Hayat denen olay

Hayat akan bir su misali, durmaz yerinde. Duracağı yer denizdir, göldür, barajdır. Diğer haliyle evrende dolaşır durur. Hayatın ucunu bir elinden kaçırdınız mı tutmanız zordur. Bizler gibi yaşayan iki canlıdan bahsetmek isterim sizlere.

Çörek otu ve hamam böceği. Yaşam denen olay, o kadar kolay, tesadüf ve basit bir olay değildir. Yaşam içinde yaşam vardır. Sırlarla dolu, ilginç bilmediğimiz olaylar dizisine müşerref oluruz. Hayvanlar ve bitkiler alemini izlediğimizde hayretlere düşecek nice olaylara  karşılaşırız.

Çörek otu, düğün çiçeğigiller familyasından yaklaşık on dört türü kapsayan bir yıllık bitki cinsi. Yıllık otsu bitkidir. Tohumlarından çoğalır. Kumlu gevşek toprakları sever. Çiçeklenme dönemine kadar su ister. Çiçekten sonra su istemez. Türkiye’nin her bölgesinde ve dünyanın birçok ülkesinde yetişir. İnce küçük siyahlı tanecikler, kapsül içinde tohumları bulunmaktadır. Ana vatanı Doğu Akdeniz ve Güney Avrupa’dır. Birçok türü olmasına rağmen kullanılan türü nigellae satıva'dır. Çöreği otu %21'i protein, % 38'i karbonhidrat % 35'i bitkisel yağlardan oluşur. Nigallon, thymoguinon linoleik asit, oleik asit, palmitik asit, kalsiyum, sodyum, potasyum, demir, çinko, bakır, megnezyum, selenyum, fosfor, A vitamini, B vitamini ve C vitamini içerir.

Çörek otu: Vücudumuzun doğası gereği yağ asitlerini doymamış yağ asitlerini üretemediğinden, bu yağ asitlerini dışarıdan karşılamak zorundadır. Bir gram çörek otu yağı, bir günlük ihtiyacımızı karşılamak için yeterlidir. Çörek otunda bulunan (nigallen) ve (alfa -pinen) gibi eterli yağlar, solunum borusunu genişletip, krampların giderilmesini sağlar. Ayrıca öksürüğü hafifletir. İltihap giderici, idrar söktürücü etkileri de mevcuttur. Düzenli kullanıldığında kan şekerini düşürücü özelliğine de sahiptir. İçerisinde bulunan B 1, B 2, B 6 vitaminleri pek çok enzimin üretilmesinde rol oynar. Bunlar savunma ablukalarını yok edip, boyun altı bezini ve dolayısıyla da savunma sistemimizi güçlendirir. Folasidi vitamini ise, kalp ve tansiyon problemlerinin oluşma riskini en aza indirger. Beta karotin A, E ve C vitamini, selen gibi antioksitler vücudun savunma sistemini destekler. Selen, zehirli maddelerin vücuttan atılmasına destek olur.

Bu mükemmel çörek otunun faydaları nelermiş.

-Mikrop, virüs ve mantarlara karşı etkili bir savunma aracıdır.

-İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.

-Kan şekeri düşürür, damar hastalıklarını engeller. İdrar söktürücü özelliği ile safrayı rahatlatır.

-Hazmı kolaylaştırır, vücuttaki zehirlerin atılmasını sağlar.

-Yaraların iyileşmesine ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır. Alerjiyi engeller.

-Savunma sistemini dengeler. Hormon sistemini ve ruh halini güçlendirir.

-Hazımsızlık, mide şişkinliklerine iyi gelir. Damarları güçlendirir, kan dolaşımını artırır, hemorait problemine iyi gelir.

-Romatizma, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, metobolik hastalıklara iyi gelir. İktidarsızlık ve kısırlık sorunlarına da etkilidir. Çörek otu cinsi hormonları düzenlemede, bedeni ve ruhi olarak zindelik, dinçlik vermektedir. Kadınlardaki rengl dönemi sancılarına ve diş ağrılarına karşı başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Çörek otu müzmin hastalıklarda şaşırtıcı derecede iyileşmeler sağlar. Çocuklarda özellikle sinir, deri, astım, allerji sorunlarına iyi gelir. Bu mucize bitki, vücudu toksinlerden arındırır, kan dolaşımını güçlendirir ve bağırsakların düzenli çalışmasını destekler. Düzgün bir cilde, parlak saç ve gözlere sebep olur. Savunma (immün) sistemimizi güçlendirdiğinden kanser, AIDS gibi çağın hastalıklarına karşı koruyucu özelliği vardır. Ayrıca tansiyon, ateş düşürücü ve doğal antibiyotik tesirleriyle yaygın hastalıklara çare olmaktadır.

