ATATÜRK’Ü ANLAMAK VE ANMAK

İki gün önce 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını kutladık.

            Bu güzel bayram, ancak Atamız’ın izinden giderek, onun İlke ve Devrimlerini benimseyip uygulayarak, kurmuş olduğu Cumhuriyetin bütün kurallarına sahip çıkarak değer kazanacaktır. Onun ruhunu şad etmek için, Cumhuriyeti, İlke ve Devrimlerini dünya var oldukça, sonsuza kadar yaşatmalıyız.

            Ulu Önder Atatürk yedi yaşında iken babası vefat etti. O dayısının yanında yetim büyüdü. Annesi Zübeyde hanım ona hem mükemmel annelik ve hem de babalık yaptı. Onu çok iyi yetiştirdi.

            Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, kısa bir müddet işsiz kaldı. Tutuklandı, hapse atıldı. Daha sonra birkaç defa uzak diyarlara sürgüne gönderildi. Çok sevdiği askerlikten alındı. Bu nedenle ordudan istifa etmek zorunda kaldı ve sivil hayata döndü. İdama çarptırıldı.

            Çanakkale Savaşı’nda düşmanla savaşırken, Conk Bayırı’nda göğsüne şarapnel geldi. Babasından hatıra kalan saati parçalandı ve ölümden döndü. Onu Yüce Allah korudu ve Asil Türk Milletine bağışladı.

            Ülkemizi düşman çizmesinin altında ezilmekten ve köle olmaktan kurtarmak için, Türk Milletinin namusunu korumak adına, Kurtuluş Savaşı’nda cephede karların üstünde yattı, savaş meydanlarında hastalandı.

            Daha sonra Latife hanımla evlendi. Yürümedi ve sonunda ayrıldı. Çocuğu olmadı.

            Cumhuriyeti ilan edeceği zaman ve saltanatın kaldırılması döneminde ve halifeliğin kaldırılmasında, en yakın çalışma arkadaşlarından bazıları ve bazı milletvekilleri karşı çıktılar. Ama o kesin kararlı idi. Her türlü önlemi de almıştı. Ne pahasına olursa olsun bu yasaları hayata geçirecekti. Çok sıkıntılar yaşadı, yılmadı, mücadele etti ve sonunda başardı. Bu yasaları gerçekleştirdi, Cumhuriyeti ilan etti.

            Onun da bazı düşmanları vardı. Ona bir çok suikastler yapıldı. Her defasında Yüce Allah onu korudu ve kurtuldu.

            Başına gelen felaketlerden yılmadı. Direndi, hiçbir zaman teslim olmadı. Kısacık ömründe çok çileler çekti. Mücadeleci ruhu hiç durulmadı. Rahat yaşamayı düşünmedi hiç. O sadece canını adadığı ülkesi için çalıştı. Korkmadı, kelle koltukta yaşadı.

            Atamız, hayatı boyunca hiçbir zaman kendi menfaatini düşünmeyen bir önderdir. O sadece halkı için çalışan, savaşan ve kendisini milletine adayan cesur bir askerdir. O bir dahi ve de eşsiz bir liderdir. O bizim Milli Kahramanımızdır.

            O, vatanına aşık bir askerdi. Kazandığı zaferler dillere destan oldu. Atamız, bu cennet vatanı bizlere hediye etti.

            O, Türk Ulusu’nun cehaletten kurtulması, batıl ve hürafelerden arınması, çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkması, kalkınması ve sanayileşmesi, bağımsız ve onurlu yaşaması, refaha ulaşması, medeniyet camiasında önde olması, kültürlü ve vatansever bir gençlik yetişmesi, bilim ve teknolojide ileri gitmesi için çok mücadele etti ve bir çok devrimleri hayata geçirdi. Bu devrimler sonsuza dek yaşayacaktır.

