Maden Ocağı Faciası Ve İş Sağlığı Ve Güvenliğinin Önemi

7 Ocak 2013 tarihinde Zonguldak Kozlu Maden Ocağında, yerin 630 m. Derinliğinde, püsküren yoğun Metan gazlarının patlaması sonucunda 8 madenci yaşamını yitirdi. Göçük altındaki 8 madencinin cesedi çıkarılmış ve defnedilmiştir. Kömür ocağında meydana gelen göçükte tonlarca kömür ve taş yığını altındaki 8 madencinin cesetlerine ulaşmak için, 6 gün boyunca devamlı çalışılmıştır.

Şu anda adli ve idari soruşturma devam etmekte olup, iş sağlığı ve güvenliği konusunda sorumlu olan 6 görevli gözaltına alınmış, bunlardan 3 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır. Ayrıca bilirkişi heyeti göreve çağrılmış olup, bu maden kazasının nedenleri araştırılmaktadır.

İlk belirlemelere göre, yeterli drenaj sondajları yapılmadığından, metan gazı boşaltılmamıştır. Sondaj kuyuları eksik açılmıştır. Ayrıca işletmenin taşeron firmaya devredilmesi doğru bulunmamıştır.

            Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü’ne 12 Ekim 2012’de yaptığı denetimde 3 bin 500 lira ceza kestiği bildirildi. Bakanlık, 4 gün süren denetleme gerçekleştirdi. Bu denetlemede 5 eksik belirlenerek, işverenin müstakil bir sağlık ve güvenlik dokümanı oluşturması ile riskli çalışmaları izne bağlaması kararlaştırıldı.

11 Ocak 2013 tarihinde Zonguldak Gelik beldesindeki özel maden ocağında, grizu patlaması sonucunda 1 kişi öldü, 2’si ağır olmak üzere 3 madenci yaralandı.

            Sadece 2012 yılında maden sektöründe çalışan 81 işçi hayatını kaybetmiştir.

            3.3.1992 tarihinde Kozlu Kömür madeni faciası, Zonguldak’ın Kozlu ilçesindeki taş kömürü maden ocağında saat 19.45-20.00 arasındaki zincirleme grizu patlamaları nedeniyle meydana gelen bir madencilik kazasıdır. 263 madenci yaşamını yitirmiştir. Taş kömürü madenciliği tarihinin en büyük felaketlerinden biri, ayrıca Zonguldak’ta Kömür Madenciliğinin 150 yıllık tarihinin en büyük felaketidir.

Patlama ile yeraltında çıkan yangınların denetim altına alınamaması ve ocağın bütün katlarındaki göçükler ve ulaşım yolları tahribatı nedeniyle ocak yüzey açıklıklarından kapatılmış, bu nedenle kazadan kurtulanların ifadelerini temel alan soruşturmada kazanın oluşma nedenleri tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Ocak 26 Mart 1992 günü tekrar açılmış ise de, yangının kızışması üzerine bir kere daha kapatılmıştır.

            Olay özellikle Zonguldak ve Türk madencilik sektörü çalışanları açısından belleklerde canlılığını sürdürmekte, 7 Mart 1983’de 103 işçinin yaşamını yitirdiği Armutçuk kömür madeni faciası gibi, her yıldönümünde törenlerle anılmaktadır.

10 Aralık 2009 tarihinde Bursa’nın Mustafa Kemalpaşa ilçesi’nin Alpagut Köyü Devecikonağı mevkiinde bulunan Bükköy Madencik ve Turizm Anonim Şirketi’ne ait kömür ocağında, grizu patlaması sonucu 19 madenci yaşamını yitirdi.

Kömür ocağındaki facia, gece 16.00-24.00 vardiyasında görev yapan 32 işçi, yerin 220 metre derinliğinde çalışırken, 19.30’da meydana geldi. Yukarda adı geçen şirketin 1983’ten bu yana işlettiği ocak bir anda cehenneme dönerken, patlamanın olduğu yere uzak bölgede bulunan 13 işçi can pazarından kendi imkanlarıyla kurtuldu. Daha sonra madene gelen “Kurtarma Ekipleri” yerin 220 metre derinliğinde tahkimatın çökmesi sonucu göçük altında kalan işçileri kurtarmak için çalışma başlattı.

Türkiye bu maden kozasıyla sarsıldı. Patlamayla birlikte ocakta yoğun gaz ve yangın devam ettiği için, ilk aşamada gelen ekipler ilerleme sağlayamadı. Uzun süre ocağa temiz hava verildikten sonra ekipler içeri girebildi.

