BABASININ GÖZÜNÜ GÖZLEYEN OĞLUM

Canım oğlum,

Bizim Anadolu’muzda bir söz vardır. “ Babanın gözünü gözlemek”.

Genelde Anadolu’da insanlar çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşmaktalar ve çoğunlukla da  okumayı sevmeyen, okumanın önemini anlamayan veya bilinçli olarak aileleri tarafından okumaya sevk edilmeyen, özendirilmeyen  insanlarda anne ve babaları gibi hayvancılık ve çiftçilikle geçinirler ve çok zamanda  anne ve babaları ile beraber, çekirdek ailede  yaşarlar. Bağımsız olarak kendi ailesini kuran insanlar bu anne ve babalarının yanında yaşayan insanları küçümsemek için genelde “ Sen halen babanın gözünü gözlemektesin. Ben ise çalışarak kazanmaktayım” derler.  Ama anne ve baba ile aynı evde yaşamakta sorumluluk sahibi olmayan insanlar içinde nimettir. Genelde gençliklerinden dolayı çokça hata yapan  gençleri anne ve babaları tecrübeleri ile frenlerler.

Canım oğlum,

Bir zamanlar  ben de bir akrabamız tarafından “ Babanın gözünü gözlemek”  suçlamasına maruz kalmıştım. Bu suçlamayı da seninle paylaşmak istedim. O zamanlar beni suçlayan akrabam yıllar sonra bana hak vermişti.

Canım oğlum,

Geçmişte benim yaşımda , uzaktan akrabam vardı. Çok sevdiğim ve aynı dedenin kanını taşıdığım bu akrabamı çok sevmiş , kardeş bellemiştim.İkimizde o zamanlar lisede okumaktaydık.  Ben okumak ve  gelişmek istemekteyken , o  babasından uzak annesi, kardeşi ile dayısının yanında çalışarak ticaret öğrenmekteydi. Çünkü ailesi çalışmaya  o kadar dalmıştı  ki, bir büyüğümüz “ Sen onlara bakma onların gözünü iş bürümüş, iş ve para kazanmaktan başka bir şey bilmezler. Sen ise okuyarak kendini geliştir” demişti. Bu büyüğümüz gerçek manada aydın insanlar  , aydın çocuklar yetiştirdi sonradan.

Canım oğlum,

Ben okumaya karar verip de güzel okul okumaya başladığım zaman, uzaklarda okuduğumdan  doğup  büyüdüğüm kasabaya sadece tatillerde gelirdim ve her gelişim de o akrabamızı sevgi ile şefkatle ziyaret eder O’nun  çabalarını ilgi ile izlerdim. Ama gözlerdim ki , o çalışmalarını kendisinden çok başkalarına yapmakta. Bunu ona hatırlattığım zaman işte “ ben çalışarak kazanıyorum , sen ise babanın gözünü gözlemektesin” deyivermişti. Burada gururlanma, bizleri küçümseme vardı. Çalışmayı kutsal görme, okumayı ise küçümseme vardı. Çünkü, içinde bulunduğu ve anne tarafından ailesi olan   aile okumayı küçümseyen insanlardı. Sonradan onlarda çocuklarını okuması ve gelişmesi için çok çaba harcadılar.

Canım oğlum,

 Baba gözü gözlemek deyimini bende severim. Ama bu deyim benim için toplumda söylenen  anlamından farklı anlamlar içeren ve bana başka manalar katan deyimdir. Bu deyim  bana “ babayı sevmek, babanın dediklerinden anlamlar çıkarmak, onun tecrübesinden her zaman yararlanmak” anlamı getirir.

Canım oğlum,

Aradan yıllar geçtikten sonra, bana “ sen halen babanın gözünü gözlemektesin” diyen o akrabam zamanla hatasını anlayarak , gençliğinde uzak kaldığı babasının yanına taşınarak 40 yaşına kadar geldiği halde babasının gözünü gözlemeye halen devam etmekte… Gözlesin bakalım..

Canım oğlum,

İnsanlar başkalarını suçlarken biraz dikkatli olmalı. Bugün sen başkasını suçlarsan, yarın da aynı hataya düştüğün zaman seni suçlarlar. Ama ne yazık  ki  yaşlı başlı insanlar  hep başkalarını suçladıkları zaman zannederler ki  kendileri haklı. Halbuki hep başkalarını suçlayan insanlar çok zaman çevrelerinde çok yakın akrabaları dışında kimseyi bulamazlar çok zaman.

