Kaybettiğimiz değerlerin unutulmaması...

Hayatımın unutulmaz anlarını yaşıyorum. Eylül 2012 de Akçağ yayınlarından çıkan ve ülke sınırları içinde ve dışında bilinen, aranılan kim bilir beklenen kitap Har-ı Bülbül ile birlikte güzel günler yaşıyorum.

         Yazılı ve görsel basın ilgi gösteriyor. Tatlı bir yorgunluk yaşıyor olmanın güzelliğini ve mutluluğumu dostlarımla da paylaşıyorum.

         İstanbul Büyükşehir Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Müdürlüğü kaybettiğimiz değerlerin unutulmaması, minnetle yad edilmesi, yaşayan değerlerimizin kıymetlerinin bilinmesi için programlarına devam etmektedir. Şubat ayı programında, vatan şairi ve yazar Orhan Şaik Gökyay tanıtılıyor. Birçok eseri bulunan çınarımızı; yakınları, şair, yazarlar ve sevenleri çeşitli yönleriyle tanıtıyoruz.

         Program iki saat sürüyor.  Programı edebiyat dünyamızın yakından tanıdığı, bu tür programları televizyon ve salonlarda yıllardır başarıyla yapan Fazlı Karaman beyi tebrik ediyorum. 27 Şubat 2013 çarşamba günü akşamı 19.30 da Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde önce; Boğaziçi Üniversitesinden öğrencisi Prof.Dr. Günay Kut; hocayı anlattı. Anlatım sadeliğindeki duruluk dikkati de beraberinde getirdi. Hocanın bilmediğimiz alanlarında bilgiye ulaştırdı. Zevkle dinledik. Aysen Akdemir’in aileden olduğunu herkes bilir. Hocayla komşu olmak, kardeş aile olmak ne güzel bir kazanımdır.                Aysen Akdemir anlatıyor, anlattıkça hocanın özel hayatıyla ilgili bilgilere ulaşıyoruz.

         Fazlı Karaman Bey programı sunuyor, bilgi ve birikimleri ile yaptığı hazırlığı dinleyicilerle paylaşıyor. Konuşmacılar ve hoca ile ilgili güzel değerlendirmeler ve bilgiler aktarıyor.

         Bestami Yazgan yılların derinliğinde sürekli beraber olduğumuz halen Kümbet Altında Dergisi yayın kurulu üyesi ve yazarıdır. Çağın Yunus’u, Karacaoğlan’ı bir derviş yürek, gönül dostu. “Bu Vatan Kimin” şiirini kıta kıta açıklıyor. Açıklama sürdükçe duygu alıyor ve salona veriyor, alkışla da destekleniyor.

        16 Temmuz 1902’de İnebolu’da doğan ve 2 Aralık 1994 yılında İstanbul’da hayata gözlerini yuman hoca, uzun yıllar öğretmenlik yapmış; şair, tenkit yazıları ve araştırmalarıyla dikkatleri üzerinde toplamış bir yazar ve bilim adamımızdır. Bizim nesil “ Bu Vatan Kimin” şiirini mutlaka bilir. Yeni nesilde hocayı tanımalı ve onun bıraktığı yüzde yüz yerli ve milli olan sevdaları bünyesinde toplamalıdır.

        Hani; “her taşı yakut olan bu vatan” diyordu ya… İşte bizim nesil, bu toprağın her zerresinin yakut değerinde, hatta ondan da üstün olduğu inancını yüreklerinde duyabilmiş ise, bunu önce ona, sonrada onun gibi duyup düşünenlere borçludur. O duyurdu, onlar öğretti bunu bize. Bizde bizden sonraki nesillere aktarmak ve sevdirmekle sorumluyuz.

         2012 yılı Orhan Şaik Gökyay Şiir ödülünü Akçağ yayınlarından çıkan Har-ı Bülbül adlı şiir kitabımla almam nedeniyle duygularımı ve genel bilgilerimi aktarıyorum.

İlk ezberlediğim şiirlerden biri olan “ Bu Vatan Kimin” şiiri anılarımı hatırlatıyor, Har-ı Bülbül şiirimi okuyan Fazlı Karaman beyi selamlıyor, Türkçe Sevdalıları Başkanı Uğur Kılıç’ın şahsında Türk gençliğine ithaf ettiğim “Delitay” şiirimi okuyorum.

        Son günlerde içerimde sesli sessiz bir akıntı bu şiirin besteleneceğini söylüyor