TEMEL ÇÖZÜM

ABD, Irak’ta bataklığa saplanınca, asırlarca Ortadoğu’da huzuru sağlayan Türk’lerden yardım almaya karar vermiş.

Amerikan askerleri, Temel’i bulup generallerinin karşısına çıkarmışlar. Temel, çözüm yolu göstermek için kova, ip ve dinamite ihtiyacım var demiş. İstedikleri getirilmiş.

Temel kovanın üzerine demokrasi yazmış. Dinamiti kovaya koymuş ve iple sokağa sarkıtmış. Halk kovanın başına üşüşünce, dinamit patlamış.

Temel generale dönmüş:

“Bu sizin çözümünüz. Gördüğünüz gibi insanlar artık bu gürültüye kanmıyorlar. Demokrasi gürültüsü Irak’a girerken işinize yaradı. Buradan, bu gürültüyle çıkamazsınız.” Demiş.

ABD ve müttefikleri Irak’ta Saddam’ı devirip, Irak’a demokrasi getireceklerdi; Burada bir milyondan fazla insanın ölümüne ve buna yakın insanın göç etmesine sebep oldu. Demokrasi geldi mi, hayır! Ne geldi? Kaos ortamı! Her gün 40–50 kişinin öldürüldüğü iki parçalı bir ülke meydana getirildi.

Demokrasi, Temel’in dediği gibi ABD’nin işine yaradı. Irak’ın petrolüne el koydu. Kendi şirketleri işletmeye başladı. Güneyimizde bizimkilerin gayretleriyle “KÜRDİSTAN”ı kurdurdu. Ve eş başkanımız görevini yaptı. Türkiye’ye milyonlarca dolar kaybettirdi. PKK palazlandı. Binlerce asker ve sivil vatandaşımız şehit edildi.

ABD, Kuzey Afrika’ya da demokrasi getirmesi gerekiyordu. Ne yaptı? Türkiye’yi de yanına alarak NATO’nun kara kuvvetleri karargâhını İzmir’e taşıdı. Bir Haçlı ordusu olan NATO kuvvetleri ile LİBYA’yı günlerce bombaladılar. Kaddafi’yi devirerek oraya da binlerce insanın ölmesi sonucu sözde DEMOKRASİ getirdiler. Müslüman’ı Müslüman’a kırdırdılar.

Kârlı kim çıktı, ABD ve Fransa… Kaddafi’nin millileştirdiği petrole Fransa el koydu. Türkiye müttehitlerinin alacağı 20 milyar doları alamadı. Bu gün Libya da Irak gibi karışıklık içerisinde her gün onlarca insan katlediliyor.

            Tunus’a da demokrasi getirdiler. Orada da aynı senaryo oynandı. Binlerce ölü ve göz yaşı… Kim karlı çıktı,ABD...Madenlerine ve doğal kaynaklarına el konuldu. Bir kukla da oraya getirildi.

ABD, Mısır’da Hüsnü Mübarek hükümetini, yıllarca önce kurdurduğu Müslüman Kardeşler örgütü sayesinde devirerek Mısır’a DEMOKRASİ getirdi. Kendi yetiştirdiği kukla “ Mürsi”yi şaibeli bir seçimle devlet başkanı seçtirdi. Bu gün Mısır’da kan gövdeyi götürüyor. Kim kârlı çıktı, ABD… Kaybeden Mısır halkı oldu.

Büyük Ortadoğu projesinin Kuzey Afrika ayağı tamamlanmış oldu. Mezopotamya kısmına geldi. Irak halledildi. Suriye ayağına gelindi. Onu halletme görevi de Türkiye’ye verildi.

Türkiye, Suriye ilişkileri çok iyi gidiyordu. Günde Türkiye’den yaklaşık 1000 otobüs insan turist olarak Suriye’ye gidiyordu. Çünkü: vize kalkmıştı ve Suriye’den de Türkiye’ye gelen insan sayısı gün geçtikçe artıyordu. Bakanlar kurulu toplantıları orada yapılıyor. Aile çay sohbetleri orada yapılıyor. Abdullah Gül ile Başbakanın posterleri Suriye caddeleri bilboardlarında boy gösteriyordu. Düğün davetiyeleri devlet uçağı ile gönderiliyor, iki ülke arasından su sızmıyordu. İki ülke arasında ticaret büyük ölçüde artmıştı.

            İşler kısa süre içerisinde birden değişiverdi. Her şey ters yüz oldu. Dostluklar bitti. Uluslar arası ilişkiler bozuldu. Başbakan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Katar, Suudi Arabistan ve Arap ülkelerini de yanına alarak Suriye’yi karıştırmak ve Esad rejimini yıkmak için işbirliği içine girdiler. Ne kadar ayrılıkçı sol, marksist, islâmcı geçinen örgütler varsa Suriye’ye yönlendirildi. Libya, Tunus, Mısır, Ürdün ve Irak’ta tecrübe kazanmış örgüt elemanları buraya yerleştirildi. Sözde Özgür Suriye ordusu kuruldu. Suriye’de 1000 yıllık cami, külliye, köprü ve o güzelim taştan yapılmış tarihi hanlar onarılmayacak derecede yıkıldı. Her gün yüzlerce müslüman’ın katledildiği bir ülke haline getirildi.12–13 yaşındaki kız çocukları para karşılığında satılmaya, tecavüzler ve insanlara işkenceler artmaya başladı.

             200 bin insan Türkiye’ye göç etti. Türkiye bu göçmenlere 800 milyon TL para harcadı. Burada kim ne kazandı? İsrail ve ABD... İsrail’in önü açıldı. Suriye KÜRDİSTAN’ı kuruldu. PKK oraya yerleşti. Türkiye komşuları ile sorunlu hale getirildi. ABD, büyük Ortadoğu projesinin Suriye ayağını da böylece Türkiye sayesinde gerçekleştirmiş oldu.

            Afganistan, Tunus, Libya, Mısır, Irak ve Suriye’ye DEMOKRASİ mi geldi? Hayır! Tecavüz, yıkım, ölüm ve gözyaşı… Bu ülkelerin hepsi müslüman... Ne diyelim! Allah müslümanlara akıl ve şuur versin.