AKİL ADAMLAR VE DAMAT FERİT’İN HEYET-İ NASİHA’SI

                     İmralı canisi ve kırk bin kişinin katili Abdulah Öcalan tarafından icat edilen ve üyeleri başbakan tarafından seçilen, finansmanı ABD tarafından desteklenen SOROS, TESEV ve Mazlum-Der yöneticileri, eski marksistler ve  “hepimiz Hırant’ız, hepimiz Ermeni’yiz” diyenler ile “Türk Bayrağı milletin bayrağı değil, devletin bayrağı olur ve bayrakta da renkler önemli değildir.”diyen gafil kişilerden meydana gelmiş akil adamlar grubu oluşturulmuştur. Başbakan nihayet bu akiller grubunu açıkladı. Seçilen 63 kişi,9’ar kişilik gruplar halinde 7 bölgeye dağılıp çözüm süreci hakkında Türk halkını ikna edeceklerdir.               

                    Arslan Bulut, Yeniçağ’daki köşesinde:

                   “Aralarında SOROS’un paralarıyla Türkiye’de psikolojik operasyon yapan, liseler için uydurma tarih kitapları yazdırarak Türk çocuğuna milliyetsizlik bilinci vermeye çalışan da var.” Anayasa’dan Türklüğü çıkarmaya çalışanlar, Türk Bayrağının milletin bayrağı olmayacağı ve devlet bayrağı olacağını söyleyen zavallılar ile eski ve yeni kürtçüler de var.Seçilen kişilere bakınca bu heyetin hangi amaçlar için kurulduğu iyi anlaşılıyor.

                   “Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, ‘Bu akil adamlar, ihaneti halka hazmettirme ekibidir.’derken CHP Genel başkan yardımcısı Bülent Tezcan da, “Akil insanlar Komisyonu, tarihteki Heyet-i  Nasiha’ya benziyor” dedi. MHP Genel Başkan Yardımcımsı Haluk Ayhan ise ‘Akil insanlar bebek katili adına mı Başbakan adına mı hareket edecektirler?’diye sordu.

                 Bu arada, terör örgütü PKK ile pazarlık masası kurulmasına tepki gösteren AKP’li vekillerini ikna etmek için de ayrı bir Güneydoğu seferi düzenlendi. Erdoğan’ın talimatı ile 45 AKP’li milletvekili bölgede inceleme yapacak.

                          ***                                                       ***

                 Uluslararası Hukuk hocası Prof.Dr. Hüseyin Pazarcı ise ‘İngilizler İstanbul’u işgal edince, işgale tepki gösterilmemesi için halkı ikna etmek adına o dönemin sadrazamı Damat Ferit, Heyet-i Nasiha diye bir ikna grubu kurmuştu. Bugünkü yaklaşım o çerçevede görünüyor bana’ dedi.

                Gerçekten de Mondros Mütarekesi sonrası İstanbul Hükümeti, işgal güçlerine karşı Anadolu’da başlayan direnişi yatıştırmak amacıyla Heyet-i Nasiha’yı kurmuştu.

                Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın talimatıyla kurulan Heyet-i Nasiha’da Ermeni ve Rumlarda vardı. Şehzade Abadurrahim Efendi başkanlığında Anadolu’ya gönderilmesine karar verilen heyette bahriye nazırı ve ayandan Ali Rıza Paşa, Divan-Harb-i Örfi eski reisi Mahmut Hayrettin, Süleyman Şefik Paşa, Erkan-ı Harbiye mirlivalığından emekli Ali Fevzi, Bursa Müftüsü Ömer Fevzi, Pazarcık eski Müftüsü Halil Fehim, Karahisar eski mebusu Yanko Güvanidis, Dâhiliye Nezareti Memurin-i Kalem Müdürü Ohanes Ferid bulunuyordu.

                  Heyetin, Bursa, İzmir, Antalya, Konya ve Trabzon şehirlerine sıra ile uğradıktan sonra Trabzon’da iki kısma ayrılarak, bir kısmının Karadeniz yolu ile İstanbul’a dönmesi, diğer kısmının da doğu vilayetlerine hareket etmesi planlanmıştı. Heyetin bir amacı da Batı Anadolu’dan Türkleri tasfiye etmeye çalışan Rum çeteleri ve onlara karşı kurulan Türk çetelerini Türk-Rum kardeşliğine ikna etmekti!

                   Heyet, Batı Anadolu’da barışın, ancak şartsız teslim ve düşmanı kızdırmamakla sağlanacağına dair propaganda yapmıştı.

                   Heyet, Balıkesir, Bursa, Manisa, Uşak, Konya gibi yerlerde kısmen başarılı olduysa da Erzurum ve Sivas Kongreleri’nden sonra etkisini tamamen kaybetti.

                  Padişah bu heyetler sayesinde Rum azınlıkların yeniden “Sadık Osmanlılar” haline sokulabileceğini zannediyordu.5 Nisan 1919’da İstanbul’da İngiliz temsilcisi Webb’i ziyaret eden Damat Ferit, Anadolu’ya gönderilecek heyetlere İngiliz subaylarının da katılmasını istemiş, Webb, bunun imkânsız olduğunu söylemişti.

                 Şimdi Tayyip Erdoğan’ın Heyet-Nasihası’nda, Ermeni olduğu bilinen sadece bir kişi var. Fakat heyette yer alanların bir kısmı, Türkiye’nin Ermenistan’dan soykırım için özür dilemesini, tazminat vermesini isteyenlerden seçilmiş… Zaten Tayyip Erdoğan ve Ömer Çelik, gerek tehcirde giden Ermenilerin, gerekse mübadelede giden Rumların torunlarını Anadolu’ya yerleşmeye çağırdığına göre heyetin rolü, Ermeni ve Rum göçmenlerine direnmeyecek bir Anadolu ortamı sağlamak gibi görünüyor. Tabi açıklamalarda böyle bir niyet belirtilmiyor. Ben, heyetin rolünün fiilen ne olacağını söylüyorum.”