            O yetimin yaptıklarının bir kısmını yukarda anlatmaya çalıştım. Onun, yokluklar, imkansızlıklar ve güçlükler, engeller ve sıkıntılar içinde mücadelesi ve yaptıkları, ülkemizi yöneten tüm yöneticilere örnek olmalıdır.

            76 milyonluk bir nüfusu olan ülkemizde, çocuklarımıza, Türk Gençliğine ve tüm ulusa Atatürk’ü anlatmalıyız. Onun hayatını ve yaptıklarını beyinlere nakşetmeliyiz, onu anlamaya çalışmalıyız ve daima anmalıyız.

            Bugüne kadar cihana böyle bir yürek gelmedi. O yetimin yaptıklarını düşünerek, bıraktığı hediyenin kıymetini bilmeliyiz. Tüm ulus hep birlikte elele onun izinden yürümeliyiz.

            Asil gençler! Hiçbir zaman engellerden korkmayın! Vatan hainlerini iyi takip edip aranızda barındırmayın! Ülkemizin güçlenmesini ve kalkınmasını istemeyen düşmanlarını tanıyın ve iyi analiz ederek, uyanık olunuz ve her türlü önlemi alınız!

            Bu asil millet sonsuza dek bağımsız, hür ve çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarak yaşayacaktır. Bu konuda en küçük bir endişeye kapılmayın!

            Atatürk’ün anısına yazmış olduğum şiirimi aşağıda takdim ediyorum.

            Hoşça kalınız…

ATATÜRK’Ü ANLAMAK

            -Asil Türk Gençliğine Armağanımdır-

 

            Yedi yaşında iken babası öldü,

            Dayısının yanında yetim büyüdü

            Annesi ona hem babalık yaptı,

            O, Yüce Türk Ulusu’na bir ödüldü.

 

            Asil milletine kendini adadı,

            Tutuklandı, hapse atıldı, yılmadı,

            Sürüldü hep çok uzak diyarlara,

            Gün oldu, kısa dönem işsiz kaldı.

 

            Cephelerde savaşırken hastalandı,

            Ve böbreklerinden rahatsızlandı,

            Göğsünden vuruldu Conk Bayırı’nda,

            Saati parçalandı, ölümden döndü.

 

            Çok sevdiği askerlikten alındı,

            Ve sonunda idama çarptırıldı,

            Canını adadığı ülkesi için,

            Korkmadı, kelle koltukta yaşadı.

 

            Latife hanımla evlilik yaptı,

            Çocuğu olmadı, yürümedi, boşandı,

            Rahat yaşamayı düşünmedi hiç,

            O sadece ülkesi için çalıştı.

 

Onun da bazı düşmanları vardı,

            Ona bir çok suikastler yapıldı,

            Yüce Allah her zaman korudu onu,

            O, bu cennet vatanı bize hediye etti.

           

 

            Başına gelen felaketlerden yılmadı,

            Direndi, hiçbir zaman teslim olmadı,

            Mücadeleci ruhu hiç durulmadı,

            O, ebedi Milli Kahramanımız’dır

 

            O, hep vatanına aşık bir asker,

            Kısa ömründe çektiği çileler,

            Dillere destan kazandığı zaferler,

            Sonsuza dektir, getirdiği devrimler.,

 

            Ülkesi için savaşırken yorgun düştü,

            Milletinin namusunu kurtardı,

            Ve karaciğerinden hastalandı,

            Aramızdan ayrılırken, tüm milleti ağlattı,

 

            Cihana gelmedi böyle bir yürek,

            O yetimin yaptıklarını düşünerek,

            Bıraktığı hediyenin kıymetini bilerek,

            Hep birlikte yürüyelim izinden.

 

            Asil gençler! Korkmayın engellerden!

            Hiç korkmayın vatan hainlerinden!

            Ülkemizin düşmanlarından korkmayın!

            Hiçbir zaman korkmayın doğrulardan!

 

            19.05.2013 Tokat

            Hamdi ERTÜRK