Nasreddin Hoca’yı Anlamak

Nasreddin Hoca ismini duymayan yoktur. Hiçbir şey bilinmiyorsa bile bu isimle birlikte akla gelen birkaç fıkra vardır. Çağrışım olarak Nasreddin Hoca, eğer konuyla ilgili derinlemesine bir çalışma yapılmamışsa; bir köyde yaşayan, hayatını gülmece ve güldürmece ile geçiren, karısı ve eşeğiyle iyi geçinemeyen, insanları güldürürken düşündüren bir kişidir.

Bizde güldüren insan pek hoş karşılanmaz. Gülünür geçilir ama ciddiye alma noktasında işi güldürmek olduğu için kişinin sözüne pek de itibar edilmez. Nasreddin Hoca, genelde sadece insanları güldüren, herhangi bir işle meşgul olmayan bir kişi olarak görüldüğü için onun hayatını bilmeyenler nazarında uyanık bir kişilik olarak bilinmesinin ötesine geçilmez.

Onun ilk hocası babasıdır. Medreselerde eğitim görmüş, devrin önemli din alimlerinden dersler almış, uzun yıllar medreseye devam etmiş, kadılık yapmış olan Nasreddin Hoca, 1230lu yılların Anadolu’sunda yaşamını sürdürmüş, aynı zamanda medreselerde dersler vermiş bir müderristir.

Nasreddin Hoca hakkında hazırlanmış birçok akademik çalışma vardır. Derinlikli araştırmalar içeren, özellikle onun yaşadığı yer ve dönem üzerinde yoğunlaşan bu çalışmalar hocayı hakkıyla tanımak için önemlidir. Bir de edebiyat adamlarımızın Nasreddin Hoca ile ilgili çalışmaları vardır. Bu çalışmalar da genelde hocanın doğru tanıtılması üzerine kurulmuş önemli eserlerdir.

Nasreddin Hoca ile ilgili hazırlanmış önemli çalışmalar arasında; Ahmet Efe, Mustafa Özçelik, Şaban Abak ve Mehmet Aycı’nın çalışmaları sayılabilir. Bunların tümü, hocayı daha doğru tanıtmak, halk nazarındaki Nasreddin Hoca çizgisini daha doğru bir noktaya çekme gayretidir.

Şaban Abak’ın Tarifi Bende adlı kitabı hocanın hayatı, fıkraları ve yaşadığı dönemi anlatan bir kaynak kitaptır. Şabana Abak kitabında Bir İslam Aydını Nasreddin Hoca’yı anlatıyor.

Mehmet Aycı’nın Nasreddin Hoca kitabı, hocayı hoca olarak tanıtmayı amaçlayan bir kitaptır. Hocanın eğlenceli yüzünü de alim yüzünü de veren bir çalışmadır.

Mustafa Özçelik’in Nasreddin Hoca kitabı da hocayı en kapsamlı anlatan kitaplar arasındadır. Özçelik, hocanın hafife alınmaması gerektiğini vurgular ve "Nasreddin Hoca'yı Mevlana ve Yunus Emre'den ayırmak mümkün değil" der.

Bunların arasında Ahmet Efe’nin 2004 baskılı Eskişehir Odunpazarı Belediyesi Kültür Yayınları arasından çıkan “Dünya’yı Güldüren ve Düşündüren Adam Nasreddin Hoca” kitabı, özenli baskısıyla, içeriğiyle dikkat çekmektedir. Daha sonra başka yayınevlerinde de baskısı yapılan bu kitabın Odunpazarı Belediyesi’nin hazırlamış olduğu baskısı en dikkat çekici olanıdır.

Ahmet Efe’nin kitabı Nasreddin Hoca’nın yirmi dört fıkrasına yer veriyor. Kitabın başında Kenan Çağan’ın, hocanın hayatını naklettiği bölüm, tarihi dayanakları olan önemli bir biyografi çalışması olmuş.

Kitaptaki fıkralar Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak yer alıyor. Hocanın tanıtılması noktasında önemli bir farkındalık arz eden bu tercih, kitabı daha da dikkate değer kılmaktadır.

Kitapta fıkralarla ilişkili olarak minyatür çalışmaları da geniş yer tutuyor. Özenle hazırlanmış, geleneksel motiflerin kullanıldığı minyatürler Ahmet Efe’ye ait. Kuşe kâğıda basılmış bu kitapta minyatürler görsel bir zenginlik sunuyor.

Hoca Nasreddin’i bu toprakların bir değeri olarak bilip doğru olarak tanımak için elimizdeki sayısız kaynakları iyi değerlendirmek gerek. Hoca’ya atfedilen her fıkranın da ona ait olmadığını bilmemiz gerekiyor. Örneğin dilden dile dolaşan ve hocanın en meşhur fıkraları arasında bulunan Hoca ve Timur olayının tarihte yeri olmadığını bilmemiz gerekiyor. Çünkü hoca ile Timur’un yaşadıkları dönem birbirinden çok farklı zamanlara denk gelmektedir. Tarihi dayanağı olan, doğru kaynaklarla hazırlanmış çalışmaları takip etmek zihin karışıklığını ortadan kaldıracağı için oldukça önemli bir ayrıntıdır.