Üniversite adayına 10 tavsiye

1986 yılında, ilk defa Üniversite sınavına girmiştim. O zamandan bu yana sınavlara birkaç defa girdim. Bu arada 2 Üniversite tamamlayarak (İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Tokat MYO Elektrik) 4 kitap yayınladım. Üniversite sınavında başarılı olmuş öğrencilerle röportajlarım gazetelerde, internette yayınlandı. Kitap oldu. Rehber Öğretmenler ile Kişisel Gelişim üzerine onlarca insan ile röportajlar yaparak yayınladım. Bu tecrübeler ışığında, yeni bir öğretim yılının başladığı bu Eylül ayında bu tecrübelerimin rehberliğinde sınava gireceklere 10 maddede kısa tavsiyelerimi yazmanın faydalı olacağına inanarak bu yazıyı kaleme aldım. Bu yazının faydalananı bol olsun dileğimle…

1) Dersi derste dinlemek – Dersi zamanında, ders esnasında ve bizzat hocadan dinlemek insana çok fayda sağlar. Bir şeyi ilk kaynağından duymak ile kulaktan kulağa duymak arasında fark çoktur. Benim oğlum dersi derste dinleyerek, başka da evde çalışmaya gerek kalmadan, öğretmenlerinin tavsiyelerine uyarak ders çalışmıştı. Okulda, dersi derste dinleyen ve not alan, kendi notundan çalışan öğrencilerin her zaman başarılı olduklarına şahit oldum. Benim bile “keşke dersi derste daha dikkatli izleseydim” diye hayıflandığım zamanlarım oldu. Öğrencilere dershane veya okulda derslerini kaçırmadan dersi derste dinlemenin en önemli öğrencilik görevi olduğunu hatırlatayım dedim.

2) Dershane ve okul programına uyum - Dershane ve okullar belirli bir program uygular. Bu sadece ders programı değil, aynı zamanda etütler, deneme sınavları, sosyal etkinlikler ile tam bir programdır. Bu programlara uyan öğrenci sadece dersi dinleyerek, tam anlayıp anlamadığına bakmadan dersten çıkan öğrencilere nazaran daha başarılı bir sonuca ulaşarak sosyal olurlar. Bugün beraber okuduğumuz ve hayatta başarı sağlayan arkadaşlara baktığım zaman, hepsinin okulun programlarına tam uyum sağlamaya çalışan, planlı, programlı çalışan insanlar olduklarına şahit oldum. Sadece okul kazanmak değil, hayatta da sosyal yönü ağır basan insanlar olmak isteyen öğrenci okulunun ve varsa dershanesinin programlarını bir nimet olarak algılayarak hocalarına saygı ile okulunun programını uygulamaya bakar. Sadece nota odaklanmadan öğrenmeye çalışan insan öğrenir ve bu da hayatta ona artılar kazandırır.

3) Rehber öğretmenden faydalanma - Bizim zamanımızda rehber öğretmen yoktu. Şimdi hem dershanelerde,  hem de okullarda rehber öğretmenler bir tane değil de birkaç tane. Bunun yanında sevdiği ve kendisini de sevdiğine inandıkları öğrencilerine yol gösteren gönüllü rehber öğretmenlerin ise sayısı çoktur. Bu yüzden “bana yol gösteren insan yoktu” mazeretlerine hiç inanmam. En kötü rehber öğretmenlerden bile insan faydalanır. Yeter ki, ondan faydalanmasını bilsin. Rehber öğretmenlere sorular sorarak kafasının takıldığı ve anlamadığı yerleri cesaretle soran ve inatla öğrenen insan her zaman başarıyı sağlar. Buradaki başarıdan belirtmek istediğim sadece okulda yüksek not alan ama “yolda tanıdık bir insana rastlayacağım, Onunla ne konuşacağım” diye korkan  değil, “keşke tanıdık insan rastlasam da O’nunla faydalı sohbet etsem” diye düşünen ve özgüveni sağlam olan, insanlardan azami ölçüde  faydalanan gençleri işaret ediyorum. Bizi seven ve faydalı bilgiler veren her insan da rehberdir ve onlardan azami faydalanmak lazım hayatta sevilen insan olmak için.

