DÜŞMANA GEREK YOK

Tarihte söylenmiş en özlü sözlerden birini Fuat Paşa Fransız konta söylemiştir; “Türkiye en kuvvetli, en dayanıklı devletlerden biridir.Üç yüz senedir siz dışarıdan, biz de içeriden yıkmaya çalıştığımız halde bir türlü yerinden sarsamadık!...”

            Bugün yaşadığımız da farklı bir şey değil. Hem dışarıdan hem de içeriden gelen saldırılara karşı ayakta durmaya çalışan bir ülke var. Son zamanlarda öyle bir algı oluştu ki akıl tutulmasından başka bir şey değil bu. Hainliğin her çeşidini gören bu topraklar şimdilerde daha çok karşı karşıya kalıyor iki yüzlülükle ve hainlikle. Yanlış olan algı şu; Ne olursa olsun sorumlu olarak hükümeti görmek. Elbette olumsuzluklar burada ilk sırayı alıyor.

            Belli olmaz bir zaman sonra doğal afetlerden, yağmurdan, spor müsabakalarındaki hüsranlardan ve daha aklınıza ne gelirse gelsin tüm olumsuzluklardan da hükümeti sorumlu tutabilirler. Bir de şöyle bir durum var, ben bu satırları yazınca cümleleri orasından burasından çekiştirip beni de bir yerlere yakıştırmaya çalışanlar olacaktır ama benim sözüm net; herkes önce kendine baksın.

            Olimpiyatlar Tokyo’ya gidince meydanlara dökülüp Tokyo çığlıkları atanlar, olimpiyatlar İstanbul’a gelmeyince büyük bir mutlulukla “Tayyip yine kaybetti, çöküş başladı.” twitlerini atan sözüm ona şarlatan gazeteciler, olimpiyatları kaybetsek de ağız tadıyla bir kutlama yapsak diyen kendinden bile haberi olmayan yorumcular… Şimdi bunların yaptıklarına hainlik denmez de ne denir?

            Bu kafaların tek düşüncesi; olumlu olacak her gelişme hükümetin hanesine artı puan olarak yazılacağından varsın memleket karışsın, her şet alt üst olsun, ülke itibarı dünya gözünde her gün biraz daha yara alsın. Olimpiyatları bile başbakana mâl etmeye çalışmak olsa olsa kafayı bulmuş zihin yapısının bir işidir.

            Alışmamışlar yıllardır ülke meselelerine topyekun sahip çıkılmasına, şimdi böyle çalışmalar görünce de yaptıkları en iyi şey olan saldırma politikasını devreye sokuyorlar. Bugüne kadar hangi başbakan bir spor faaliyeti için, ülke tanıtımı için canla başla gayret gösterdi? Takdir etme yeteneği olmayanlar saldırma yoluyla tatmin oluyorlar herhalde.

            Yapılan olumlu çalışmaları takdir etmek kimseyi hükümet yanlısı yapmaz. Doğruyu görmek bir erdemdir. Ülkeyi karıştırıp hükümet düşecek diye tv ekranlarında avuçlarını ovuşturanlar, olimpiyatları kazanmazsak sabaha kadar bunu içerek kutlayacağım diyenler acaba hangi geleceğin hayalini kuruyor?

            Daha yeni şahit olduk, hayran olunacak puanlarla ODTÜ’yü kazananlar ne yazık ki insanlık onurundan sınıfta kaldılar. Amaçları kargaşa ortamı oluşturmak. Gördük ki insan olmak için yüksek puanlar kazanmak yeterli değilmiş. İnsanları inançlarından ötürü dışlamaya çalışmak aşağılıkların en aşağısı olmak için yeterliymiş.

 

            Artık milli maçlarda ya da Avrupa Kupası maçlarında bile kenetlenemeyen bir ülke haline geldik. Bunun sorumlusunu uzakta aramaya gerek yok. Her an yanıbaşımızda olanlar artık bizi sırtımızdan vurmak için tetikte bekliyor. Bugün twit atıp tebrikler Tokyo diyenler bir zaman sonra darbe istiyoruz diyerek klavyelerinin başına geçerler. Şükür ki onları ciddiye alan yok, kervan yürümeye devam ediyor.