Üniversitelilere 10 Tavsiye

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve Tokat MYO Elektrik bölümünden mezun olmuş, Üniversite öğrenci ve hocaları ile röportajlar yapmış, Üniversitelerde konuşmalarda bulunmuş bir insan olarak, Üniversitelerin açıldığı bugünlerde bu  tecrübelerin ışığında Üniversitelilere  tavsiyelerde bulunmak istedim.

            Bu yazının okuyanının ve faydalananının çok olmasını temenni ederim.

            1.Dersleri takip etme- Üniversite öğrencisi, derse devam mecburiyeti olup olmadığına bakmadan mutlaka dersleri günü gününe takip etmek, derse kendini verip, anlamadığı zaman da  hocalarına anlamadığını söyleyebilecek özgüvene sahip olmalıdır. Anlamadığı konuyu sormak öğrencinin görevidir. Hoca ters davranırsa da bu onun sorunudur öğrencinin değil.  Dersine devam eden, dersini derste dinleyen insan, sınav zamanı da dersini derste dinlediği ve iyi öğrendiği için sınav telaşı yaşamaz. Ne yazık ki, gençlerin çoğu, bir işte çalışmadıkları halde dersleri dinlemek yerine kantinde muhabbeti tercih etmekteler ve sınav zamanı da  gereksiz bir stres yaşayarak kendilerine psikolojik olarak zarar  vermekteler. Benim tavsiyem dersi derste dinleyerek sadece not almaya değil, öğrenmeye ve daha ilerde de hoca oldukları veya iş hayatına atıldıkları zaman öğretmeye çalışmak olmalı öğrencinin görevi.

            2-Not alma- İnsan beşerdir. Şaşar da.  Bu yüzden dersi dinlerken öğretmenin üzerinde durdukları konuları kısa da olsa not alması, daha sonra bu notları genişleterek temize çekmesi,  O’nun okul başarısına ve ilerde hayat başarısına büyük katkı sağlar. Bazı öğrenciler, bu yetenekleri sayesinde güzel notlarını çoğaltarak, kitap satar gibi satarak, aynı zamanda kendilerine maddi katkı da sağlıyorlar. Bu insan siz bile olabilirsiniz. Ben işitme engelli olduğum halde arkadaşlarımın notlarını yeniden hazırlayarak,  birçok arkadaşımın da benim notlarımdan faydalanmasını sağlamıştım ve arkadaşlarım aradan onlarca sene geçtiği halde bazen “ biz Turan ‘ın notlarından hazırlanarak sınıfı geçmiştik” diyerek espri yaparlar. Bu not almayı sevmem sayesinde hayatta da çok işimin kolaylaştığına şahit oldum. Not almak hayatta  çok yol almaktır bence .

            3.Hocalar ile sıcak diyalog- Öğrencilere soruyorum “Sınıfınız kaç kişi?” cevap “100 abi”, yeni bir soru sorarım “ Bunlardan kaç tanesi ile diyalogdasın?” cevap “ 10” . 100 Kişilik Sınıfında sadece kendi görüşüne uygun 10 kişi ile diyalog kuran insan hayatta sizce ne kadar başarı sağlar? Ne kadar insanla diyalog kurarak çevre edinir?  Hocası ile diyalog kurabilir mi? Üniversitelileri ve liselileri konu alan dizi ve filmlerde de,  nedense öğrencilerin çevresi çok dar gösteriliyor. Halbuki Üniversite öğrencisi en başta derslerine giren hocalar ve sınıfındaki arkadaşlarının tamamı ile olmasa da çoğu ile diyalog içinde olan insan olmalı. Hatta çevrelerinde Üniversite tamamlamış, gençlere gönüllü moral hocalığı yapmak isteyen insanlardan da faydalanmaya bakmalı insan.  Hocaların Ufak tefek hatalarını büyüterek onlardan uzak kalmak öğrenciye sadece zarar verir. Tabii ki tüm çabalarınıza rağmen diyalog kurmak istemeyen insanlarla da diyalog kurmadan, kimseyi sıkmadan size kucak açan hocalarınızı ve çevredekileri de ihmal etmeyin derim.  

