Karabağ’da “ Haç’ın Hatırı İçin” Hocalı Soykırımı

Hocalı katliamının 21’ci yıl dönümünde; Hocalı’da katledilen Azeri kardeşlerimizi anma toplantıları Türkiye’nin değişik yerlerinde, TÜRK’E her türlü hakaretin yapıldığı hiç kimsenin tepki vermediği bir dönemde yapıldı. Bu acı bir gerçek değil midir?

Tokat Ülkü Ocaklarının “Hocalı’daki” katliamda şehit olan Azeri kardeşlerimizi, 21’ci yıl dönümünde anmak ve HOCALI katliamını anlatmak için davet ettiği Iğdır MHP milletvekili Dr. Sinan Oğan 23 Şubat akşamı Atatürk kültür merkezinde büyük bir davetlinin katıldığı 1,5 saat’lik bir konferans verdi. Genel bir değerlendirme yaptı.

Konferansta Dr. Sinan Oğan:

Recep Tayyip Erdoğan, İmralı’da barış görüşmeleri yaptığı bebek katili Abdullah Öcalan’ın vahşetlerini Türk toplumluna unutturmaya çalışıyor. PKK militanları ile sarmaş dolaş olan BDP milletvekilleri ile anlaşarak PKK ve KCK militanlarına genel bir af çıkarmaya çalışıyor.

Anayasayı beraber değiştirecekler. Anayasadan TÜRK kavramını beraber çıkaracaklar. Selahattin Demirtaş, “AKP ile 2006’dan bu tarafa görüşüyoruz” diyor.

TBMM’de tek korktukları MHP’dir. Başbakan özellikle MHP’ye çamur atıyor. Aslında bizim üzerimizden Türk Milletine hakaret ediyor. Ama biz mecliste 51 milletvekili onlara yeteriz. Biz olduğumuz müddetçe onlar Anayasadan TÜRK adını çıkaramazlar. Bunları tarih affetmeyecektir.

BDP milletvekilleri Sinop’tan başlayarak, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon’da son bulacak Karadeniz turuna çıktılar. Gayeleri neydi? Karadeniz halkının tepkisini ölçmek, tepki olmadığı durumda da o bölgede yaşayan Lazlar ve Gürcüler gibi azınlıkta olan halklara azınlık fikrini aşılamak ve Rum Pontus kalıntılarını harekete geçirmekti.

Ama umdukları gibi olmadı. 170 şehit veren SİNOP halkı ile 100’ün üzerinde şehit veren SAMSUN halkı BDP milletvekillerine gereken dersi verdiler.

Başbakan bu olaya çok üzüldü. “BDP milletvekilleri halk tarafından seçilmiştir. Her yere gitmeye hakları vardır.”dedi. Ama aynı başbakan 20 gün önce de “Onlar PKK militanları ile kol kola geziyorlar, sarmaş dolaş oluyorlar. Onlar, Abdullah Öcalan tarafından seçildiler, atandılar. En kısa zamanda onların dokunmazlıklarını kaldıracağız.”dedi. Ne olduysa bu unutturuldu. Amaç gündem değiştirmekti.

                              ***                                                           ***

25 Şubat 1992 gecesi Rus zırhlı birlikleri ile Ermeni güçlerinin ortak harekâtı sonucu Azerbaycan’ın % 20’si işgal edildi. Ermeni ve Rus kuvvetleri silahsız sivil halkı; genç çocuk, yaşlı, kadın demeden kurşunladı, vahşice işkencelerle katledildi.613 şehit verildi. Binlerce yaralı… Bir milyondan fazla Azarbeycanlı Karabağ’ı terk etti. Çok sayıda ibadethane, tarihi cami, köprü ve müze yerle bir edildi.

1993’te BM Genel Kurulu, “Ermenistan’ın uluslar arası hukuk kurallarını ihlal eden saldırgan ve yayılmacı tutumunu kınayan” karar aldı.

BM Güvenlik Konseyi 822 sayılı kararı ile “Ermenitan’ın, işgal ettiği Azerbaycan topraklarını derhal terk etmesini” istedi.1994’de Azerbaycan Meclisi,25 Şubat’ı “SOYKIRIM GÜNÜ” ilan etti.

HOCALI’da vahşetin dehşetini yaşayan Beyrutlu Ermeni gazetecisi Daud Khayriyan gördüklerini, “Haçın Hatırı İçin” isimli kitabında şöyle yazdı: “Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalının 1 Km batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri Türk’ün ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir KIZ ÇOCUĞU gördüm. Başından ve elinden yaralı idi. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üzerine fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şusa’ya döndüm. Onlar  “HAÇ’IN HATIRI İÇİN” savaşa devam ettiler.

Mecliste benim çalıştığım komisyonda biz dedik ki gelin: Kerkük’teki, Suriye’deki ve Azerbaycan Karabağ’da ezilen Türkler için bir komisyon kuralım ve komisyon, bunların yapacağı çalışmaları bir rapor haline getirsinler dedik.

Tarım Bakanı Mehdi Eker ne dedi biliyor musunuz? “Şimdi zamanımız yok, Senagal’le yapacağımız tarım anlaşması var. Onu görüşeceğiz.”dedi. Biz şaştık kaldık.”

                          ***                                                            ***

AKP’nin Hocalı katliamına bakışı işte bu… Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sarkisyan’nın Ermenistan Devlet başkanlığına tekrar seçilmesini tebrik etti. Daha hiçbir ülkenin devlet başkanı kutlama yapmadan bizimki kutladı. Acelen neydi senin be kardeşim! Azerbaycan halkı ayağa kalktı. Türkiye’yi protesto ettiler. Hiç kimse Azerbaycan ile Türkiye’nin arasını açamayacaktır.

Bursa’da Azerbaycan maçı varken Azerbaycan bayrakları toplatılmış çöp kutularına atılmıştı. Ermenistan’a Abdullah Gül maç seyretmeye gitmiş ve büyük tepki almıştı. Anayasayı değiştirmeden şimdiden işletmelerin isimlerinin başındaki TC (Türkiye Cumhuriyeti)’yi kaldırmaya başladılar.

İstanbul Bahçelievler Ziraat Bankası Şubesinin levhasındaki T.C

PTT BANK levhasındaki TC

Başbakan artık, Türk bayrağı yerine Türkiye bayrağı adını kullanmaya başladı. Bunlar yangından mal kaçırır gibi hareket ediyorlar.

Türk Milliyetçiliğinin ayaklar altına alındığı bir ülkede daha ne söylenmesi gerekirdi. Bundan daha ağır bir hakaret olur mu?”

Allah sonumuzu hayreylesin!