Canım oğlum,

Gene o akrabamız zamanında beni okuyor, baba gözü gözlüyor diye suçlarken ve  Üniversite okumayı küçümserken , zaman geldi ki  bana “iyi ki Üniversite okumuşsun sen , ben geriye baktığım zaman en büyük pişmanlığımın  Üniversite okumamak “ diyerek pişmanlıklarını dile getirmekten de geri kalmadı.Hatanın neresinden dönülse kardır değil mi ama?

Canım oğlum,

Hayatta böyle pişmanlıklar yaşayan insanlara çok rastlamaktayız. Çokça kendi hatalarını görmeyerek hep başkalarını suçlayan, konuşarak bıktıran , düşünmeden konuşan ama sonradan da oturarak uzun uzun düşünmek zorunda kalanlardan olmamak için her zaman elimize dilimize ve belimize sahip olmamız lazım değil mi?

Canım oğlum,

Kendimizi başkalarının suçlamasına her zaman alıştırmalıyız. Düşünmeden bizleri suçlayan insanların bazen Üniversite tamamlamış, hatta okumuş , kitap yazmış takımından olduğuna da şahit olacaksın. Bir zamanlar senle güzellikleri paylaşan seviyesiz insanlar ne yazık ki  çıkar elden gittikten sonra  sana ısmarladıkları bir bardak çayı, hediye ettikleri birkaç sayfalık kitapları bile başına kakmaktan kaçınmazlar. Bunu da adamlık sanırlar ama seviyesizliklerini ortaya koyduklarının farkına varamayacak kadar cahil olduklarının da  farkında değillerdir. Böyle insanlardan domuz görmüşçesine kaçmalıyız.

Sevgili oğlum,

Hayatta neler yaşadık neler yaşıyoruz ve yaşayacağız. Hayat bizlere bir ibret alma, yaşadığımız olaylardan ders çıkarma ve insanlara  bakarak bizim zayıf ve güçlü yönlerimizi görme yeridir. Bu dünya anlayana çok şey öğretir. Anlamayana da  bir işkence yeridir. Öğrenmek isteyen taştan  dersler çıkarır. Kazanmak isteyen taşı sıkar su çıkarır ve  onu satarak para kazanır. İsteyen o taşa başını yaslayarak keyfini çıkarır. Başının o taştan  farkının olmadığını gösterir. İsteyen o taşı alıp başına çalarak durduk yere kendine zarar verir. İşte orada taş .İşte sana düşünmen için yaratıcının bahşettiği taş nasıl anlarsan .

Canım oğlum,

Baba gözü gözlemek. Baban  elinden uçarak gittiği zaman da daha iyi anlaşılmakta. Kimi insan babası ölünce yeniden doğar. Kimi insan babası ile  ölür. Babasının değerini o zaman anlar. Babası öldüğü zaman hayatta yaşayan ölüden farkı olmayan çok insana da rastlamaktayım.

Sevgili oğlum,

Baba gözü gözlemekten açtık lafı nerelere geldik. Bak baba demek onun gözlerinin içine bakmak, ondaki sevgiyi iyi anlamak demek. Babaya bakarken hiç babasını tanımayan , hiç görmeyen insanları da düşünmek lazım. O yüzden en kötü baba bile bazen babasızlıktan iyidir.

Babalar baba olmalı ki , varlığı ile yokluklarının arasında da bir fark olsun. Varlığı ile yokluğu arasında bir fark olmayan insanda hayırda yoktur.Bazen babaların yokluğu bile varlığından  güzel gelir insana . Ama insan öyle eserler bırakmalı ki, insan babasını her zaman sevgi ile muhabbetle her zaman anabilmeli.

Canım oğlum,

Ben baba olarak sana bunları yazarken  yarın bizlerin gözünü gözlemeni dilerim. Baba gözü gözlemeyi de onu sevmek, onu anlamak , Onun tecrübelerini özümsemek olarak algılamanı dilerim.  Bu güzellikleri de  unutulmasın diye kayıt altına almak ve  sadece sana değil, senin çocuklarına bile faydalı hale gelmesini sağlamak  ile toplumla paylaşmak bile bana mutluluk vermekte. Baba oğul dertleşirken, birbirimize sevgi ve bilgimizi aktarırken bile başkaları ile paylaşmak sorumlu baba oğul olarak bizlere güzel hazlar vermekte değil mi?

Herkes babasını anlasa, sevse, babasının gözünü sadece para için değil, sevgi ve ilgi ile gözlese, baba gözü gözleyerek toplumda sevgi ve bilgi dalgası dalga dalga yayılır  değil mi?

Seni muhabbetle kucaklamaktayım.

Baba gözü gözlemeye devam sevgi ile…