II. TOKATLI ŞAİRLER BULUŞMASI MUHTEŞEM OLDU

25 Haziran 2010 Cuma akşamı saat 20.00’de GOP Lisesi Konferans Salonu’nda II. Tokatlı Şairler Buluşması (Şiir Şöleni) gerçekleştirildi. Tokat Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Tokat Kültür Derneği tarafından Atatürk’ün Tokat’a teşriflerinin 91. yılı etkinlikleri çerçevesinde yapılan geceye elli bir şair katılarak şiirlerini dinleyicilere sundular. Yaklaşık yüz şairin katılım için müracaat ettiği geceye Tokat doğumlu olup il dışında yaşayan şairlerimiz, tatlı güzellik sundular. Tokat Valimiz Şerif YILMAZ, Vali Yardımcımız Sedat Sırrı ARISOY, Belediye Başkan Yardımcımız Ahmet ÇETİN, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdurrahman AKYÜZ başta olmak üzere il yöneticileri, Tokat Kültür Derneği yönetim kurulu ve üyeleri ve çok sayıda dinleyici (şiir sever) katıldı. Gecenin açılış konuşmasını Tokat Kültür Derneği Başkanı İrfan YILDIZ yaptı. Emekli eğitimci olan, hizmetinin bir bölümünü Almanya’da işçi olarak çalışan gurbetçilerimizin çocuklarına Türkçe öğretmek için çalışan YILDIZ, Bizim Kümbet dergisi ve halen yayın hayatını sürdüren KÜMBET altında dergisi sahibidir. Bulunduğu ve görev aldığı toplumda daima ağabey görevi üstlenen tartışmasız saygı, sevgi bütünleşmesinin mimarı olan, Türk- İslam Kültürünün tüm güzelliklerini bünyesinde toplayan gönül insanı… Hacı İrfan YILDIZ ağabey… Başta Tokat Kültürü ve edebiyatının ulusal ve uluslararası tanıtılması, sunulması, araştırılması, gelecek nesillere aktarılmasında on sekiz yaş heyecanıyla her yaştaki yüreği sevdalı, türkü sesli, kültür elçilerini Tokat Kültür Derneği altında toplamaya çalışmaktadır. Siz İrfan YILDIZ’ı tanımaya görün… içinizde tilkiler dolaşmıyor, nefesiniz tilki huylu değilse… sadece hizmet ehli iseniz onun yanından ve sohbetinden asla ayrılamazsınız. İrfan YILDIZ kısa ve öz konuşmasında; “ Sayın Valim… Sayın Protokol… Saygıdeğer misafirler… Tokat’ımızın yetiştirdiği güzide şair dostlarım, hepinizi en samimi duygularımla selamlıyor, hoş geldiniz diyorum. Bu birlikteliğimizi, Tokat Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Tokat Kültür Derneği olarak, Atatürk’ümüzün Tokat’a teşriflerinin 91. yılı etkinlikleri çerçevesinde, şiir şölenini yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Şuanda salonda hazır bulunan şairlerimiz Tokat il merkezi, ilçe, kasaba ve köylerimizde yaşayan şairler olup, Tokat’lı olup da başka illerde ikamet eden şairlerimiz de buradalar. Davetimizi kırmayıp buraya kadar geldikleri için hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Milletlerin kültür ve medeniyetinde insani faaliyetler dediğimiz şiir, roman, hikaye ve diğer sanat dalları çok önemlidir. Milletleri ayakta tutan, nesillere ruh veren onları büyük hamlelere hazırlayan bunlardır. Fikir ve şahsiyetimizin yön bulmasında şairlerimizin katkısı çok önemlidir. Bazen onların yazdıkları mısralarla ruhlarımız şahlanır bazen de hüzün bulutlarının içine girer, gözlerimiz nemlenir, geçmişimizi en güzel şekilde günümüze aktaran şairlerimizdir. Geleceğimize yön verirler. Şairler bizim düşünüp de söyleyemediklerimizi yine bizlere ve gelecek kuşaklara dizeleriyle aktarırlar. Ruhumuzun en büyük gıdası şiirlerimizdir. Şairlerimiz hakkında daha çok söylenecek ve anlatılacak sözler var ama esas sözü kıymetli şair dostlarıma bırakıyor, hepinizi tekrar en içten duygularımla selamlarken, gelecek yıllarda da hep beraber olmak dileğiyle… Saygılar sunuyorum.” Evet söz şairlerde… Tam elli bir şair şiir okuyor. Eğitimci- şair ve yazar Mustafa UÇURUM’un harika sunumunda; Tokat Kültür Derneği yönetim kurulu üyesi Ünal KAR’ın yoğun ve yorucu bir çalışma sonucu oluşturduğu fon müziği ve slayt gösterisi eşliğinde şairlerimiz şiirlerini okudular. Nezih bir dinleyici sessizliğinde daldan dala konan, çiçekten çiçeğe bal olan dizeler, gecenin derinliğinde mısra olup caddelere, dize olup sokaklara, dörtlük dörtlük gökyüzüne akıverdi. Sayın Valimiz Şerif YILMAZ yaklaşık iki saat süren programı sonuna kadar izlediler. Yurt içi ve yurt dışında programlara katılan ve organizasyonlarda görev almış biri olarak Sayın Valimiz Şerif YILMAZ’a teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Evliya ÇELEBİ’nin seyahatnamesinde; “Alimler konağı, fazıllar yurdu ve şairler yatağıdır…” diye bahsettiği ilimizin şairleri ve onları sonuna kadar dinleyen ve alkışlayan Valimiz. Şiir ve Şair… Ve Tokat Kültür Derneği… Dahi 11 yıldır KÜMBET dergilerini çıkaran