4) Arkadaşa dikkat- “Arkadaşın iyisi vezir, kötüsü rezil eder” sözüne her zaman inanırım ben. Arkadaşlarımızdan zararlı olanlar, bizden uzak kalanlardan çok bize yakın durup da bizi hedeflerimizden alı koyanlar ile oyun ve eğlenceye sürükleyen, geyik muhabbetleri ile zamanımızı çalan insanlardır. Gençler genelde bunu kabul etmese de, insanlar arkadaşın zararını ne yazık ki zamanında anlayamıyor. Arkadaş dediğin insanı hedefine yaklaştırmak için güzel tavsiyelerde bulunan, arkadaşını faydalanacağı insanlarla tanıştıran, ders ve okul zamanı meşgul etmeyen insanlar olmalı. Hayatta başarımı arkadaşlara dikkat etmeme borçluyum. Bizimle alay eden, dalga geçen insanlardan hemen uzaklaştım. Bunu anlattığımda bazı gençlerin “arkadaşa git diyemiyorsun ki” demeleri, bence geçersiz mazeret. İnsan isterse, çıkarı olmadığı zaman anne ve babasını bile, onu büyüten insan olduklarına bakmadan atabilme cesaretini gösterebiliyor da kötü arkadaşı neden başından atamıyor? Demek ki irademizi kullanabilirsek kötü arkadaşı da yanımızda barındıramayız. Başarı demek güzel arkadaşlar seçmek ile eş anlamlıdır. Hiçbir arkadaşa mahkum olmadığımız gibi yalnız insanın çok üretken olacağını, başarılı eserler veren insanların onları yalnızken ortaya koyduklarını da unutmamak lazım. O yüzden bizi oyalayan arkadaş ile beraber olmaktansa boş kalarak güzel düşünceler ile yaşamak veya ders çalışmak en güzeli.

5) Tecrübeden faydalanma - Tecrübeli insan zannedildiği gibi çok yaşayan değil, yaşadığı hayata kalite katan insandır. Öğrenme ve öğretmeyi, okumayı, yazmayı ve insanlara faydalı olmayı hayat düsturu edinmiş insan demektir. Ne yazık ki, günümüz insanı tecrübeli ve bilgili insana yanaşmak yerine onları kıskanarak dedikodusunu yapmakla meşguller. Gençler de ister istemez, kıskanç anne ve babalardan duya duya gerçek manada tecrübeli insanlara karşı önyargı ile besleniyorlar. Bunun gençlere ne kadar zarar verdiğini ne aile ne de öğrenci anlayabiliyor. Gençler de duyduklarına bakmadan kendi hür iradeleri ile faydalanacakları tecrübeli ve bilgili insanları dershane ve okullarında olup olmadıklarına bakmadan, onlardan faydalanmaya çalışmalılar. Tecrübeli ve bilgili insanları ben hiç durmadan akan berrak ve temiz, insanı besleyen kaynak sularına benzetirim. Tecrübeden faydalanan insanlar her zaman hayatta tecrübeden faydalanamayana nazaran bir adım önde olur.

6) Kütüphane ne işe yarar? - Gençlerin çoğunluğu kütüphanenin yolunu bilmiyor.  Gençlerimize okul ve dershanelerde kitap okuma kültürü çok zaman aşılanmıyor. Gençlerimiz, kütüphanelerden faydalanmamak ile ne kadar zararlı olduklarının da farkına varamıyor. Kütüphanede çalışan bir insan olarak ben gerekli dergi, kitapları, bana gelip soru soranları içtenlikle cevaplamaya çalışıyorum. Ama şunu da üzülerek söylemeden geçemeyeceğim. Bizden faydalanan insan ve genç sayısı çok az. Sadece kitap okumakla gelişilmeyeceği, insanlarla da sohbet edilerek onlardan faydalanmak gerektiğini gençlere rehber öğretmenleri anlatmalı. Kütüphaneler topluca ziyaret edilerek, orada insanı mutlu edecek başarıya götürecek insan ve kitapların olduğunu da gençlere anlatmak hocaların görevi olmalı bence.

