İnsan Onuruna Darbe -28 ŞUBAT-

26 Şubat 1992 tarihi Hocalı Katliamı ile nasıl içimizde onulmaz yaralar açılmışsa; 28 Şubat Post-Modern darbesi de Türk Milletinin yüreğinde derin yaralar açmıştır.

         Hocalı Katliamı, hiç şüphesiz büyük bir insanlık dramıdır. O günleri hatırladıkça, yüreğim titriyor. Azeri kardeşlerimizi hunharca katleden Ermeni katillerinin tarih içindeki değişmeyecek yüzünün, bir kez daha ortaya çıkması bakımında ibretlik değil;  Ermeni Vampirlere karşı daima tetikte olunması gereken acı bir ders olarak görmek gerekir.  

         Ermeniler, dün ne yapmışsalar, bugün de ellerine fırsat geçse aynı şeyi yapacak kadar katil ruhludurlar. Tarihteki masum insanların kanları yüzlerine bulaşmış bir güruhun, iflah olması kolay kolay mümkün değildir. Bundan sonra da Ermeniler aynı şirretlik ve insanlıktan yoksun davranışları sergilemekten geri kalmayacaklardır.

Bence Hocalı Katliamı ve Ermenileri tarih içinde yaptığı katliamları ağlayarak, sızlayarak anmak yerine; yarın yeni bir Ermeni katliamından insanlarımızı ve insanlığı nasıl kurtarmalıyız, onun düşünmek tedbirlerini almak için çareler düşünsek daha iyi yapmış oluruz.

28 Şubat hakkında söylenecek çok şey var. O gün Sincan’da tankları yürüttürenler aslında Türk Milletinin onurunu çiğnemişlerdir. Bir avuç postallı sergerdenin koca bir ordu adına ortaya çıktığı bu darbenin, asıl hedefini ve hiç çekinmeden söylemliyiz.

Bu darbe; ülkemizde “Yükselen Muhafazakâr Anlayışın Kökünü” ne pahasına olursa olsun kazımak için yapılmıştır. Bir başka ifade ile Müslümanlara, hatta daha ileri gideyim İslâm’a karşı yapılmıştır.

         Kendi milletine, kendi halkına, kendi insanına bu kadar düşman, bu kadar hırs ve kin dolu bir ordu mensubu düşünebiliyor musunuz?

Düşünmeye gerek var mı? Hep birlikte yaşadık. Yıllar boyu İsrail’in kapı bekçiliğini yapmış bir anlayışın çelikleşmiş bir görüntüsünde başka nedir bu davranış biçimi?

Evet, ne yazık ki, ABD ve batının iş birlikçileri, Orta Doğuda İsrail ayakta kalsın diye; bizi masum Filistinlilerin kanlarını içenleri desteklemek durumuna düşürmüşlerdir.

Yahudi zihniyetinin misyonerliğini asırlardır bir gizli teşkilat gibi adım adım yürüten Masonlar, ülkemizi yönetenleri kıskaçlarına almaktan geri kalmamışlardır.

Bu kıskaç da, bu ülkedeki pek çok güç sahibi kişinin Mason yüzünü göstermeden derinden derine; Müslümanlara kin ve nefret besleyen bir zümrenin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

28 Şubat ve ondan önce yapılan ihtilaller, ihtilal çığırtkanlıları; Türk Milletine karşı yapılan darbeler “Bizimkiler” diyerek; kendilerinden biri kabul ettikleri Amerika ve Amerikan uşaklarının Türk Milletinin Onuruna vurdukları en büyük darbelerden biridir.

Çünkü bu darbe üniversitelerden kamu kurumlarına, fabrikalardan sokakta çalışan işçilere varınca kadar tabanı sallamış; mağdurlarının sayısı milyonları bulan bir darbe girişimidir.

Şimdi bu darbe ve darbecilere sahip çıkanların da; en az onlar kadar Türk Milletinin onura hakaret ettikleri asla unutulmasın.

Tarihte yapılan hiçbir kötülük kimsenin yanına kâr kalmamıştır. Zulüm ile payidar olunmaz.

Mazlumların ve masumların çektiği çilelerin, yüreklerinden çıkan feryatların acısı; 28 Şubat ve onun şakşakçılardan çıkmaya başlamıştır. Bundan sonra da çıkmaya devam edecektir.         

 

                                                               MEHMET EMİN ULU