Faşist Manifesto

Demokratikleşme paketi açıklanır açıklanmaz, malum medya ve malum zihniyetlerin en büyük tepkisi “Andımızın” okullardan kaldırılması oldu.

Sahi seksen küsür yıldır ilköğretim okullarında her sabah beynimiz yıkanırcasına söylediğimiz ”Türküm, doğruyum, çalışkanım…” manifestosu bu milletin evlatlarını ne kadar, doğru, çalışkan ve “Türklük Şuuruyla” şuurlandırmıştır?

Uyuşturucu kullanma yaşının, on yaşlarına kadar indiği; alkol kullanmanın dokuz yaşlarına düştüğü; her yıl yüz bine yakın insanın intihara teşebbüs ettiği, hırsızlığın haydutluğun, at başı yürüdüğü; terörün bütün şehirleri zaman zaman teslim aldığı bir ülkede bu faşist manifestosunun Türk çocuklarının gelişmesine olumlu olarak değil aksine; aklını, beynini ve ruhunu tahrip ettiğini söylemek yanlış olmasa gerek...

Son otuz yılda terörden kaybettiğimiz onca genç ve onları öldürenler bu “Faşist Manifestosunun” yetiştirdiği insanlarımız değil miydi?

Daha düne kadar “Gezi Olaylarında” ülkenin başına olmadık işler açan, adeta bir kalkışma provası yapan; on binler, hatta yüz binler bu manifestonun gölgesinde yetişen gençlerimiz değil miydi?

Doğrusunu söylemek icap ederse, her gün bir aile dramının televizyonlardan duydukça içimiz burkuluyor; her gün olmadık cinayetler işleniyor; çocuklar öksüz ve yetim kalıyor… Sosyal ve kültürel yetersizlikten bunalarak hastanelere düşen insanların sayısı yüz binlerin üzerinde… Bütün bu acı tablo altında, bir ulusalcı zihniyetin dayatmasıyla ortaya çıkan “Bu faşist manifesto” çarkında hepimizin beyni yıkanmadı mı?

Şunu hiç unutmayalım ki ulusalcılığın başlangıç döneminde Türk ülkesi, Komünist rejimi seçmekten kıl payı kurtuldu. Fakat ulusalcılık anlayışı da komünizm anlayışından çok da farklı bir anlayış olarak uygulanmadı. Ezanın Türkçeleştirilmesinden tutun da, camilerin ahırlara çevrilmesine varıncaya; Kur’an Kurslarının yasaklanmasına, Kur’an okuyanların sakallarından tutulup sürüklenmesine kadar her türlü insanlık dışı fiili, ulusalcılar bu millete reva gördüler.

Bir daha o günlere dönmek mi? Bir daha o günlerin özlemini çekmek mi? Allah korusun! O günlerin özlemini çekenler, bırakın Türk Milletini, insanlığa karşı en büyük saygısızlığı yapmış olurlar.

Öyle zehir zemberek açıklama yapmanın, toplumu tahrik etmenin kime ne faydası var? Senin projen, senin demokrasi anlayışın ne? Ülkenin geleceğine, insanlık değerleri içinde; hangi katkıyı, hangi projeyi sundun? Önce bunların cevabını vermek gerekmez mi?

Demokratikleşme paketinde, ulusalcılık anlayışının bu faşist manifestosunun okullardan kaldırılmasından daha olumlu bir madde olduğunu şahsen düşünmüyorum.  Sadece bu maddenin kalkması için mecliste oy kullanacakları şimdiden kutlamak istiyorum.