Sağlıklı olmak ne güzel…

Günlerdir kendi eksenim etrafında dönüp duruyorum. Bu öylesine özel bir dönüş ki diş problemine teslim olmuş ve dayanılmaz ağrılarla baş başa günler geçiriyorum.

Biliniyor ki insan vücudunun neresinde bir ağrı varsa her şey oraya kilitleniyor ve gece ve gündüzü birleştiriyor.

İnsan vücudu görüntü olarak çok küçük olmasına rağmen gördüğümüz ve bildiğimiz makinelerin en mükemmeli ve orijinalidir. Çok büyük işler başaran değişik organları bünyesinde barındıran örneği tek olandır.

Okunmakta olan bu yazıdan önce yaklaşık iki saat “Vücudumuzu Tanımak ” başlığıyla ilgili internet taraması yapıyorum.

Organlara ait çok özel bilgiler, vücuttaki geri dönüşüm sistemi ile sağlayan ekonomik durumlar,  Kalp ile ilgili çok detay bilgiler, Kas yapısı ve kasların vücuttaki fonksiyonları, Kemik dokusunun % 33’ünü organik, % 67’sini inorganik maddelerden oluştuğudur. Bağırsakların bildiğimiz ana görevlerinin dışında yani sindirim işi dışında çok önemli bir olay daha cereyan ettiğine ulaşıyoruz. Sindirilmiş besin maddelerinin emilerek kana ve lenf sistemine geçebilmesidir. İnsan akciğerlerinin dış yüzeyinin 1- 2 m2 kadar olduğu halde iç yüzeyleri 100-140 m2’ye yaklaştığını görüyoruz. İnsanın her iki böbreğinde takriben 2 milyon kadar glomerulus (kılcal damar yumağı) bulunduğu, sadece diş ile ilgili çok kısa bir sürede onlarca bilgiye ulaşıyor, vücudumuzla ilgili binlerce bilgilerin arasında ne tarafa bakacağımı ve inceleyeceğimi şaşırıyorum.

Nereye uğrasam, hangi organımız hakkında bilgilerimi tazelemek için okuma ihtiyacı duysam harika bir makinenin parçaları arasında boğulup kalıyorum.

Beş duyu organımızla başlayan mini bir gezinti ya da bilgilenme esas noktasından uzaklaşıyor ve elli yaş üzerindeki bozkırın yalnız adamını sıkıntıya sokuyor.

Ağustos 2013 tarihinde sağ alt en son iki dişlerimin çekilmesi kararı alınıyor. Ve çene cerrahı asistanları tarafından hoca onayıyla ameliyata alınıyorum. Bir hafta sonra dikişlerim alınıyor. Bir ay geçiyor ama ben normale dönmüyorum. Ağrılar çoğalıyor, şiş kaybolmuyor ve yine gecem gündüze karışıp bütün vücut dengelerim altüst oluyor. Son bir kez daha uğradıktan sonra etrafımdaki eş dosttan yani diş problemi yaşarken damdan düşünlerden yardım alıyorum.

Bu mükemmel vücudun neresinde bir toplu iğne değiş noktasında yaşanılan bir sıkıntı bütününü teslim alıyor.

Eylül 2013 günü çene cerrahlarının yeni ameliyatı sonrasında sağ tarafım olabildiğince şiş halimle bir gün sonra bu yazıyı yazıyorum.

Köşe yazarlığı ve sorumluluğu bu olsa gerek.

Telaşla korkunun birlikte yaşandığı ay süresince zor günleri geride bırakmak istiyorum. Umarım bu defa rahatlayacağım. Sağlıklı olmak ne güzel.

Vücudumuz bize hastalıklarla ilgili aralıklarla sinyaller veriyor. Bunları ciddi bir uyarı olarak değerlendirmek ve tedbir almak zorundayız.

Sağlıkla ilgili birkaç söz;

Sağlıktan büyük zenginlik yoktur.

Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.

Hasta olmayan sağlığın değerini bilemez.

Her şeyin başı sağlıktır.



                                                                                                          26.09.2013 /Ankara