Türk Donanmasının İlk Deniz Savaşı

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin mağlup olması sonucu 10 Ağustos 1920’de İtilaf Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında Sevr Antlaşması imzalanmıştı. Bu antlaşma ile en son kalan Anadolu toprakları da işgal edilmiş ve küçük bir toprak parçası Türklere bırakılmıştı. İngiliz Devlet Başkanı Churchill’in “Türk’leri Asya bozkırlarına sürmek” ifadesiyle onlara yaşama hakkı bile tanımamışlardı.

Osmanlı Devletini 33 yıl yöneten, toprak kaybettirmeyen, saray ve devlet ricalinde Türkçe konuşmayı şart koşan Abdülhamit büyük bir devlet adamıydı. Yahudiler Teoderze Herze başkanlığında defalarca Abdülhamit’ten Filistin’de toprak istemişlerdi. Cennet Mekân Abdülhamit teklifleri hep geri çevirmişti. Yahudiler; Osmanlının bütün borçlarını ödeyeceklerini söylemelerine rağmen o “Toprak milletin ortak malıdır. Kanla alındı kanla verilir.” ifadesiyle reddetmiştir. Abdülhamit, biri Rum, biri Ermeni, biri Yahudi ve biri de Türk olmak üzere dört kişi tarafından taht’tan indirilmiş ve ondan sonra devlet dağılma sürecine girmiştir.

                                     ***                                          ***

Osmanlı Devletinin Balkanlardan çekilmesiyle Avrupa’da kutuplaşmalar ortaya çıkmış ve aralarında savaşlar başlamıştır. İngiltere, Fransa ve Rusya bir kutupta, Almanya ve Osmanlı devleti ikinci kutupta yer almıştı. Çanakkale’de Osmanlı Devleti 215 bin şehit vererek büyük bir destan yaratmıştı. İtilaf Devletleri de bunun en az iki katı insan kaybetmişti. Deniz ve Kara savaşları ile Çanakkale boğazının geçilemeyeceğini İngiliz ve Fransızlar anladılar ve arkalarına bakarak kaçtılar. AtatürkGeldikleri gibi giderler?” demişti. Ve gittiler. Bir karış toprak vermemek için 215 bin şehit verdik.

                                  ***                                            ***

İngiliz The Guardien Gazetesi, 02.07.2007 tarihli Hürriyet Gazetesi ve çeşitli yayın organlarında; Ege Denizinde Eşek, Bulamaç, Garip ve Koyun adaları olmak üzere 16 adanın Yunanlılara satıldığı haberleri yer almıştı. Bu konuda her hangi bir doyurucu açıklama Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılmadı. Başbakan olsun Dışişleri Bakanı olsun Suriye ve her konuda açıklama yaparken bu adalar konusunu hep es geçiyorlar. Halkın kafasındaki soru işaretinin giderilmesi gerekmez mi? 1998’de yanılmıyorsam Ege Denizinde bir Kardak kayalığı için Yunanistan’la savaşı göze alan Tansu Çiller; sat komandolarını adaya çıkararak adaya Türk bayrağını diktirmişti. Yunan askerleri arkalarına bakarak kaçmışlardı.

                                 ***                                           ***

Tarih’te bu adalar için Türk’ler ile Bizanslılar arasında savaşların yapıldığına şahit oluyoruz. İşte onlardan bir tanesi…

Koyun Adaları Savaşı adıyla tarihe geçen 19 Mayıs 1090 tarihli deniz savaşı Türk donanmasının ilk deniz savaşıdır ve zaferle neticelenmiştir. Malazgirt Zaferinden sadece 20 sene sonra elde edilen bu başarı takdire şayan büyük bir olaydır.

Çaka Bey, 17 çektiri ve 33 yelkeninden oluşan deniz gücü ile 1090 yılının Mayıs ayı başlarında İzmir’den Ege’ye açıldı. İlk olarak Bizans’ın İzmir yolu üzerindeki Midilli Adası’nı zahmetsizce zapt etti. Sakız Adası’na yönelen Çaka Bey bu adayı da fethettikten sonra, keşif kuvvetlerinden Bizans Donanmasının Çandarlı açıklarından güneye doğru ilerlemekte olduğu haberini aldı. Çaka Bey Niketa Kastamonita Komutasındaki Bizans Donanmasını karşılamak üzere hemen harekete geçti. Bundan yaklaşık bin yıl önce, 19 Mayıs 1090 tarihinde öğle üzeri her iki Donanma, Koyun Adaları yakınlarında karşı karşıya geldi.

Harp Filosunu Bizans Donanmasına rampa ederek gemileri birbirine kenetleyen Çaka Bey, imha maksadı güden bir cenge girişti.

Kanlı boğuşma gece yarısına kadar sürmüş, neticede Bizans Donanması’nın kaçıp kurtulabilen beş on teknesi dışında geri kalanların bir kısmı zapt edilmiş, diğerleri batırılmıştır.

Türk’lerin bu ilk Deniz Savaşı Bizans Donanmasının büyük yenilgisi ile sona ermiştir.

Koyun Adaları zaferinden sonra Çaka Bey Bizans’a ait olan Sakız ve Sisam adalarını da ele geçirdi. Böylece Ege Denizi’nin kontrolü tamamen Türk’lerin eline geçti.

İtalyanlar Kurtuluş Savaşı sırasında İtalya’da Türk Büyük elçiliği önünde büyük bir gösteri yaparlar. Antalya’yı almak için konuşmalar yaparlar. Türk Büyük elçisi de büyükelçilik balkonundan eli ile işaret ederek “işte orada, gidin alın” diyerek cevap verir.

Türk tarihinde Vatan toprağını para karşılığı satan hiçbir devlet adamı olmamıştır. Çünkü: Türk Devletleri hep bağımsız olmuştur. Kendi kaderlerini kendileri çizmişler ve kendi kendilerini yıkmışlardır.

Mustafa Kemal Atatürk “Vatanı ve Milleti satan dinden, imandan ve Namus’tan bahsedemez?” der.