Sen eşek olursan semer vuran çok olur!

Günümüzde dünya gündemini ve dengeleri büyük devletler belirlemektedir. Özelliklede ABD’dir. Bugün ak dediğine ertesi gün kara diyebilmektedir. Büyük devletlerin dostluklarını çıkarları meydana getirmektedir. Ortadoğu’da her gün dengeler değişmektedir. Mesela; Suriye’de birlikte hareket eden ABD, çıkarları gereği Rusya ile anlaşıp Türkiye’yi devre dışı bırakmıştır. Mısır’da menfaatine dokunduğu için Hüsnü Mübarek’i askerlere devirtip yerine Mursi’yi getirdi. Mursi’de İsrail ve ABD çıkarlarına aykırı hareket ettiği için onu da askerlere havale etti. Onu da alaşağı etti.   Dostluğuna güvenilmeyeceğine dair birkaç örnek vermekte yarar vardır.

·         Irakta askerin başına çuval geçirildi özür dilenilmedi. “Büyük devletler özür dilemez” denildi.

·         Ege’de gemimizi batırdılar, özür dilenilmedi ve tazminat hiç ödenmedi.

·         Uçağımız düşürüldü hesap sorulmadı.

·         Gazze’de 9 vatandaşımız katledildi, özür resmi bir yazı ile yapılmadı ve tazminat ödenmedi.

      Gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür. Büyük devlet olmak farklı bir şey olsa gerek!

            Yeni Mesaj’da Uğur Kepekçi yazısında bu konu ile ilgili değerlendirmesini size aynen sunacağım.

            “BOP ile birlikte Müslümanların yaşadığı yerlerde rejim ve lider değişmeyi kendine görev sayan ABD, bu yolda her şeyi de kendine mubah saymaktadır. Gerektiğinde sureti haktan görünüp en radikal İslamcıları, gerektiğinde en solcuları, gerektiğinde en sağcıları, velhasıl kimi isterse kullanabilmektedir. Onun için önemli olan görüşler değil kendine uyumlu yönetimlerdir. Görüşü ne olursa olsun önemli değildir.

            ABD menfaat gereği Afganistan’da Taliban olur. Mısır’da Müslüman Kardeşler olur. Bir başka İslam ülkesinde El Kaide, El Nursa, Selefi olur. O toplumlardaki milletlerin dinlerini, imanlarını istismar ederek kardeş kavgasına sebep olur.

            ABD Arap Baharı aldatmacası ile elini İslam coğrafyasına soktuktan sonra bir türlü sular durulmuyor. Sürekli can ve mal kaybı gerçekleşmekte, her gün yeni bir denge oluşmaktadır. En son örnek Mısır’dır. Mısır halkı yine Tahrir Meydanına dolmakta, dün ABD’nin desteklediği halk ayaklanmasıyla iktidar edilenler, bugün başka bir halk ayaklanmasıyla alaşağı edilmektedir. ABD kendine daha uyumlu bir lider ve daha uyumlu bir yönetim buluncaya kadar da bu süreç devam edecektir.               

            ABD’nin bu işleri yaparken kullandığı yol, o ülkenin içinden bulduğu satılık beyinlerdir. İnsanlar için para, şehvet, makam ve mevki; imanlarının önüne geçmeye başlayınca, satılmaya başladılar. ABD’de de onları alacak para gücü olunca, istediği değişikliği gerçekleştirmektedir. Atalarımız ne güzel söylemişler; “sen eşek olursan, semer vuran çok olur.”diye.

            İslam ülkelerinde halkın imanı her şeyin üstünde iken en büyük düşman en büyük şeytan ABD idi. Gün oldu harman oldu, insanlar imanlarını paraya, şehvete, makam ve mevkie satar oldu. Çok iyi bildik tanıdık o şeytan en büyük müttefik en büyük dost oldu, hatta sesine âşık olan liderler dahi oldu!

            Çözüm mü? Çözüm geçici dünya menfaati uğruna imanlarını satanlar; kula kulluğu, ABD’ye teslimiyeti terk edecek, Allah’a teslim olacaktır. Yani eşek olmayı bırakacaktır. Sen eşek olmayı terk edersen, semer vuran da kalmayacak, adam gibi adam olunacaktır. Yoksa da eşek olmaya devam edildiği takdirde, sadece ABD değil cümle âlem semer vurmaya devam edecektir.”