DELİTAY…

Yaz tatili bitti. 2013-2014 Eğitim Öğretim yılı başta öğrencilerimiz, öğrenci velilerimiz ve milletimize hayırlı uğurlu olsun.

Bir eğitimci olarak zaman zaman öğrencilik yıllarımın kendine has artı ve eksilerini düşünüyorum.

Unutulmazlarım var elbet. Son nefese kadar olumlu ve olumsuz her şey kendi seyrinde tatlı birer anı olarak ömür boyu hatırlananlar ve hatırlanacaklar var.

Problem tarama, tanıma, sorgulama, işbirliği, kendini ifade etme, uyum, duygudaşlık, ilişkilendirme ve çözüme giden yolları seçme ve varsa eksikleri tamamlanmış, çalışmalar bilgilerle donatılmış ve disipline edilmiş sağlıklı noktaların birleşmesini destekliyorum.

Okumayan, araştırmayan, düşünmeyen ve dahi günübirlik yaşayan insanın ve dahi toplumların hali nicedir.

Gerçek hayatla bağ kurma işleminin daha seri ve hedefe hızlı adımlarla ulaşması kolaylaşmalıdır. Gençliği önemsiyorum. Yazılarım ve şiirlerimde zaman zaman onlarla ilgili duygu ve düşüncelerimi de konu olarak alıyorum.

2012 yılında yaşadığım mutluluklarımı okuyucularıma hatırlatma ve paylaşma adına yeniden yazıma alıyorum. Unutulmazlarımdan sadece bir bölümdür.

“2 Aralık 1994 tarihinde ebediyete intikal eden ünlü şair, yazar, Devlet Sanatçısı Orhan Şaik Gökyay’ın aziz anısını yaşatmak amacıyla 2001 yılında eşi Ferhunde Gökyay ve öğrencisi Kudret Ünal tarafından ihdas edilen “Orhan Şaik Gökyay Şiir Ödülü” bu yıl Yeni Türk Şiiri Şairi Osman Baş’a verildi.

Prof. Dr. İsmail Parlatır’ın başkanlığında Prof. Dr. Naciye Yıldız, Nail Tan, Hayrettin İvgin ve Kudret Ünal’dan oluşan seçici kurul 5 Kasım 2012 Pazartesi günü Ankara’da toplanarak ödül için başvurularla ilgili incelemesini tamamlayarak 2012 yılında Akçağ Yayınları arasında basılan Hâr-ı Bülbül adlı şiir kitabı dolayısıyla ödülün Osman Baş’a verilmesini kararlaştırdı.”

Kurula teşekkür ediyorum. Har-ı Bülbül kitabımın ilk şiirini okuyucularımla paylaşıyorum. Bu şiir Uğur Kılıç’ın şahsında gençliğe ithaf edilmiştir. Şiir çok sevildi. Çok okunuyor. İnanıyorum ki kısa sürede de bestelenerek dinleyicilere ulaşacaktır.

 

DELİTAY

 

Yanarken tutuklanan bir sevdanın

Şirin’i arayan Ferhat gibisin.

Toz duman olmuş, tarumar saçların

Bir ok atışta deli tay gibisin.

 

Uzanışın ötelerde tutuklu,

Mete Han, Şahin Bey, Ersoy ufuklu,

Ulubat kumaşlı, al bayrak soylu,

Türk’e Oğuz, Kürşad, Fatih gibisin.

 

Bana hep dost, bana vatan gibisin,

Kutsal şehit, asil gazi gibisin,

Aşk şehrinde gül ile bülbül gibi,

Tarihi baştan yazacak gibisin.

 

Nifak bir dikendir sakın takılma,

Kale gibi dik dur, asla yıkılma,

Hakk’ın mührünü âleme bir daha,

Vuracak tek güç, tek yürek gibisin.

 

Yol yürümek için hazırlık gerek,

Güneşin doğduğu yerdedir erek,

İnsanı insanca sayıp severek,

Ulu seyahate hazır gibisin.

 

Peygamberin methi senin üstünde,

Bir kor alev yanar, tüter içinde,

Şanlı ecdadının her an peşinde,

 

At sürecek, nam alacak gibisin.