Üniversite Adayı Ve Üniversitelilerin Anne Ve Babalarına Tavsiyeler

Üniversitelerin açıldığı şu günlerde Üniversite adayları ve  Üniversitelilerin  anne ve babalarına  bir Üniversite adayının babası ve Üniversitede iki kere okumuş, 2 Üniversite tamamlamış,  bu konuda araştırmalar yapan ve yazılar yazan, konuşmalar yapan,  bir insan olarak  bazı tavsiyelerde bulunayım dedim.

1.      Çocuğunuza Güvenin. Bunu açıkça belirtin. O’nun Başaracağına İnanın ve Gerçek Manada sevin.

Gerçek manada kendisine güvenilen ve inanılan insanlar başarıya  inanırlar.  Anne ve babanın çocuklarına inanması, gerçek manada hissettirerek sevmesi, O’nun başaracağına inandıklarını sık sık gündeme getirmeleri çocuklarının başarısına artı değer katar. Benim annem  babam bile inanmaz iken bazı  insnaların inanması, başarımıza katkı sağlamıştı. O yüzden anne ve babanın çocuklarına  inanması, sevmesi ve güvenmesi  bunu da söz ve davranışları ile göstermesi onları Üniversite yolunda ve  Üniversite hayatında başarıya  götürecektir. Bosch  bu konuda “ güven parayla alınmaz” derken   güvenin  gönülden gelen bir şey olduğuna parmak basmış işte.

2.      Olumlu sözlerle Motive etme

Bazı anne ve babalar olumsuz sözlerin “ sen başaramazsın”, “ sen kazanamazsın” gibi sözlerin çocuklarını motive ettiğini düşünürler. Her ne kadar bazen bu sözler gençleri hırslandırsa da anne ve babalar hakkında  gençlerin  düşünceler  beslemelerine sebep olabilir. O yüzden   gençler olumsuzluklardan çok olumlu konuşmalardan   etkilenirler. Anne ve babalar ile büyükler o yüzden çocuklarını olumlu sözler ile motive etmeye  bakmalılar. Atalarımız boşuna “ tatlı dil  yılanı deliğinden çıkarır” dememişler.

3.Başarıları İnsanları Olumlama ve Örnek Gösterme

Pek çok anne ve baba kıskançlıklarından dolayı,  en yakın çevrelerinde bulunan  başarılı insanlar hakkında  olumsuz söz ve davranışları ile çocuklarını,  başarılı insanlara karşı  olumsuz şekilde yönlendirirler.  Anne ve baba da,  çocuk da çok zaman bunun farkına varmaz. Anne ve babalar en yakın çevrelerinden başlayarak özellikle olumsuz şartlara rağmen başarılı  insanlar hakkında olumlu  düşünceler ve  sözler ile bahsederek ve  onları takdir ettiklerini, sevdiklerini, hissettirerek  çocuklarının da başarılı insanları  modellemelerini ve örnek almalarını  sağlaması çocuklarına faydalı olabilir.

4.      Gerekli Kaynakları Temin Etme

Bazı anne ve babalar “Çocuklarımıza çok test kitabı alıyoruz ama yarısını bile okumuyorlar” diye sızlanır. Bizim görevimiz o kitapları almak yani çocuklarımızın kaynak sıkıntısı çekmemesini sağlamaktır. Eğer çocuk  bu testleri çözmezse sorun bizim olmaktan çıkarak onların sorunu olur. Bu yüzden   gerekli kaynakları gücümüz oranında temin ederek çocuklarımıza verelim . Onlar sınıfı geçerse belki  alt sınıflarda ihtiyacı olana veririz ve onlar çocuklarımızdan daha çok faydalanırlar. Bu da  bizlere  manevi mutluluk verir. Üniversitede okuyan çocuklarımız ile de kaynak temini konusunda   yardımcı olmak  anne ve babanın görevidir. Bu kaynaklardan faydalanıp faydalanamamak da çocuklarımızın . Bu iş bölümünde  biz görevimizi yapalım da karşı tarafa karşı mahçup olmayalım. Bu kaynakları almasını isteyen  öğretmenlerde  bu kaynaklardan öğrencilerin  yeterince  faydalanıp faydalanmadıklarını kontrol etme görevini yapmalılar ki , gençlere faydalı  olsun bu kaynaklar.

5.      Arkadaşlarına Dikkat

Her zaman söylerim. Başarılı insanların yanında hep ya eşleri ya da  onları  belki başarıya yöneltecek olmasa da,  zararlı alışkanlıkları olmayan ve  insanın başarısın ı engellemeyecek arkadaşları vardır. “Arkadaşını söyle senin kim olduğunu söyleyeyim” diyen atalarımız boşuna söylememişler bunu.  Bu yüzden  ben kendimin ve çocuklarımın da arkadaşlıklarına dikkat ederim. Çevremde sevdiğim herkese de,  arkadaşlıklara dikkat etmeleri konusunda  her zaman  tavsiyelerim olur. Zaten insanın  kendinden sonra insana gene en büyük düşmanı arkadaşlarıdır. “Arkadaş vezir de eder, rezil de eder” diyen atalarımız boşuna söylememişler bu sözü. Anne ve babalarda çocuklarının arkadaşlarına dikkat ederek  gerçek manada  anne ve baba kadar destek olan arkadaşlıklar edinmeleri konusunda  çocuklarına yardımcı olurlarsa  bu çocuklarına moral ve motivasyon olacağı için başarısı da artarak kötü arkadaşlar ve alışkanlıklardan uzak kalmış olurlar.Aileler dershane ve okulda çocuklarının  yakın arkadaşlarını  eve yemeğe davet ederek  çocuklarının arkadaşlarını yakından tanıma fırsatı bulabilirler.

