KİTABI SEVEN OĞLUM

Sevgili oğlum,

Okumak.. Okumak.. Okumak..

İnsanı zirvelere bu güzel alışkanlığı edinenler çıkarır. Okumak ama, güzel şeyleri okumak, okumak ama uygulamak, okumak ama düşünmek, okumak ama mantıklı ve  bize faydalı olan şeyleri okumak. Okumak ama  insanı bile bir  ibadet aşkı ile okumak, severek okumak lazım ki, okuduklarımızdan faydalanalım.. Bizim ana dilimiz Türkçe iken, İngilizcemiz ise kıt iken İngilizce kitabı okuyarak  okuduklarımızı anlayabilir miyiz? Uygulayabilir miyiz?  Okumaya bu açıdan bakmak lazım.Ama ne yazık ki okumayı anlamadan okumak ve ibadet sananlar ne yazık ki anlamadıkları için yaşayamamaktalar da. Bu okulda sadece sınıf geçmek için okuyan haylazlara benzemekte. Bu kısa yoldan sınıf geçmek isteyenler ilerde hayatlarında da kısa yoldan zengin olmak istemekteler. Haram mı helal mi olduğuna da bakmadan…

Canım oğlum,

Ben okumayı severek, sonrasında okumanın bir birikimi olarak yazmayı öğrendim. Okuldan  sonra babanım eve getirdiği gazetelerin çocuk eklerini okuyarak  okumayı yazmayı sevdim. Bugün pek çok eve gazete girmediğini gördüğüm zaman o evde yaşayan çocukların  ne  kadar şanssız olduklarını görmekteyim. Gerçekten de anne ve babanın tutumu çocukların okumayı sevmesi, yazmayı sevmesi ve hayata bakış açılarında çok önemli bir yere sahipler.

Canım oğlum,

Sende küçük yaşta ilk olarak resimleri okuyarak, sonra  o resimlere yorumlar getirerek resimleri okumayı öğrendin. Sonra her harfin anlamını  öğrendiğin zaman  okumayı da öğrenmiş oldun. Bu erken yaşta öğrenme insanın hayatının da  hızlı ve verimli olacağının her şeyi zamanında ve  istenen hızda yapacağının belirtisi gibi geldi bana.. Yani okumayı seven ve zamanında hatta zamanından önce öğrenenler hayatta da sorunları zamanında çözerek büyümeden güzellikle hallederek hayatlarının rahat olmasını sağlarlar.

Canım oğlum,

Okumanın erdemini hep gelişmiş ülkeler anlamışlar. Yapılan bir araştırma Rusya’da insan başına 18.000, Amerika’da 12.000, Almanya’da 2.700 adet kitap düşmekteymiş. Bizde ise sadece 7 tane. Kütüphanelerde bile memurların kitap okumaktan  nefret ettiği bir ülkede adam başına 7 kitap çok bile değil mi. Ama okumak bir erdemdir ve ancak okuyanlar erdemli insanlardır.

Canım oğlum,

Allah’ın ilk emri oku olmasına rağmen çevremizdeki “ hacı “ etiketli insanların bile “ Ben torunumu okutmam” diyerek okumayı aşağılayan bir çevrede, senin okumaya benim kadar aşk derecesine bağlı olman benim ülkemiz için senin ve çocuklarının geleceği için umutlarımın artmasına sebep olmakta. Gerçekten de umutvar olmak , umutlu yaşamak nasıl güzel duygulardır.

Canım oğlum,

Bazen bizim çok okumamız karşısında az okuyan insanların “ Sen okuyorsan en az senin kadar bizlerde okuyoruz”  diyen insanlara rastlamaktayım.Ama bu insanların elinde kitap görmüş insanlar değiliz. Okumak laf ile olmaz. Okumak okuduktan sonra , sindirmek, yaşamak demektir. “Ben okudum “ demek ancak insanın kendisini kandırmasına sebep olmaktadır.Seninde okuduklarını bizlerle paylaşman ve okuduklarını düzgün olarak bizlere anlatman da gerçekten boşa okumadığını göstermekte.

Canım oğlum,

“Kitabı seven” insanın “ insanı da seveceği” konusunda bir düşünceye sahibim.Çünkü kitapların özü de insanı sevmek, anlamak, insanların birbirleri ile kaliteli iletişimler kurmasını sağlayarak onların hayatlarını da kolaylaştırmak anlamını da beraberinde getirmektedir. Çok okuyan insanların okumayan insanlara nazaran insanları anlaması, sevmesi, mutlu olması  bunu göstermektedir. Buna nazaran okumayan , okumayı sevmeyen insanlar buna pek inanmazlar.