            4.Kulüplerden İyi Faydalanma- Öğrenci Kulüpleri gençlerin sosyal insan olmaları ve derslerine destek sağlaması açısından güzel bir fırsattır. Ama öğrencilerin çoğu çeşitli bahanelerle bu kulüplerden uzak kalıyorlar. Bu kulüplerden faydalanmak yerine, eleştirmek öğrencilere kolay geliyor. Halbuki kulüplerde beğenilmeyen yönlerde el ele değiştrilebilir. Eleştirmek yerine geliştirmek için çaba harcanırsa o zaman kulüplerin öğrencilere çok faydalı oldukları görülecektir. Kulüpler amaçlarına uygun konuklar davet ederek üyelerine güzel etkinlikler düzenleyebilirler. Ünlü yazar ve sanatçılar getirme imkanı olmazsa da yerel sanatçı ve yazarların davet edilmesi bile faydalı olabilir öğrencilere. Belki de yerel sanatçı ve yazarlar ünlü yazarlar ve sanatçılardan daha etkili olabilir öğrencilere bunları gözardı etmeden öğrenciler kulüpleri ciddiye almalılar.

            5. Konferanslar-  Artık her Üniversite, hemen hemen her hafta konferans, konser gibi etkinlikler düzenleyerek ünlü veya farklı yazar ve sanatçılar ile öğrencileri tanıştırma ve kaynaştırmaya bakıyorlar. Ama öğrenciler sadece konferansı dinliyor ve soru sormuyorlar.  Halbuki konuşmasını ve duruşunu beğendikleri yazar ve sanatçılar ile konferans bitiminde çay içmek için fırsatlar yaratmak, sanatçı ve yazarlar ile yemek yemek için fırsat kollamak belki de onlar ile sadece okul yaşamı değil hayat boyu faydalanılacak dostlukların kurulmasına zemin hazırlayabilir. Üniversite öğrencilerine bu konuda cesaretli olmalarını tavsiye ederim. Zaman zaman konferanslarımda tanıştığımız pek çok lise ve Üniversite öğrencisi ile dostluklar kurduğumu ve onlara faydalı olduğumu gördükçe benim de mutlu olduğumu burada belirtmekten memnunluk duyuyorum. Bu tür konferanslara gitmek ve etkili sorular sormak hem bilgi sahibi olmanızı sağlar hem de yeni dostluklara zemin hazırlar.

            6. Arkadaşlıklara dikkat-  Üniversite öğrencilerinin en çok hataya düştükleri konunun arkadaşlıklar olduğunu söylemek kehanet olmaz. Çok Üniversite öğrencisi beraber vakit geçirdikleri geyik yaptıkları arkadaşlarının zamanlarının çoğunu alıp götürdüklerinin farkına varamıyorlar. Sadece birkaç kişi ile arkadaşlık kurarak diğer insanlardan uzak kalmak ve bizlere ilgi gösterenleri de hemen  önyargı ile  niyetinin kötü olduğunu ima etmek,  gerçek manada insanı yalnızlaştırır. Halbuki Üniversite öğrencisi  faydalanacağı insana  yaşına başına bakmadan  faydalanmalı. Öğrenci gerektiği zaman hocaları ile de arkadaşlıklar kurmaya bakmalı ki, hayat ona güzel gelsin. Çok öğrenci okul arkadaşları ile yurt ya da evde de arkadaş olmaktalar ki, bu da  ilgi alanlarının daralmasına ve yalnızlaşmalarına sebep olmaktadır. Zaten bu tür arkadaşlıklar zamanla doyuma ulaştıklarından çoğu ayrılıkla bitiyor.  Onun yerine okulda farklı, özel hayatta farklı hafta sonları farklı arkadaşlıklar ile hayatımızı renklendirebiliriz. Bu aynı zamanda Üniversite hocaları için de geçerli.

            7. Tecrübeden Faydalanma-  Üniversite öğrencileri çevrelerinde Üniversite tamamlamış, güzel ve etkili konuşan, insanlara faydalı olan, onları motive edebilecek insanlardan önyargılar ile,   yakınlaşmak yerine kaçmaktadırlar  ki, bu da onlara  farkına varamadıkları zararlar  vermektedir. Bunda anne ve babaların da payı var. Anne ve babalar da çevrelerinde bilgi ve kültürlü, Üniversite tamamlamış, sigara ve içki gibi kötü alışkanlıkları olmayan insanlara saygı ve sevgi göstermeli ki, çocukları da  onlardan bu  konularda etkilenerek faydalı olsun. Taklit yoluyla  öğrenme insan üzerinde çok etki bırakır. Bu yüzden  anne ve babalar çocuklarının  güzel şeyleri taklit etmesini istiyorlarsa  kıskançlıklara kaçmadan çevrelerindeki  kötü alışkanlıklardan uzak kalan bilgili ve eğitimli insanlar ile çocuklarının kaynaşmasını sağlasınlar.