Sabah ocağa temiz hava verilmesinin ve göçüğün kaldırılmaya başlanmasının ardından Zonguldak’tan ve Soma’dan gelen iki ayrı uzman ekip, patlamanın olduğu bölüme ulaştı ve işçilerin tamamının yaşamını yitirdiği bilgisini yetkililere iletti. Bu acı haber alındıktan sonra ocak başında kurtarma çalışmalarını izleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer DİNÇER, olayla ilgili incelemenin sürdüğünü açıkladı. Daha sonraki günlerde, sorumluluk taşıyan ve ihmali görülen 3 kişi tutuklanmıştır.

KÖMÜR OCAĞI VE İŞLETMECİ ŞİRKETİN DURUMU

2007 yılında adı geçen kömür ocağında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ekipleri tarafından yapılan denetleme ve inceleme sonucunda, teknik eksiklikler tespit edildiğinden, maden ocağını 6 ay müddetle kapatmışlardır.

            2009 yılı Mayıs ayında, yine Bakanlık ekipleri Bükköy Kömür İşletmesi’ne ait maden ocağında teknik eksiklikler tespit etmişlerdir. Bu eksikliklerin giderilip, ondan sonra çalışmalara başlanması gerekiyordu. Ancak öyle yapılmadı ve işletmeye eksikliklerin giderilmesi için Aralık ayına kadar 8 aylık bir süre verildi.

KORKUNÇ FACİADAKİ İHMALLER ZİNCİRİ

            Uzmanların tespitlerine göre ölüme davetiye çıkaran 8 ihmal:

1)Göçüğün meydana geldiği Bükköy Maden İşletmesi, Mayıs 2009’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından denetimden geçti. Bazı teknik eksiklikler tespit edildi ve eksikliklerin giderilmesi için Aralık ayına kadar süre verildi. Bu sürenin verilmemesi ve eksiklikler giderildikten sonra çalışmalara devam edilmesi gerekiyordu. Çalışma hayatında kesin bir kural vardır; “ÖNCE İŞ GÜVENLİĞİ SONRA İŞ”.

2)Maden ocağında “ÔTOMATİK GAZ ÖLÇÜMÜ YAPAN SENSÖR SİSTEMİ” olması gerekiyordu. Ocakta otomatik metan gazı ölçümü yaparak, tehlike anında elektronik bant sistemini” devre dışı bırakıp, ses ve ışıkla işçileri uyaran sensör yoktu. Burada ölçümler sadece manuel olarak yapılabiliyordu.

3)“DİNAMİT LOKUMLARI PATLATILMADAN ÖNCE OCAKTA METAN GAZI ÖLÇÜMÜ” yapılması gerekiyordu. Eğitilmiş uzman ekibin maskelerini takıp ölçüm cihazlarıyla ocakta metan gazı ölçümü yapması zorunluydu. Bu ölçümler standartlara uygun olarak yapılmadan patlama işlemi gerçekleşti.

4)Olası bir grizu patlamasında, içerideki metan gazı ve karbondiaksiti dışarıya tahliye ederek, çökmenin olduğu yerdeki oksijen oranını dengede tutmak için gelişmiş “HAVAALANDIRMA KANALLARI” oluşturulmalıydı. Havalandırma vardı, ancak genişliği uluslar arası standartların çok altındaydı.

5)Maden ocağının merkezine doğru inen tünelin hemen paralelinde gidiş, gelişler için “ACİL ÇIKIŞ KORİDORLARI”nın olması gerekiyordu. Bu koridorlar yoktu.

6)Maden ocaklarında çalışan personelin düzenli olarak “İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ”nden geçirilmesi ve kursa tabi tutmaları gerekiyordu. Bu ocakta çalışan işçiler işyeri güvenliği, gaz ölçümü, ilk yardım vb konularda yeterince eğitimli değildi.

7)Normal koşullarda büyük ve orta ölçekli kömür ocaklarında bir “TAHLİSİYE (KURTARMA) EKİBİ”nin görev yapması gerekiyordu. Bu ocakta tahlisiye ekibi yoktu.

8)“TAHKİMAT SİSTEMİ SAĞLAM YAPILMALI”ydı. Yâni ocağı çökmeye karşı koruyabilecek duruma getirmek için sağlamlaştırma işleri yapılmadı. Ocakta derme çatma, çam tomruklarının dikilmesi ve tavan destdeğiin oluşturulmasıyla yapılan tahkimat çökmeyle birlikte üzerine binen yükü taşıyacak kadar sağlam değildi.

