Dua vaktine eklediğim sabahlarım…

Zamanın ve mekânın su gibi aktığı söylendiğinde bulunduğunuz yaşın ve mevcut şartların değerlendirmelerini yaparız.  Çocuk ya da çok genç isek çoğu kez bu cümleyi duymayız ve dahi yorum da yapmayız. Çoğu zaman bulunduğumuz yerde kimin söylediğinin dahi önemi yoktur.

            Orta yaşta isek sessizce kafamızı sağa sola oynatır, ağzımızı açmadan kendi mazimizde mini gezintiye çıkar, bazen gülümser, bazen suratımızı asar dünya işte der geçeriz. Orta yaş sonrasının sınırını ben koyamam elbet. Bu işin olduğunu söyleyen birçok kalem erbabı kırk yaş der, kırk beşte ısrar edenleri de azımsamamak gerek. Ben de kendime göre ülkemiz şartlarını değerlendirir ve elli yaşla ikindi vaktini eşleştiririm. Atmış civarını akşamla dost eyler üzerini yatsıya doğru yola salarım.  Tamamen benlik bir düşünce, yaşantı ve kabul edilmiş şahsi tespitlerimdir. Hiç kimseye atıfta bulunduğum, kimseden kopya çektiğim yoktur.

            Şuan ikindi vaktini yeni tamamlamış yönünü akşama doğru çevirmiş kendi sessizliğin de yol alan bozkırın yalnız adamı yarınlarını bilmemekte, “Ha sonbahar, ha ikindi sonrası” diye şiirler yazmış üzerine de “Kaç bahar geçti, güz ekledi üstüne” diye kendine hitap etmiştir.

Bir de üzerine üstlük bu şiirler bestekâr Ramazan Öztürk tarafından bestelenmez mi. Bakalım dinleyenler ne diyecekler? Yorumlar nasıl gelecek? Bildiğim bir şey var ki kim nerede nasıl dinlerse, yorum yaparsa yapsın benim görüşlerimi etkilemeyecektir. Sadece bütün yorumlara saygı duyacağım.

Gündüzler akşamlarla birleştiği anlar, vaktin önemini yitirdiğinde ölüme giden bütün yollar hazırdır. Öylesine hazırdır ki zamanın bütün teknolojisi kullanılarak asfaltlanan çevre yolu güvenliğinde yolcusunu bekler. Yolcular haberli habersiz hazırdır.

            Önden gidenleri düşünüyorum. Nerdeler, nasıllar, ne yapıyorlar gerçekten merak ediyorum. En çokta yirmi bir yaşında dünyadan ayrılan annemi ve daha iki seneyi doldurmamış babamı düşünüyorum.

            Beni dokuzuncu çocuğu olarak büyüten dedemi ve babaannemi düşünmüyorum diyebilir miyim? Özlüyorum onları o kadar çok özlüyorum ki belleğimdeki kelimeler anlatıma yetersiz kalmaktadır.

            Yaş elliyi geçtiği andan ve Delitay’a hasret başladığından itibaren daha çok hatalar yapıyorum. Daha çok düşünüyorum. Daha çok ölüm ve ölüm ötesi karmaşık ne varsa sabaha dek benimle beraber sabahlıyor.

 

            Artık bütün sabahlarımı dua vaktine ekliyorum.