            8.Kütüphane ne işe yarar ?- İnternetin hayatımıza amir olduğu bir çağda kütüphanelerin önemi azalmış gibi görünse de il Halk Kütüphanelerinin ücretsiz olarak sunulan internet kafeleri  ve ödünç kitap verme servisleri, dergi aboneliklerini gerçekten de Üniversiteliler ve öğretmenler bilmiyorlar. Üniversite Öğrencilerin çoğu İl Halk Kütüphanelerinin yolunu bile bilmiyor. Halbuki kütüphaneler ve yararlanmasını bilenlere orada çalışanlar onlar için hazine olabilir. Zaten İl Halk Kütüphanelerinden faydalananlar bunun önemini anlıyorlar. Üniversitelilere okullarının kütüphanelerini ve il veya ilçe halk kütüphanelerini hiç olmazsa bir defa giderek görmelerini, tanımalarını tavsiye ederim. Kütüphanelerde geçmişten geleceğe güzel kültürel hazineler gizlidir. Üniversiteli de  bu hazineleri keşfedecek insanlardır. İl Halk Kütüphanelerinden faydalanan ve  “ keşke burayı daha önce keşfetseydim” diyen çok öğrenci ve öğretmen biliyorum.

            9.Sosyal Etkinliklere katılma – Önce derslerimiz olmak üzere iyi Üniversiteli okulunun da  sosyal etkinliklerine katılmalı. Şiir geceleri, sanatçı ve yazarların okullarına davet edilmesi, onlarla sadece konferans veya konserde değil, konser veya konferanstan önce veya sonra diyaloga geçerek sohbet etmek, sorular sormak, onlar ile geçirilecek birkaç saat belki de onlarla uzun süreli dostlukların ve kültürel arkadaşlıkların ve gelişimlerin başlangıcı olabilir. Ben şahsen konuşmalarımda gençlere benimle her zaman irtibatta olmalarını, internetten iletişime geçmelerini, benle aynı şehirde yaşayanların istiyorlarsa beni yurtlarına ve evlerine davet ederek sohbet etmelerini söylemekteyim. Bunu yapan çok az öğrenci varken, çoğu işi dalgaya ve gırgıra vurarak öğrenciliklerinin çok ötesine geçiyorlar ve ben bunlardan hemen uzaklaşmaktayım. Çünkü çoğu genç muhatapları ile öğrenme amacından çok eğlenme amacı ile yaklaşıyorlar ve bu da onların hayatta ve okul hayatında zorlanmalarına sebep oluyor. Öğrenme amacı ile yaklaşanlar ise öğrenerek zaman ve dostluk kaybına uğramıyorlar.

            10. Şehir insanlarından faydalanma- Bir görevli taşra da bir şehre gittiği zaman isterse o şehrin sivrilmiş şahsiyetleri ile dostluklar kurarak, sevilecek olanları severek, yardım edileceklere yardım ederek çok güzel halkın sevgisini kazanabiliyorlar. Mesela ölümünün üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen unutulmayan Vali Recep Yazıcıoğlu,  Üniversite okumaya giden Üniversiteli de  okuduğu şehirde tanışacağı   yönetici, sanatçı, yazar, kanaat  önderleri ile  dostluklar kurarak onların sohbetlerinden, bilgi ve sevgi birikimlerinden fazlası ile faydalanabilir. Bu onların kendilerine özgüven kazanmasına ve bu özgüvenin de çevrelerine yansımasına sebep olabilir. Yalnız boş konuşan boş muhabbetlerle zaman öldüren arkadaşlar gibi,  boş konuşan şehrin insanları da faydalı bilgiler verenler ne kadar faydalıysa boş konuşan ve  kötü örnek olacak insanlarda o kadar zararlıdır. Bu öğrencinin kendi hocası olsa bile. Burada da denge ve  ölçü ön plana çıkıyor. Ne yazık ki şehrin insanları ile sohbet edeceğiz diyen çok genç şehrin boş konuşanları ile vakit öldürüyorlar çok zaman. Boş ile dolunun ne olduğunun farkına varan Üniversiteli bence kemale ermiş demektir.

Sevgili Üniversite öğrencisi,

            Bir Öğretim yılının daha başladığı bugünlerde sizlerle tecrübelerimi 10 maddede paylaşmak bana mutluluk verdi. Sizlere başarılar diliyor ve sevgi ve selamlarımı yolluyorum. Hepinizin bu memleketi ileri götürecek insanlar olarak yetişmenizi diliyorum.