KUTLU DOĞUM HAFTASI

Hamdi ERTÜRK

 

            Kutlu Doğum Haftası bugün başlamış bulunuyor. 14 asır evvel böyle bir gecede kâinatın en büyük olayı vuku’a gelmişti. Peygamber Efendimiz, 571 yılı Nisan ayının 20’sine rastlayan, Rebi’ül-evvel ayının 12. Pazartesi gecesi, sabaha karşı Mekke-i Mükerreme de dünyaya gelmiştir. Bu mübarek gecenin sabahında güneş ufuktan doğmadan, karanlıklar içinde bunalan beşerin hayat ufuktan doğmadan, karanlıklar içinde bunalan beşerin hayat ufkunda ilahi bir nur doğdu. Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa sallâlahü aleyhi ve selem doğdu.

            Doğumunun 1439. yıldönümünü kutluyoruz.

            Peygamber Efendimizin doğumu, Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Allah onu, bir ümmet ve millete değil, bütün insanlığa ve âlemlere rahmet olarak göndermiştir. Hazreti Muhammed’in dünyaya teşrifi ile, müjdeleyici ve uyarıcı olarak insanlığa gönderilmiştir.

            İşte bunun içindir ki, her yıl bu mübarek günü kutluyor ve O’nun aziz hatırasını tazimle anıyoruz.

            Hz. Muhammed, Yüce Yaratıcının insanlığa gönderdiği en son rahmet elçisi, İlahi vahyin son ve tamamlayıcı halkasıdır. O’nun Allah’tan getirdiği mesajları anlamak onun bu doğrultuda ortaya koyduğu örnek ahlakı özümsemek, ona duyulan derin sevgiyi gönüllerden sözlere ve toplumsal bilince aktarmak amacıyla milletimizin, her yıl artan bir heyecanla onun dünyaya gelişini Mevlid Kandili olarak kutlanmaktadır. Kandiller ışıklarıyla sadece karanlık geceleri değil, aynı zamanda mânevi feyziyle de, daralan gönülleri aydınlatmaktadır. Kandil geceleri zihinleri de berraklaştırmaktadır. Kandiller, öze dönüşün, Yüce Yaradan’a yürekten yakarış ve yönelişin, günahlarla kirlenmeye yüz tutmuş gönülleri arındırmanın, insanın kendini bulma ve bilmenin imkanlarını sunan kutlu zaman dilimleridir.

            İşte Mevlid Kandili de insanı insan yapan, bütün güzelliklerin odaklandığı bir şahsiyet olan Hz. Peygamberin doğumunu kutladığımız, onun bireysel ve toplumsal hayatımızı aydınlatan insanlık ve merhametini, sabır ve metanetini, kısaca insanlığa sunduğu değerleri anlayıp, hayatımızı onun yüce ahlâkıyla güzelleştireceğimiz bir tazelenme mevsimidir. Bu kandilde insanlığın hayat ufkuna bir devir açan Peygamber Efendimizin dünyaya teşriflerini kutlarken, onun örnek şahsiyetini ve güzel ahlâkını tanımaya, getirdiği evrensel çağrıyı anlamaya ve bütün bunların özünde barındırdığı ruhu çağımıza taşımaya olan ihtiyacımızı bir kez daha fark etmekteyiz.

            İnsanlar arasında kin ve nefretin, farklılıklar arasında çatışmanın alevlendiği, şiddet, töre cinayetleri, insan hakları ihlalleri, kötü ve zararlı alışkanlıkların hızla yayıldığı, tabiatın hoyratça kullanıldığı günümüz dünyasında âlemlere rahmet olarak gönderilen Yüce Peygamberimizi anlamaya ve anlatmaya, onun sevgisi etrafında birleşmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktayız.

            Peygamber Efendimizin doğumunu anmaktan asıl gâye, evrensel olan Peygamberlik ve Allah’ın Elçiliğini, Allah’a olan tevekkül ve itimadını, yüksek ahlâkını, insanlık ve merhametini, insaf ve adâletini, sabır ve sebatını, kerem ve cömertliğini, kanaat ve ibâdetlerini hiç aksatmadan yapmasını, fazilet ve yürekliliğini anmak ve bütün bunlardan kendisine uyma azmimizi tazelemektir. Yüce Allah’ın sevgisine ve mağfiretine mazhar olmanın tek yolu ve çaresi, O’nun sevgili Peygamberine uymaktır.

            Peygamber sevgisinin bütün gönüllere sirâyet etmesini ve kök salmasını yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.

            Paygamberimizin bize kazandırdığı kardeşlik, sevgi, güven, samimiyet, tevâzu, hoşgörü, sadâkat, vefâ, haklının yanında yer alma gibi değerlere hayatımızda işlerlik kazandırmamız gereklidir.

            O’na salat ve selâm eder, Mevlid Kandili’nin aziz milletimize ve bütün Müslüman kardeşlerimize mübarek olmasını ve O’na lâyık ümmet olma bahtiyarlığına bizi erdirmesini Allahü Teâla’dan niyaz ederim.

            Kutlu Doğum Haftası’nda, Resûlullah Efendimizin aziz hatırasına hürmeten yazmış olduğum şiiri, aşağıda takdim ediyorum.

            Kutlu Doğul Haftası’nı yürekten kutlar, ülkemiz ve Yüce Milletimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan dilerim.

 

MUHAMMED MUSTAFA

(S.A.V)

 

            Yüce Allah’ımın büyük bir Lütfû oldu,

Ondört asır evvel ilâhi bir nur doğdu.

            Kâinatın en büyük olayı vuku buldu,

            Yüce Peygamber geldi, Muhammed Mustafa.

 

            Ufkumuza doğdu bir fazilet güneşi,

            Ebedi sönmeyen hidâyet meş’alesi,

            Efendimiz, Yüce Allah’ımın elçisi

            Alemlerin rahmeti, Muhammed Mustafa.

 

            Allah’ın insanlığa en büyük nimeti,

Âlemlerin, bütün insanlığın şerefi.

Bu dünyada gidilecek yolun rehberi,

Kâinatın  efendisi, Muhammed Mustafa.

 

Gerçek insan olmak için, en güzel örnek,

Cenâb-ı Hakkı sevmektir, Resülü sevmek,

Sizi Mevlâ’ya götürür yolunda gitmek,

İki cihan server-i Muhammed Mustafa.

 

Allah’ın Habibi ve en sevgili kulu,

Kâinata en son gelen, en büyük Resülü,

Hak yolundan ayrılmazsan olursun mutlu

Ümmetini koruyan, Muhammed Mustafa

 

Hak ile batılı ümmetine öğreten,

Kuran-ı Ayetleri, hikmetleri bildiren

İmanlı kulları saadetle müjdeleyen,

Yüce ahlâk örneği, Muhammed Mustafa.

 

Allah’a bir davetçi, nur saçan bir kandil,

Ve iki cihan güneşi mürşid-i kâmil,

Verdiği müjdeleri, emirleri iyi bil!

İsmin ebedileşti, Yâ Muhammed Mustafa.

 

Daim Allah’la birlikte anılır ismin,

Etrafa nur saçar, tertemiz güzel cismin,

İnananlar koşar, görmek için cemâl’in,

Alemlerin mürşid-i, Yâ Muhammed Mustafa

 

Allah’a itâattır Peygamber’e itâat,

Tüm insanlığın Peygamber’i Fahr-i Kâinat,

Miraç’ta niyâz etti ümmetine şefâat,

Bizleri mahrum etme, Yâ Muhammed Mustafa.

           

                                               Hamdi ERTÜRK