19 Mayıs…

Bu yazıyı 19 Mayıs için yazmıştım.

19 Mayıs 1919, bundan 94 yıl önce Türk Ulusu'nun başına çöreklenen musibet. Yokluk, açlık, zülüm ve mazlum Milletlerin esir etmek, köle yapmak, susturmak, sindirmek, kağıt üzerinde hazırladıkları plan, projelerini parasıyla, gücüyle birleştirip olanca hıncını, kinini acımasızca saldıran emperyalistler. Sözüm onlara, Avrupa’nın medeni Milletleri... Kendi çıkar ve menfaatleri karşılığında, bir Milletin canı ve malları.

Bir nesil, onurunu, şerefini, vatanını, bayrağını ve Milletine kalkan elleri kırarak, şehitlik-gazilik ünvanı alarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdular. Başta Mustafa Kemal ve arkadaşları olmak üzere, hiç bir milletin bedel ödemeyeceği biçimde bedel ödediler. Dış güçlere karşı Yurdun bağımsızlığı için savaşırlarken; içerdeki işbirlikçiler de boş durmuyorlardı. Kandırılmış, aldatılmış bir şekilde hainliklerine devam ediyorlardı. Muhaliflerin bazıları mandacılığı, bazıları himayeciliği, bazıları şeriatı, bazıları da başka rejimleri istemekteydiler. Samsun'dan Mustafa Kemal ve arkadaşları bir meşale  yaktılar, bağımsızlık, özgürlük meşalesi. Bunun altında birlik ve beraberliğin, kurtuluşun yolunu aydınlatan aydınlar, yurt sevenler birleşti. Birleşince güç, güç birliği ve maddiyatı, bunların tamamı da başarıyı getirdi. Bunun adı Cumhuriyet’ti.

“Tam bağımsız Türkiye'' parolasıyla yola çıkıldı. Ülkenin düştüğü karanlık halka anlatıldı; Samsun, Havza, Amasya, Tokat, Sivas, Erzurum, Kırşehir, Ankara... mesaj alınmış, 23 Nisan 1920’de T.B.M.M Ankara’da kuruldu. Ülkeyi karanlıklara düşürenler bir kenara çekilerek ''Ülke insanının azmi ve kararlılığı'' başarılara imzasını atacaktı. Halkın birliği beraberliği için mecliste var gücüyle mücadele ederken, bir yandan da cephede mücadele etmek zorundaydı.

19 Mayıs mazlum milletlerine örnek bir mücadeledir.

19 Mayıs bir Ulusun var oluş destanı, dirilişidir. Çaresizliğin çareye dönüşmesidir.

19 Mayıs Cumhuriyetin çelik adımları, Türk Milletinin ilelebet yaşayacağının kararlı mücadelesidir.

19 Mayıs geleceğimize, aydınlığa, bilime, sanata, sevgiye, saygıya, Samsun'dan atılan ilk adımdır.

Barut yüklü bir kamyona çakılan bir kibrittir 19 Mayıs. Türk'ün azmi, kararlılığının zaferinin mücadelecisidir.

Her yıl coşku ve seviyle kutladığımız 19 Mayıs’ı bu yıllarda nedense pek ilgilenmez olduk. Unuttuk mu, unutturuluyor muyuz? Ama halk iyiliği de kötülüğü de unutmaz. Yurdun dört bir yanında  her yıl olduğu gibi bu yıl da barış, kardeşlik ve coşku içinde kutlanacaktır. İstanbul Şişli'de on, on beş katlı binaların üzerleri Türk bayrakları, Atatürk resimleri ve Atatürk'ün güzel sözleriyle donatılmış, her yer gelin gibi süslenmiştir. 19 Mayıs Pazar günü Atatürk'ün evi önünden yürüyüş Mecidiyeköy'e kadar birlik ve beraberliklerini tüm Dünya'ya gösterecekler. Milli duygu heyecanını tek bir yürek, tek bir ses olarak yaşayacaklar. Türk'ün birlik beraberlik, azim ve kararlılığını tüm dost ve düşmana karşı, Dünya'ya duyuracaklardır.

 

Gençlere emanet edilen bu günün anlam ve önemini iyi kavrayıp, ülkesine ve milletine sahip çıkacaklardır. Her Türk bir Atatürk'tür. Türk milletini birlik ve beraberliğini, Dünya insanının kardeşliğiyle buluşturmak, “Yurt'ta sulh, cihanda sulh.'' diyen ulu önder Atatürk ve silah arkadaşlarına  minnet ve şükran duygularımızı sunarım. Sağlık ve sıhhat dolu bir yaşam dileklerimle, nice mutlu 19 Mayıs'lara birlik ve beraberlik dileklerimle...
 
 
 
            SÜLEYMAN ERKAN    18-05-2013 ŞİŞLİ-İSTANBUL..