İŞ KAZALARININ DURUMUNA GENEL BİR BAKIŞ

   Yapılan tüm çalışmalara, alınan onca önleme rağmen dünyada ve ülkemizde iş kazaları ve meslek hastalıkları can almaya, sakat bırakmaya devam etmektedir. Çalışma hayatı başladığından beri çeşitli sektörlerde ve çeşitli şekillerde olmak üzere birçok iş kazası meydana gelmektedir. Bunların bir çoğu da ölümle sonuçlanmaktadır. İş kazalarında Ülkemiz Avrupa birincisi, Dünya üçüncüsü durumundadır. Çalışan işçi sayısına göre ölüm oranı, ülkelerin gelişmişlik derecesi ile ters orantılı biçimde değişmektedir. Ülkemizde her yıl ortalama 80. 000 civarında iş kazası olmakta, bu kazalarda 1000 insanımız yaşamını yitirmekte, 2 milyon iş günü kaybı meydana gelmektedir.

   Herkesin kendi özgür seçimiyle belirlediği bir işyerinde âdil ve elverişli çalışma koşullarında çalışma hakkı vardır. İş sağlığı ve Güvenliği’nin amacı; “Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamak, çalışanları sağlık ve güvenlik risklerine karşı korumak, üretimin devamlılığını sağlamak ve verimi artırmak şeklindedir.”

            İŞ KAZALARININ ÖNLENMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

a)İş kazaları sonucu meydana gelen ölümler kader olmamalıdır.

b)İş Sağlığı ve Güvenliği’nde temel amaç; çalışma yaşamında çalışanların sağlığına zarar verebilecek hususların önceden belirlenerek gereken önlemlerin alınması, rahat ve güvenli bir ortamda çalışmalarının sağlanması iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı çalışanların psikolojik ve bedensel sağlıklarının korunması esas olmalıdır. İş kazalarını önlemek için, işverenler her türlü önlemi almak zorundadır.

c)İşverenler, çalıştırdıkları işçilere “İş Sağlığı ve Güvenliği” konusunda yeterli eğitim ve kursa tabi tutmaları gereklidir.

d)İşverenlerin, iş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemek hususunda yapması ve kesin uygulaması gereken görevler için, yetkili kamu kuruluşlarının sıkı bir şekilde denetleme yapması ve uymayanlar hakkında cezai işlem uygulaması gereklidir.

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONUSUNDA MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASININ HASSASİYLETİ

            Uzun yıllardan beri, belli zamanlarda işverenleri, halkımızı bilgilendirmek, sektörüne göre toplum bilinci oluşturmak ve meslektaşlarımıza teknolojik gelişmelerden, gelişen değişen yasal ve yapısal uygulama koşullarından haberdar etmek adına toplantılar, seminerler ve paneller düzenlemekteyiz. Ayrıca kitap, dergi ve bülten yayınlamaktayız. Gelişen ve giderek çeşitliliğini artıran çalışma alanları açısından  önemini ve sorumluluk taşıma bilincini artıran bir konu olan “İş Sağlığı ve Güvenliği” konusuna, Odamız çok önem vermekte ve hassasiyet göstermektedir.

            Bu tür ölümlü iş kazalarının yaşanmaması için ilgili tüm kurum, kuruluşlar ile kamuoyuna, yukarda aktardığımız bilgiler ışığında duyarlı olmaya davet ediyoruz.

            Konunun önemine binaen, çağrı niteliğinde yazmış olduğum şiirimi aşağıda takdim ediyorum ve kazasız günler diliyorum.

 

MADENCİLERİMİZ ÖLMESİN!

 

Otomatik Gaz Ölçüm Cihazı,

Havalandırma Kanalları,

Acil Çıkış Koridorları,

Kömür ocağında olmalıdır.

 

            Yoğun Metan Gazları,

            Ocağa yayılınca;

            Alarm veren sensörler,

            Derhal çalışmalıdır.

 

İş Güvenliği Yasası,

Kesin olarak uygulanmalı;

Çalışanların ölmesini,

Mutlaka önlemeliyiz.

 

İşverenler, işyerlerinde,

Almalı her türlü önlemi,

Üreten, çalışan işçileri,

İş kazasından korumalıdır.

 

İşçilere eğitim verelim;

Kurslara tabi tutalım!

İşyerlerine mutlaka,

Sıkı denetleme yaptıralım!

 

15.01.2013 Tokat

Hamdi ERTÜRK