6.Hocaları ile olumlu ilişkiler

Bazı hoca ve  rehberlerin  öğrencilerinin ailelerini ziyaret etmek istemelerine rağmen, ailelerin rehber öğretmenlere  “ Biz zaten dershaneye geliyoruz. Sizin de eve gelmenize lüzum  yok”  demelerine hayret etmiştim. Çünkü aileler  çocuklarının öğretmenlerinin  evlerine ziyarete gelmelerinden ancak onur duyar. Anne ve babalar çocuklarına örnek olan rehber öğretmen, çocuklarının rehberlerini eve yemeğe davet ederek, onlarla zaman zaman fırsatlar kollayarak  sohbet  etmeleri, okul ve dershanedeki veli toplantılarına dikkat etmeleri her zaman  öğrencilerin lehine olur.Bunu  yapmayan veliler çocuklarının gelişimini engellemiş olurlar. Çocuklarını gerçek manada seven anne ve babalara  çocuklarının hocaları ile sıcak ilişkilerde bulunmalarını  tavsiye ederim.

7.Çalışma ortamı sağlama

Çocukların  çoğunluğu okula ve dershaneye dersi dinlemekten çok arkadaşları ile sohbet etmeye gidiyorlar. Sorduğumuz  zaman  hocaların dersi iyi anlatmadığından, dersi anlamadıklarından dem vuruyorlar. Dersi can kulağı ile dinlemeyen insan tabii ki dersi anlamaz. Bu yüzden  çocuğu çalışmaya hevesli ve gayretli olan  anne ve babalar evde çocuklarına rahatça çalışma  yapabileceği çalışma ortamları sunmak, mümkünse oda tahsis etmek ve çocuklarına güven duyuklarını belirtmek ve eve zaman zaman arkadaşlarını da yemeğe ve çaya getirebileceğini söyleyerek  onların  kahvehane veya cafe köşelerinde zaman öldürmelerine  fırsat vermeyebilirler. Genelde cafelere  ve kahvehanelere  giden öğrenciler  anne ve baba sevgisini oradaki arkadaşlarda arayan ve arayış içinde olan insanlardır. Bu yüzden anne ve babanın Üniversiteye hazırlanan ve  Üniversiteli çocuklarına  güzel çalışma ortamları  sunmalarını önemli buluyorum.

8. Sosyal çalışmalara engel olmama

Çok anne ve baba,  derslerine engel olabileceği kaygısı ile çocuklarını aşırı  disiplin altına alarak halı saha maçı, sinema, tiyatro v.b gibi sosyal  çalışmalara çocuklarının katılmasına engel olabiliyorlar.Halbuki bu sosyal çalışmalarında arkadaşlarının da  kötü alışkanlıkları olmayan ve  çocuklarının  beraber hoşça vakit geçirerek, kimseye zararı olmadan  eğleneceği  ortamlarda bulunması çocukların hem okul  başarısına etki eder, hem de sosyal  insan olmalarına sebep olur. Ben şahsen çocuklarımın arkadaşlarına dikkat etmek şartı ile böyle ortamlarda bulunmalarını desteklemekteyim ve bunun  da çocuklarımın  sosyal ve okul başarısını artırdığını görerek mutlu olmaktayım.

9. Arkadaşlık kurma ve muhabbet etme

Çocukların en iyi arkadaşı anne ve baba olur. Tabii ki başka arkadaşlarla buluşmalarına engel olmadan ve  arkadaşlarına  faydalı olan, onları gerçekten seven ve  onlarında çocuklarımıza faydalı olacağını  da anlayarak  çocuklarımızın sosyal olmasına daha küçük yaşta  ön ayak olursak o zaman çocuklarımız da  çok zaman anne ve baba ile arkadaş olacaklarından çok  arkadaşa ihtiyaç bile duymayabilirler.  Bu sebeple ben anne  ve babaların çocukları ile abartmadan arkadaşlıklar kurmaları ve onlara  anne ve baba olmaktan da  öte arkadaş olduklarını hissettirmelerini tavsiye etmekteyim.

10. Olumsuz ortamlardan uzak tutma

Çocuklarımızı,  çok dedikodu yapılan, küfürlü konuşulan  akraba ortamlarından ,  arkadaş ortamlarından,  düğünden,  kötü alışkanlıkları özendirici alkol ve sigara kullanılan  düğün  veya parti gibi ortamlardan uzak tutmak  onlarında  bu tür  alışkanlıkları edinmelerine engel olur. Bunun yanında okumayı çok seven akrabaları  ziyaret etmek, çocuklara faydalı kitap, dergi armağan eden insanların   ne kadar faydalı şeyler yaptıklarını çocuklarımızın yanında anlatmak ve okumayı ve yazmayı seven insanlardan övgü ile bahsetmek ve onlara rastladığımız zaman samimi davranmak çocuklarımızda  “Okumayı yazmayı seven ve kitap hediye eden insanlar  toplumda saygı görüyor, bizde okuyalım yazalım “ düşüncesinin yerleşmesine sebep olur. Ama toplumumuzun çoğu kesimleride  bunun tam tersini  görüyorum. Anne ve baba olarak toplumun çoğuna değil, doğru olana bakarak hayata   daha olumlu açıdan bakmaya gayret etmeliyiz.

Ben bildiklerimi anne ve babalar ile paylaşayım dedim. Gerisi okuyana kalmış.