7) Hobilere ölçülü zaman ayırma - Her insanın hobisi olabilir. Her gencimizin hobisi vardır tabii ki. Ancak bir öğrencinin en önemli görevi okulu olmalı. Benim oğlum da futbol hastasıdır. Şehrin takımının alt yapısına futbola başladığı zaman deplasman maçları ile dershane çakıştığında dershanesini tercih etti. Hobilerimiz, hedeflerimizin arkasından gelir. İyi bir Üniversite hayatı ve Meslek sahibi olmak isteyen insan hobilerini hayatının en önüne koymadan ama onu da dışlamadan ölçü ile yoluna devam eder. Mesleğimizin stresinden hobilerimizi yaparak kurtuluruz ama bu da hobilerimizin hayatımızdaki meslek ve öğrenim hayatımızı engellemesine de müsaade etmeden olmalı.

8) Sosyal etkinliklerde ölçü - Okul ve dershane hayatımızda veya bunlar dışında sosyal hayatta etkinliklere katılmak insanı sosyalleştirir. Ama sosyal hayatta etkinliklere de hobilerimiz gibi ölçüyü kaçırmadan ve önce okulumuz, sonra dershanemiz en sonra da sosyal etkinlikler diyerek sosyal etkinliklerin bizi yönetmesine, asıl hedeflerimiz olan meslek ve eğitim hayatımızı sekteye uğratmasına müsaade etmeden yolumuza devam edebilmeliyiz. Burada ölçülü olmak ön plana çıkıyor.

9) Aileden ve akrabadan faydalanma -  Yakın ailemizde ve akraba çevremizde güzel eğitim almış, Üniversite tamamlamış, etkili ve güzel konuşan ve yazan insanlardan sınav için olmasa bile hayat tecrübeleri, sınavlarda nasıl başarılı oldukları, çalışma yöntemleri konusunda sorular sorarak onlarla sohbet etmek, onların fikir ve düşüncelerinden, tecrübelerinden faydalanmak gerekir. Anne ve babalarımız onlardan uzak kalıyorsa sebebini araştırmak lazım. Kıskançlıktan mı yoksa gerçekten uzak durulacak insanlar mı ona bakmak lazım. Yoksa sırf anne ve babamız uzak kalıyor diye bizim de tecrübeli insanlardan uzak kalmamız bizim zararımıza da olabilir. Bunu düşünerek Üniversite yolunda yol almalıdır.

10) Konferanslardan faydalanma - Okullara ve dershanelere zaman zaman yazar ve uzman psikolog veya uzman rehber öğretmenler konuşma yapmaya gelir. Çok öğrenci bunları gereksiz görse de, öğrenci okuluna gelen ve faydalanacağına inandığı, daha önce konuşmalarını dinlemediği, yazar ve konuşmacılardan faydalanmaya bakmalı. Olur ki, o konuşmacılar sizi etkiler de devamlı olarak onlardan faydalanma imkanınız olur. Belki de o insanlar hocalarınızdan daha faydalı olur size. Ben de okullarda konuşmalara gittiğim zaman bir iki tane genç benimle devamlı irtibatta olmak ve gelişmek istediğini söylediği zaman ben de elimden gelen gayreti göstermekteyim. Seneler önce okul ve Üniversite konuşmalarımda tanıştığımız ve halen görüştüğümüz ve fikir alış verişinde bulunduğumuz çok genç vardır. Siz de bunlar gibi olabilirsiniz. Bu da size fayda sağlayabilir.

Dershane ve okulda öğretmen ve müdürlerinize, sevdiğiniz yazar rehberlerin isimlerini vererek onların okulunuz ve dershanenizde konuşma yapması için davet edilmelerini isteyebilirsiniz.

Sevgili Üniversite adayı,

 

Ben 25 yılı aşkın süredir Üniversiteye giriş sınavı tecrübelerimizi sizinle paylaştım. Gerisi artık size kaldı. Gireceğiniz bu sınavlarda dilediğiniz Üniversiteyi kazanmanızı temenni ederim.