Tokat‏

''Yağmur yağdığı yerde, toprak oluştuğu yerde, insan doğduğu yerde olursa mutlu olur.'' Mutlu insan istediği gibi yaşayan, düşüncelerini, işlerini sevdikleriyle paylaşan insandır. Bizler  sevinç ve mutluluklarımızı, kederlerimizi, üzüntülerimizi paylaştıkça mutlu ve mesut oluruz.

Anadolu'nun güzel illerinden biri de Tokat’tır. Tokat'ı ne kadar biliyoruz, geleneklerini, törelerini, coğrafi yapısını, ekonomisini? Belki de öylesine yaşıyoruz. Çevremize bakmadan, dağını ovasını, yaylasını gezmeden. Yaşantımızda iş, okul, bulunduğumuz yerde birkaç çevre. Sizce yeterli mi? Bence yetersiz.

Büyüklerin güzel bir sözü var. “Şehir gez, şehrini sevesin. Köy gez, köyünü sevesin. Ev gez, evini sevesin.'' Gezdikçe yenilikleri göreceksin, yenilikler ilave edeceksin. Eksiklikler görecek, eksikliklerini gidereceksin. Böylece hem huzurlu hem de mutlu olacaksın.

Tokat: Orta Karadeniz’de yer alan, Sivas, Yozgat, Amasya, Samsun, Ordu illeriyle sınırlı. İçinden Kelkit Çayı ve Tozanlı Deresi’nin Erbaa önünde buluşarak, Yeşil ırmak’ı oluşturarak kol kola Karadeniz'e doğru akarlar. Tozanlı çayının üstünde Almus barajı, az aşağıda Köklüce Hidrolik Termik Santrali, Niksar Ovası’nı seyrederek, Kelkit Çayına karışır. İnsanları iklimi, gibidir. Yumuşak, mülayim, şakacı, cömert, çalışkan, sadık ve güvenilirdir. Böyle olmasa dört bir köşesinde alimler, müritler, evliyalar diyarı olur muydu?

Tokat, 31-12-2011 tarihli nüfus sayımında 608.299 kişidir. % 59'u (358.872) il ve ilçe merkezlerinde yaşar. % 41'i (249.427) belde ve köylerde oturur. İlçe sayısı  on bir, belde sayısı altmış dört, köy sayısı beş yüz yetmiş dokuzdur. (Almus, Artova, Başçiftlik, Erbaa, Niksar, Pazar, Reşadiye, Sulusaray, Turhal, Yeşilyurt, Zile.) Tokat'ın bir birinden güzel ve özellikleri olan ilçelerimizin kaçını gezdik? Kaçında dostumuz, ahbabımız var.Yoksa neden?

Tokat'ı denizden mahrum eden Canip Dağları’dır. Kara Deniz’e paralel uzanmış muhteşem yeşil ve verimli dağlardır. Bu dağların eteklerinde nice ağıtlar, türküler, sevinçler barınır. Bir o kadar da kıskançlıklar, hasetlikler kin ve nefretler. Her şeye rağmen güzel, verimli, anlı ve şanlı dağlardır. Erbaa'nın kuzeyinde Killik Tepesi (1546 m) Niksar'ın kuzeyinde Göl ağa Tepesi, Kel Tepe, Somun Tepe, Erdem Baba Tepesi. Erdem Baba Canip dağlarının en yüksek tepesidir. (2181 m.) Kelkit ve Tozanlı Vadisi arasında Yaylacık, Bugalı, Dönek Dağı oluşturmuştur. Kelkit, Tozanlı Vadisi arasındaki Tepeler, Mercimek, Poyrazlık, Yaylacık, Dikmen, Topçam, Güvenlik Tepeleri. (1200’le 1700 m) yüksekliğindedir. Yeşilırmak Vadisi’nin güneyindeki sıra dağlar Tokat'ın en yüksek dağlarını oluşturur. Bu dağların yüksekliği 2000 m.yi aşmaktadır. (Ak Dağ, Deveci Dağ, Köroğlu Dağı, Toraç Dağı, Asmalı Dağ.) Doğusunda bulunan Mamu Dağı, Dumanlı Dağı, Çamlıbel, Tokat'ın doğusunu kesen, İç Anadolu'ya açılan kapısıdır. Bu dağlarda ne efsaneler, ne yiğitlikler ne sevdalar, aşklar yaşanmıştır. Diyorum ki bu yerler İsviçre’de olsaydı neler yapmazlardı? Böğürtleninden, alucundan, kuşburnundan, eriğinden, elmasından, ahlatından, kireninden, kerestesinden, otundan, dağdaki yaban hayvanından, deresindeki alabalığından vb.. Bizler mi bilemiyoruz, yoksa inceleyip araştırıp bulamıyoruz?

Serin yaylaların başında, çam diplerinin altından akan kaynak sularını kuru ekmeğinle yemeye, havasını alıp ağaçların türküsünü dinlemeye ne dersiniz? Sisli tepenin yamacında koyunlar otlarken çobanın kavalından çıkan yanık sesini dinlerken, katıldığın hayal alemini hiç bir yerde bulamazsın. Yaban hayvanlarının birbirlerine karşı verdiği yaşam mücadelesini  görür şahit olursunuz. Topçam Yaylası, Selemen Yaylası, Batmantaş Yaylası, Akbelen Yaylası, Dumanlı Yaylası, Çamiçi Yaylası hepsi harika, hepsi gezilecek görülecek yerlerdir. Peki adını sayamadığım daha nice yaylalar ve mesire yerleri vardır. Doğal göllerine ne demeli? Zinav Gölü, Kaz Gölü, Güllü köy gölü, mavilikle yeşilin buluştuğu yerlerdir dağ başlarında. Bir de Dünya harikası bir mağaramız var, Ballıca Mağarası. Tokat'a otuz üç km. Pazar ilçemize yedi km.dir. Ovalarında sebzesi, meyvesi, tahılı, güneşi, suyu olan bu ilimizi ne kadar tanıyoruz? Tanıyorsak ne kadar değerlendiriyoruz?

 

Büyük illerde neden Tokatlılar çok? Neden bu insanlar doğduğu yerde değiller? Başka yerde yaşarken mutlu huzurlu mu sanıyorsunuz bu insanları? Hep birlikte kader birliği edelim doğduğumuz yerde doyalım. Suyu yağdığı yerde, ağaçla tutalım ki toprak oluştuğu yerde kalsın. O zaman türkülerimiz halaya, halaylarımız üretime, üretim bilgiye, yardımlaşmaya kardeşliğe ulaşsın. Yolumuz sevgi yolu olsun.