Tokat tarihine yürüdü

“Evrende iki büyük yol vardır:

Gökyüzünde Samanyolu,

Yer yüzünde İpek Yolu.”

Özbek Atasözü

Vali, Belediye Başkanı, Rektör, Akademisyenler

Tokat Halkı ve Öğrenciler İpek Yolu yürüyüşünde bir araya geldi.

G.O.P Üniversitesi’nin bu yıl ilkini düzenlediği ve geleneksel hale getireceği “Tokat İpek YoluYürüyüşü” gerçekleşti. 

Tokat Valisi, Belediye Başkanı ve G.O.P Üniversitesi RektörüProf. Dr. Mustafa Şahinöncülüğünde; değişik kurumların destekleriyle yapılan doğa yürüyüşünde yönetici, personel, öğrenci ve halktan oluşan yaklaşık 500 kişilik vatandaş, Tokat İpek Yolu Doğa Yürüyüşü'nde bir araya geldi.

İlki olmasına rağmen ilgi ve alakanın yüksek olması ilerisi için umut verici oldu. Ümidimiz odur ki küçük aksaklıkların giderilip, daha profesyonel bir anlayış ve biraz daha çeşitlendirildiğinde katılım da artacak, geleneksel hale de gelecektir. Bu durum Tokat’ın tanıtımı için de iyi bir aktivite olacak.

 “Çin ve Hindistan’dan başlayıp Anadolu’ya uzanan ipek yolunun bir ayağı daTokat’ı; Amasya, Samsun ve İstanbul’a bağlamıştır. Doğudaki ülkelerden kıymetli taş, baharat, ipek ve ipekli kumaş gibi zenginlikler Tokat ve ülkemizin bazı kentlerindeki güzergâhından geçerek batı ülkelerine gidiyordu. Aynı zamanda Tokat’ın el sanatları ürünleri de bu yolla ülkenin her tarafına ihraç edildi.

Tarihini bilmeyen toplumlar okyanusta pusulası olmayan gemi gibi nereye gideceğini bilemez.Maalesef tarihimizi yeterince bilmiyoruz. Tarih okuyoruz ama ne için okuduğumuzun farkında olamıyoruz ve okunan bu tarih de farkındalık yaratmıyor. Tarih üzerine yapılan araştırmalar araştırma dolaplarından çıkmıyor, donup kalıyor. Bunlar halkla buluşturulamıyor, pratikte kullanılamıyor. Liselerde okutulan tarih ise sadece 2 saatlik sınavda kullanılmak için ezberleniyor. Ben tarihin zevkini televizyon programlarındaki anlatımıyla Prof. Dr. Mehmet Çelik hocamdan alıyorum. Allah O’na uzun ömürler versin. Her Türk vatandaşının (özellikle tarih hocalarının) Prof. Dr. Mehmet Çelik hocayı izlemelerini tavsiye ediyorum.

Evet, üniversiteler halka açılmak zorundadır. Ziraat fakülteleri çiftçiye öncülük etmeli, bilgi birikimlerini halka aktarmalı.

Tarih bölümleri gerçek tarihi halka anlatmalı ve vatandaşlara tarih şuuru aşılayıp tarihini seven bir gençlik yetiştirmeli.

Dil bilimciler, edebiyat fakülteleri dilimize sahip çıkmalı, güzel Türkçenin halka anlatılmasını sağlamalı; dilimizi istilalardan, yok oluştan kurtarmalıdır.

Sanatçılarımız, bu milletin gerçek sanatını öğrenmeli; halka açılarak, bu milletin binlerce yıldan beri ürettiği sanatı halka sevdirmeli.

Tokatta gerçekleştirilen bu yürüyüş, tarihimizin gençlere tanıtımı açısından önemlidir. Atalarının hangi koşullarda yaşadıklarını öğrenmeleri, medeniyete katkılarını, oluşturdukları kültürü tanımaları çok önemlidir. Bu kendilerine güven verir, sahiplenme duygularını geliştirir.

Tokat, turizm pastasından –özellikle kültür turizmi- yeterli payı alamıyor. “Damlaya damlaya göl olur” misali bu tür etkinlikler Tokat’ın tanıtımında, turist sayısının artmasında göz ardı edilecek şeyler değildir. Dolayısıyla her proje önemlidir. Yeter ki benimsensin ve tanıtımı yapılsın.

Bakın bu basit görülen faaliyetler bize Tokat’ın nelerini öğretti:

*Tarihi Kral Yolu’nun önemli duraklarından biri olduğunu,

*Osmanlı Tarihi boyunca Samsun-Bağdat arasındaki kuzey-güney, Tebriz-İstanbul, Bursa, İzmir arasındaki doğu-batı anayollarının kesişme noktasında yer aldığını,

*Osmanlıların Anadolu’daki ilk 6 büyük üretim ve ticaret merkezinden biri sayıldığını,

*1708 yılında Anadolu’daki iç gümrük merkezlerinden biri haline getirildiğini,

*Osmanlı ülkesinde bakır metalürjisinin en büyük merkezi olduğunu ve kalhanesinde 1800’lerde 1000’in üzerinde işçi çalıştığını,

*1808’de bakır eşya üretimi yapan 300 dükkânı içinde barındırdığını,

*Değişik zamanlarda açılmış 70’in üzerindeki handa geceleri ortalama 400 ila 600 arasında tüccar ve konuk ağırladığını ve 1700’lerden itibaren pansiyonlarının da bulunduğunu,

*18. yüzyılda yılda 4000 kg. kadar ham ipeği dikiş ipliği, kazaziye, düğme ve ipekli dokumada kullandığını,

* Ürettiği sarı ve mavi maroken derilerin Rumeli’de Eflâk’a kadar geniş bir bölgede alıcılarına aktarıldığını,

*1754-1758 yılları arasında Kırım, Güney Rusya ve Kafkasya taraflarına 500.000 toptan fazla pamuklu ve basma ihraç ettiğini,

*1827’de kentte 1584 dükkân bulunduğunu ve sayısı 70’i aşan iş kolunun nerdeyse önemli bir kısmının kendine ait bir sokakla anıldığını,

*Kervanla Sivas’a 10 saat, Bursa’ya 20 gün uzaklıkta bulunduğunu,

*Valide sultan haslarını içinde barındıran bir şehir özelliğine sahip olduğunu ve “Valide Sultanlar Şehri” unvanını hak eden yerlerden biri olduğunu,

*Macarcada Tokat’ı adının basma kelimesi yerine kullanıldığını,

Tokat kabuğundan sıyrılmak zorundadır.  Doğasının güzelliğini, toprak ürünlerinin zenginliğini, kültürel zenginliklerini piyasaya çıkarmalı ve onları ipek yolunun bereketiyle tekrar pazarlamalıdır. Bu konuda herkesin üzerine görev düşüyor. Yapılacak tek şey bu projelere omuz vermektir. Bu konuda “ipek yolu yürüyüşünde yer almama vesile olan arkadaşımöğretim görevlisi MuratHanilçe’ye vebu etkinliğe katkı sağlayan herkese teşekkür ederim.

İsmet YALÇINKAYA Üzümören Çok Programlı Lise