Baharat şeklinde kurutulan tohumlar, suda kaynatılarak ya da yağı çıkarılarak tüketilir. Çörek otu yağı saç dökülmesine saçta oluşan kepeğe karşı oldukça etkilidir. Sirke ile kaynatılıp gargara yapıldığında diş ağrılarına iyi gelir. Bir teoriye göre, çörek otunun kemoterapi ilaçları ve radyoterapi tedavisi ile birlikte kullanılması, çörek otunun anti oksidan etkisi nedeniyle bu tedavi yöntemlerinin etkisini azaltır.

Peygamber efendimiz 14 asır önce ''Şu kara tanede ölümden başka her şeye deva vardır.'' buyurmuştur.

Hamam böceği: Bu canlıyı tanımayanımız yoktur. Özelliklerini ve yaşamını öğrenince hayretlere düşeceğinize inanıyorum. Bu canlı beattoea takımını oluşturan böcek türlerine verilen ad. Yunanca blatta sözcüğünden türemiştir. Sözcüğün anlamı (hamam böceğidir.) Altı farklı familyada 4.500 ile 5.050 türü bulunmaktadır. Hamam böceği insanın donarak öldüğü bir soğuklukta ve çok yüksek bir ısıda yaşaya bilir. Bu böcek kolayca ölmez. Ayakları, başı, kanatları veya herhangi bir uzvu koptuğunda bir hafta yaşayabilir. Hamam böcekleri yalnız yaşamayı sevmezler. Evlerimizde, mutfaklarımızda, banyo, pis atık su borularında, evin nemli bölümlerinde, yatak odalarında, evin iç kısımlarında bulunurlar. Beslenmelerini gece yaparlar. Ölmüş kendi cinslerini yerler.

Hamam böcekleri insanları, ısırmazlar, sokmazlar, kan kullanmadıkları için uysal hayvanlardır. İnsanlara hastalıkları bulaştırmada çok etkili rol oynarlar. Bu hayvanlar uzun süre aç ve susuz kalabilirler. Açlığa kırk beş gün, susuzluğa on gün dayanırlar. Hamam böceği kırmızı, siyah, sarıya çalan ve kırmızımsı, ateş rengi gibi renklerde olabilir. Hamam böceklerine şu adlar verilir: Kalorifer böceği, kakalak, karafatma, oryantal böceği, Alman kalorifer böceği, Amerikan hamam böceği, gibi adlar verilmiştir. Hamam böcekleri eve gelen diğer haşereleri bilir ve kendilerini korurlar. Kendilerini yenilemek için yılda birkaç defa kabuk değiştirirler. Yumurtlayarak çoğalırlar. Bir defada 200 yumurta yaparlar, on sekiz günde yumurtadan çıkarlar. Yumurtalarını sırtlarında taşıyabilirler. Dişi hamam böceği öldükten sonra bile yumurtalarını bırakabilirler. Çok pistirler her şeyi yerler. Karanlığı severler, ışığa karşı hassastırlar. Antenleriyle çok küçük miktardaki nem ve yiyecekleri tespit ederler. Karınlarının arka tarafından uzanan duyargaları çok hafif hava akımlarına bile duyarlıdırlar. Her hangi bir tehlikede saniyenin binde elli dört'ü gibi bir zamanda kaçmayı başarabilirler. Dizanteri, gıda zehirlenmeleri, verem, gastroenteritis, antrax pnomonı, hepatit, mantar hastalıkları, astım, allerjik reaksiyon gibi çeşitli hastalıklar taşır. Kanları beyazdır. Bazı türleri kanatlıdır ama yürümeyi tercih ederler. Bazı dişileri ömründe bir defa çiftleşir. Bunla ömür boyu yavru yaparlar. Saatte 4.800 m koşarlar, iyi bir koşucudur. Altı ayakları vardır. Kırk dakika boyunca nefeslerini tutarlar. Hayatlarının % 75'ini dinlenerek geçirirler. Yaklaşık 320 milyon yıl önce karbonifer çağda ortaya çıkmıştır. Ağızları sağa ve sola hareket eder. Suya on dakika batırılsa bile yaşarlar. Kalbi basitçe valfli bir tüpten ibarettir. Tüp kanı ileri geri pompalayabilir. Kalp böceğe hiç bir zarar vermeden durabilir. Dünyanın her yerinde yaşarlar. Ayaklarındaki pençeler sayesinde duvara tırmanabilirler. Dişileri feroman denilen bir koku salgılayarak erkeklerini davet ederler. Besinleri insan yiyecekleri, kağıt, kumaş ve ölmüş böceklerdir. Yalnızca birkaç türü zehirlidir. Kafası olmadan iki hafta yaşayabilir, besin alamadığı için. Bu böceklerin beyinleri ayaklarındadır.

Size bir bitki, bir de böcek anlattım. Bilim adamlarının incelemeleri sonucu ilginç sonuçlar bulmuşlar. Bunları okuyup da düşünmemek elde mi? 

 

 

            SÜLEYMAN ERKAN 06-06-2013  ŞİŞLİ İSTANBUL