Sevgili oğlum,

“Kitap okumak” boş zaman işi değil. Çünkü okumak bence ibadettir. İbadetin de boş zaman işi olmadığını en azından sen de benim kadar bilmektesin. O yüzden “ Okumaya boş zamanım yok ki” diyenlere de ben inanmam. “Geyik muhabbeti”  yapmak boşa geçen  zaman olmuyor da okumak mı boş zaman işi olmakta. Bence okumanın erdemini anlayan insan okumaya zaman ayırır mutlaka.

Canım oğlum,

Küçük yaşta bir çocuğun babası ve annesi kadar kitap sevmesi gerçek manada  gelecek içinde diğer çocuklar içinde güzel duygudur. Senin kitap okuman, öğretmenlerinin  anlattıklarını iyi anlamana, onların  sorularını da iyi anlayarak doğru cevaplar vermene sebep olmakta, bu da  sınavlarda soruları daha hızlı ve anlayarak okumanı ve hızlı karar vermeni sınav zamanını da güzel değerlendirmene sebep olmakta. Bu da başarını perçinlemekte. Bunun bugün farkına varamazsan da  ben varmaktayım. Zamanla sende varacaksın ve  okumayı sevmiş olman ile  anne ve babanın da okumayı sevmesi ile mutlu olacaksın.

Canım oğlum,

  “Küçük yaşta çocuğu fazla kitaba boğmayın  ilerde usanır” diyenlere ben demekteyim ki” Ağaç yaşken eğilir. Biz 40 senede okumaktan yılmadık,  o da severse, gerçek manada okumaya alışırsa o da yılmaz “ demekteyim. Gerçekten de ben okumaktan asla yılmadım. Şu an bile “ Keşke okumaya daha çok zaman ayırsaydım” diyerek  pişmanlıklarımı da açıkça söylemekten de çekinmem .

Canım oğlum,

Güzel alışkanlıklar olduğu kadar kötü alışkanlıklarda  alışkanlık yaparsa insanın kolay kolay bırakması mümkün olmaz. Sigara ve alkol tutkunlarını da bir düşünsen bu güzel alışkanlıkları edinmenden dolayı sen bile kendinle gurur duyarsın.

Canım oğlum,

İnsanlar güzel alışkanlıkları olan insanlarla arkadaşlık kurarak zaman gelir ki onlar gibi güzel alışkanlıklar endirler. Bu güzel hasletlerde kolay kolay unutulmaz. Sen okuyanı gördüğün zaman okumaya teşvik ederek, okumayı sevmeyene de yaş günlerinde özel günlerde kitaplar hediye ederek onlarında okumasını sağlayabilirsin. Hayat bu güzellikleri sana  ilerde güzellikler olarak geri verecek muhakkak.

Canım oğlum,

Bende zaten her fırsatta sevdiğim ve okuyacağına inandığım insanlara dergiler armağan ederek , onların okumayı sevmesine ve daha güzel şeyler okumasına destek olmakta ve onlarla  kitapların flörtüne  hayranlıklarla bakmaktayım. O yüzden  insanlara  okumayı sevdirmek kadar daha güzel bir iyilik olamaz insana. Benim okumayı sevmeme sebep olan babamı burada minnetle sevgi ile ve hürmetle anmaktayım. Onu ve bizlere sen yaşta iken kitaplar armağan eden zamanın en büyük medya patronu Kemal Ilıcak  büyüğümüzü de rahmetle anmadan edemedim.

Canım oğlum,

En güzel  hediye kitaptır. Çocukluğumda Zamanın  ve ülkemizin en büyük gazetesi Tercüman’ın patronu Kemal Ilıcak’a o zaman  mektuplar yazardım, o da bana kitaplar armağan ederdi. Bunları oku da geliş diye. Gerçekten de çok güzel şeyler armağan etmiş Kemal bey. O yüzden Kemal bey öldüğü zaman annem bana “ ikinci baban öldü” demişti. Gerçekten de bizlere kitaplar armağan eden insanların  bayan olanları annemiz erkek olanları da manevi olarak babamızdır. Anlayana . Bizi var eden okuduklarımızsa bize okuyacak şeyler verenlerde  bizim var olmamızı sağlayan anne ve babamız gibidir anlayana

Ömür boyu okuyan, okuyanı seven, kitaplar armağan eden insan olmanı candan , sevgi ile dilemekteyim.