Demokrasi Çakalları

İnsanlık bir kez daha demokrasi sınavını veriyor.

Mısır’da demokrasi katilleri iş başında…

Yıllardır monarşinin en vahim şartlarıyla ezilen Mısır halkı kendi iradesiyle seçtiği cumhurbaşkanının demokrasi vampirleri tarafında gasp edilişini ibretle yaşıyor. Mısır’da askeri darbe, kirli ellerle yeniden sahne aldı. Yeniden “Güç Bende” diyen bir egoist kırbacı halkın sırtına vurulmaya başlandı. Şu ana kadar onlarca ölü ve yüzlerce yaralının olduğu Mısır’daki darbede, insan hakları ve İslâmi anlayışın hükümet olması bir kez daha iç ve dış güçlerin birlikteliğiyle ortadan kaldırıldı.

Mısırda halk; ya zengindir ya da yoksul. Elbette kahir bir ekseriyeti yoksulluk içinde yaşamaktadır.

Köleler ve efendiler. Firavunlar ve onların köleleri. Bu gün iktidarı ele geçirenler, beş bin değil belki on bin yıllık firavunlar saltanatını devam ettirmek isteyenlerden başkaları değildir. On yıllardır Mısır ekonomisinin yüzde sekseni elinde bulunduran mutlu azınlık; bu güçlerinin elinde gittiğinin farkına varır varmaz; seçilmiş cumhurbaşkanını başarısız göstermek, elini kolunu bağlamak için her türlü her türlü ihaneti mubah görerek, bürokraside sosyal hayatta büyük bir kötüleme ve yıkım operasyonu başlattılar. Sonunda işi darbe noktasına geldi.

Tıpkı bizim darbeci generaller gibi…

12 Eylül öncesi insanları birbirine kırdırarak, darbeyi meşrulaştırdılar. Ondan sonra da silahların gölgesinde %98 oyla anayasa oylattırdılar. 12 Eylülü dışarıdan destekleyenler “Bizim çocuklar işi başardı!” diyerek hainliklerini, demokrasi katilliklerini ortaya koymadılar mı? Yıllarca İsrail’in batının köleliğini yapan ülkeye aynı köleliği devam ettirmediler mi?

Ülkemizde darbe kışkırtıcılığı yapanlar Mısırdaki Müslüman Kardeşlerin arkası ABD var diyerek, “Müslüman Kardeşleri  “Tu kaka” ilan ederek halkın gözünden düşürmek istemediler mi?

            Bugün Mısır’daki darbe askeri darbeye “darbe “ diyemeyenler ya ikiyüzlüdür, ya da katildir. Şam’daki katil nasıl darbeyi destekliyorsa, Suudi Arabistan’daki Kral da aynı korku ve zalimlikle darbeyi desteklemektedir. ABD’nin ve AB’nin tavrı da üç aşağı beş yukarı aynıdır.

Fakat şurasını kimse unutmasın, zalimler asla payidar olamayacaklardır.

Mısır halkı tarihin hiçbir döneminde kendini son bir yıl kadar hür ve müstakil hissetmemişti.

Mısır halkı, insan olmanın onurunu ilk defa son bir yılda anlamıştı.

İktidara ortak olmanın, kölelerin ve azapların da bürokrasinin içinde yer alma hakkının olduğunu ilk defa son bir yılda anlamıştı.

Fakat hangi çakal elindeki leşi başkasına kaptırmayı ister. Mısır demokrasinin üzerindeki çakallar da aynı anlayışla; on yıllarca tıka basa gebeş karınlarını doyurdukları Mısır ekonomisinin nimetlerini nasıl olur da kölelere ve azaplara (yani halka) kaptırırılar. Yalnız Mısır’daki değil, Mısır’ın dışındaki çakallar da Mısır halkını yeniden köleleştirmek için birleştiler ve darbe yaptılar.

            Sadece Kahire’de dört milyon insanın mezarlıkların içindeki kulübelerde aç ve sefalet içinde yaşaması kimin umurunda... Seksen milyon insanın altmış beş milyonu sefalet açlık yoksulluk, hastalık için kıvranıp durmakta…

Bizim ülkemizdeki çakalar da “Gezi olayları” ile Türkiye’de askeri darbe çığırtkanlığı yaptılar. Demokrasiyi ortadan kaldırıp yerine vesayet altında bir hükümet kurmayı düşündüler.

Dün Kamer Genç denen sergerdenin TBMM’deki “Mısır’ın Tayyip”i devrildi, sıra Türkiye’deki Tayyip’te” düşüncesini asla yadırgamamak lazımdır. Bu düşünler önlerinden leşleri alınan çakalların kudurmasında başka bir şey değildir.

Hiç şüphesiz, demokrasi çakallarını inlerine sokacak irade Mısır halkında vardır. Bu irade er geç başarıya ulaşacak ve Mısır Halkı layık olduğu gerçek demokrasiye kavuşacaktır.

Buna yürekten inanıyorum…

Cumanız ve Ramazanınız mübarek olsun.

Allah bütün mazlum milletleri, iki cihanda da aziz eylesin.

                                                                                  Mehmet Emin ULU