Okullar mı açıldı?

Hafta başında büyük bir heyecanla beklediğimiz okular açıldı? Sandım ki bütün ülkenin üzerine güller saçıldı? Beton binaların kapılarını açmak öylesine kolay, öylesine insanı meşgul ediyor ki; sabah akşam her gün, her saat; on milyonlarca beton bina kapılarını açıp kapadığımızın farkında bile değiliz. Fakat bu öylesine sıradan bir iş ki; bunca beton yığınlarının arasında atılan çığlıkların, bozulan yuvaların dağılan ailelerin; sıkıntıdan, inançsızlıktan, imansızlıktan intihara kalkan insanları, her gün televizyonlarda anasını babasını boğazlayan, insanların farkında bile olamıyoruz. Yalnız bu yıl yıkılan ailelerin sayısı yüz binlerin üzerinde. Yıkılan yuvaların altında, cansız bedenleriyle kalan anaların, babaların ve çocukların istatistikî bilgilerini kimse tutmaya bile cesaret edemiyor…

Bunca acının, bunca sıkıntının olduğu bir ülkede; okul açsan ne olacak, beton bina açsan ne olacak?

Asıl olan okul açmak değil, gönüller açmak, gönüller yapmaktır. O güzelim allı pullu beton binaların içinde yetişen çocuklarımıza; insanlığı, adaleti, dostluğu, sıcaklığı, sevmeyi sebepsiz ve karşılıksız sevmeyi bir daha çıkmamacasına yüreklerine sokabilecek miyiz? Asıl olan budur… Gerisini ne ben anlatayım ne siz dinleyin. Mum ipliğine bağlı bir barış sürecini yaşayan ülkede, her gün yürekler ağızda… Acaba bir daha olacak mı? Yeniden başlayacak mı?  Daha hafta sonu ülkenin değişik şehirlerinde; o beton binaların kokusunu, tortusunu sert ve soğuk yüzünü görmüş binlerce öğrenci, bizim çocuklarımız, bizim evlatlarımız sokakları yangına çevirmedi mi? Fırsatını bulsalar bu beton yığınlarının haşin yüzünü suratlarına tokat gibi yiyen binlerce genç, her şeyi tar u mar edecek. Taş üstünde taş bırakmayacak…

Ben okul açmak tabirini pek sevimli bulmuyorum. “Okul açmak” yerine gönül açmak tabirini kullansaydık, belki sert yüzler biraz yumuşar, çatılmış kaşlar iner, haşin dudakların kenarından belki bir nebze olsun gülücük belirirdi…

Bence gönüller açacak binlerce on binlerce, yüz binlerce öğretmenimiz var. Hadi gayret, haydi gayret öğretmenlerim! Siz soğuk okul duvarlarını sımsıcak yuva yapacak, kararan gönüllerde nur çiçekleri açtıracak yürektesiniz. Size inanıyor, size güveniyoruz.

Yavrularımız ilköğretimden üniversiteye kadar size emanet… Emanet duygusunu yüreğinde salkım saçak büyütüp yeşertenlere ne mutlu!

Kutlu olsun yeni eğitim yılınız! Kutlu olsun yeni gönül tomurcuklarınız! Onları soldurmadan renk renk, desen desen açmalarına yardımcı olun öğretmenlerim… Bunu başaracaksınız!

Selam sizlere, selam gönül açmak isteye on binlere, yüz binlere milyonlara…

 

 

                                                                       MEHMET EMİN ULU