kadro… Ötesi teferruat… Bir nefes eksikliğinin mahşerdeki kul hakkı. Gazi Üniversitesi Öğretim üyesi Türk dili ve edebiyatı hocası, dostum, kardeşim Yard. Doç. Dr. Zeki GÜREL’in kalemi ve yüreğiyle; “Şiir dilin namusu, şiir kültürün bekçisi, şiir sizin haysiyetiniz, sizin beyninizin içinde sizin kalbinizde yanıp duran damar. Öyle olmazsa sizin bu toprakta adınıza Türk demezler; başka bir şeyler derlerdi. Her ay her yıl veya her asır başka bir dil ile konuşurdunuz. Şiiriniz olmazdı. Şairi olmayan milletlerin ne namusu vardır, ne tarihi vardır ne geleceği… Geçmişi olanların şairi vardır ve şiiri vardır. Şairlerin vatan sevgisi, imanı, millet aşkı, hoşgörüsü, tarihe ve atalara saygısı, dile karşı duyarlılığı, güzelliğe düşkünlüğü olmasa ne olur? Vatan da, millet de, din de, güzelliklerimiz de sahipsiz, çaresiz ve desteksiz kalır.” Unutmayalım ki, “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Ve yine unutmayalım ki, “Şairleri haykırmayan bir millet, sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.” İnsan, biyo-psiko-sosyal bir varlıktır. Toplumun, insana, eşyaya, tabiata, Yaratana nasıl baktığını kendi duygu imbiğinden geçirip herkese söyleyecek kadar yürekli, insana şair derler. Herkes şairin söylediklerini duymuş ve görmüştür ama o biraz fazla yüreklidir. Gönüllerinin anlamı bu olsa gerektir. “Şiir yalnız tutku ve merakla yazılmaz. Şiirin girmediği alan yoktur. Şiirine egemen olan kişi şairdir. Her çağda ozanların gözaltında bulundurulmaları şiirin gizemli gücünden ileri gelir. Yeni yeni düşüncelere alışık olmayan çevreleri şair tedirgin eder. Çünkü ellerinde yönetimi tutanların hatalarını, gizemli bir şekilde şair şiirleriyle dile dökerek halkını yönlendirir. Düşünsel alandan sevginin gizemli noktalarına kadar şiir hükmedicidir. İşte bu nedenle en sakıncalı insanlar arasında ozanlar, şairler baş yeri almışlardır. Şiir evrensel oluşu nedeniyle bütün insanların kulağı ve sesidir.” Ben yanmasam sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa… “Şiir, çığlıkların, gözyaşlarının, öpüşlerin, iniltilerin, okşayışların, isyanların gizlice anlatmaya çalıştığı hali dil vasıtasıyla tasvir veya anlatmak tecrübesidir” diyorlar. El hak doğrudur. Bir kitap okuduğum zaman vücudum hiçbir ateşin ısıtamayacağı kadar soğursa, onun şiir olduğunu anlarım. Heyecandan beynimin attığını hissettiğim zaman gene şiir okuduğumu anlarım. Ben şiiri ancak bu iki şekilde anlıyorum. En güzel şiirler, manalarını okuyucunun ruhundan alan şiirlerdir. Ey kalem erleri, şairler!.. Sizleri anlamadığımızı, yanlış anladığımızı zannedip de küsmeyin, gücenmeyin… Bırakın, yazdıklarınızda kendimizi, kendi ruh halimizi bulmanın heyecanını ve hazzını yaşayalım. Sizi ve eserlerinizi yaşatacak, her dem taze tutacak bu anlayışa ve algılayışa saygılı olun lütfen…” Gecemizde şiir okuyan şairlerimizin isimlerini yazmıyorum. Sanıyorum okuyucularım ve şiir severler yerel televizyon ve gazetelerden mutlaka izlemiş ve okumuşlardır. Görsel ve yazılı basınımıza, gecemize katılan, çiçek gönderen katkı sağlayan tüm dostlara duyarlılıklarından dolayı teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda geleneksel olarak Tokatlı Şairler Buluşması gerçekleşecektir. Gecemiz de okunan elli bir şiirden bir tanesini sizinle paylaşmak adına Tokat Kültür Derneği yönetim kurulu üyesi şair ve yazar Ünal KAR’ın şiirini okuyucularıma sunuyorum. Başkaldırmak Ar Gelir Gıcırdayan kapının arkasından çık artık, Beklediğim yetmez mi? Özlem bana zor gelir. Yarını sorgularken, gün bitiyor bak artık Nefesim kesiliyor, can bedene dar gelir. Yokluğuna mahkûmken, nefes almak ar gelir. Perde inerken göze, bakışım arar seni Sayıklarken benliğim, her anım sorar seni Paslanmış kulaklarım, sussan da duyar seni Dolunay çıkmazında, gizli saklı yar gelir. Karanlığa göz kırpmak, her anımda ar gelir. Gücüm yetmez acizim, durduramam zamanı Rüzgâr esmeden güne, ayır sapla samanı Yürek kor kor yansa da, vermez asla dumanı Kardelene gün yüzü bilir misin? Zor gelir. Maviyle buluşunca, boyun bükmek ar gelir. Düşlerim savrulurken, umut dağları aştı Dudaklarım kurudu, ağzımdaki dil şaştı Gecenin toy anında, damlayan birkaç yaştı Yeter artık gel artık, tipi boran kar gelir. Baharın cilve nazı, karakışa ar gelir. Titreyen sözcüklerin takıldığı an sendin Kuruyan damarlara, hayat veren kan sendin Sevda denilen aşa, tuz biberdin can sendin Şimdi buz heybesinde, alev alev har gelir. Sözün bittiği yerde, başkaldırmak ar gelir. Ünal KAR