Gözler kör ve kulaklar sağır olursa bunlar da olur artık

Hükümet’in Güney Doğu’da başlattığı Açılım ve Barış süreci meyvesini vermeye başladı. BDP, PKK ve KCK Diyarbakır’da 15–16 Haziran’da “Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm 15–16 PÜŞVER 2013”açılım konferansı düzenledi. Açılşta İstiklal Marşı yerine Kürt Ulusal Marşı hep bir ağızdan söylendi. Teröristler için saygı duruşu yapıldı. Bunlarla ilgili resmi makamlarca herhangi bir soruşturma açılmadı. Bu konferansta alınan kararlar ve yapılan konuşmalar insanın kanını donduracak boyuttadır. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,Aysel Tuğluk,Leyla Zana, Mehmet Öcalan ve Osman Baydemir’in konuşma ve talepleri doğrultusunda alınan bazı kararlar:

              * Kürdistan’ın kaderinin Kürdistan halkının kararına ve onayına bırakılması

              * Öz savunma gücünün oluşturulması

              * İster özerklik, ister federasyon, istersek de bağımsızlık ilan ederiz kimse buna karışamaz.

             *Bağımsız Kürdistan’ın yapı taşları birer birer tespit edilmelidir.

             * Kürt Halkı arasında milli birlik ve milli bilinci kuvvetlendirmek gerekir.

             Hükümet, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birlik ve bütünlüğünü savunmadığı gibi bu konferans ve toplantıları bizzat desdekliyor. Yapılan bu toplantılar Başbakan’ın izni, bebek katili Öcalan’ın talimatıyla düzenleniyor.

 

                  ***                                                            ***

                PKK, öz savunma teşkilatı olan Polis teşkilatını Şırnak’ın Cizre ilçesinde kurdu. Şehir ve Gençlik yapılanmasına ağırlık veren PKK, ‘asayiş’ birimlerini oluşturdu. Terör örgütünün kurduğu YDG-H(Yurt Sever Devrimci Gençlik Haraketı),Cizre’de askeri törenleri andıran bir tören düzenliyor.

                Zaman Gazetesinde yer alan habere göre, “APO’nun fotoğrafı ve PKK bayrakları açıldığı törende gözleri maskeli PKK’lılar yemin edip sözde asayiş teşkilatının DİPLOMASI’nı aldılar. Daha sonra mahalle ve caddelere inen PKK’lılar, yol kontrolü yaptı. Lastik yakıp yolu trafiğe kapattılar. Söz konusu olan tören PKK’ya yakınlığıyla bilinen Dicle Haber Ajans’ı tarafından da haberleştirildi.

               YDG-H,askeri kurallara göre tören düzenleyip diploma dağıttı. Üzerinde Öcalan’ın fotoğrafının olduğu siyah kıyafetler giyen ve yüzünü poşuyla kapatan örgüt üyeleri törenden sonra Nusaybin ve İdil Caddesi üzerinde lastik yakarak yoldan geçen araçlara kimlik kontrolü yaptı.

                Kendilerini YDG-H üyesi olarak tanıtan grup, törenin yapıldığı alanın sözde güvenliğini sağladı. Daha sonra çatışmalarda öldürülen terör örgütü mensupları için saygı duruşu yapıldı. Yapılan açıklamada:

               “Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında ilan edilen demokratik kurtuluş ve özgür yaşamı inşa hamlesiyle birlikte yılların özgürlük mücadelesi yeni bir sürece girdi. Kürt ve Kürdistan’ın varlığının kabul edilmeye başlandığı bu süreçle birlikte temel mücadele alanının yani özgür yaşamı inşa etme olacağı kesindir. Bunun ilk temel ayağı şüphesiz öz savunmadır.

              YDG-H olacak öz savunma endeksli asayiş güçlerini oluşturmayı tarihsel bir sorumluluk olarak üsleniyoruz.”Yapılan açıklamanın ardından yüzü kapalı kişilerin isimleri anons edilerek, sözde diplomaları verildi. Daha sonra mahalle ve caddelere inen PKK’lılar yol kontrolü yaptı.”

             Burası Kandil değil Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde Cizre’dir. Açılımla iktidardan yüz bulan PKK topraklarımız içerisinde kendi POLİS teşkilatını kurdu. Sözde Polisler için tören bile düzenleyebiliyor. Eğer bunlar televizyonlarda ve İnternette yayınlanmasaydı, üzeri örtülecekti. Hâlbuki destekleyenler kendileri değil midir?

                        ***                                                            ***

            İnternet’e düşen görüntülü bir haberde: Asker yaptığı yol kontrolünde gelen araçları ve yayaları durdurup kimlik kontrolü yapıyor. Orta yaşlı bir bayanla bir genç geliyor. Asker onlara kimlik soruyor.. Genç, askere “Burası T.C toprağı değil bana kimlik soramazsın? Burası Kürdistan toprağıdır. Çekip gidin buralardan. Biz buralar için şehitler verdik. Burası Kürdistan’dır.”diyor. Bayanda askeri itekleyerek aynı şeyleri söylüyor.. Asker sürekli onları yumuşatmaya uğraşıyor.. Ama onlar küstahlıklarını sürdürüyorlar. Sonunda asker de “ hadi gidin” demek zorunda kalıyor.

          

                     ***                                                           ***

           Artık Açılım sürecinin 3’cü aşamasına gelindi. Akillerle BDP’liler görüşüyor, akiller APO’ya gitmek istiyorlar. Başbakan’a rapor sunacaklar. Kandile gidecek yeni heyet, Öcalan’ın talimatlarını mevcut Hükümete iletecek. Bu yol haritasında ne varsa Hükümet aynısını uygulayacaktır

           Eşkıya başı göbeğini kaşıya kaşıya bir mesaj yazıp PKK postacısına vermiş. AKP müzakerecisi, demokrasi havarisi katil, “her hafta kamuoyunu bilgilendirmek” istiyormuş! Bu isteğini de heyete iletiyor.

           Eli kanlı Ermeni dönmesi, “İkinci aşamanın nasıl işleyeceğine dair önerilerini” yazılı olarak devlete sunmuş, her şeyin şeffaf olmasını istiyormuş soysuz!

 

          Bu hainler bu cesareti nereden alıyor. Hükümet neden bunları görmezden gelebiliyor. Halkın bunları görmesi gerekir. Bu yapılan hareketler aşamalı bir bölünme manifestosudur. Siyaset bölücülüğe hem müsamaha göstermiş ve hem de kışkırtmıştır.