Önemli olan sevgiyi insanlara, doğru yerlerde, doğru zamanlarda, en doğru şekliyle sunmak, dolu dolu yaşamak ve yaşatmaktır.

            Her zaman sevgi üreten yürekler olun ve sevgiyle kalın..!