“Anlat Beni” Kitabı Üzerine

Bir sohbet toplantısında GOP Lisesi Edebiyat Öğretmeni Mahmut Hasgül’ün elinde “Anlat Beni” kitabını gördüm. Dikkatimi çekti. Kısa bir göz gezdirdim. Toplantıda olanlar okumak için sıraya girdiler. Baktım bana sıra geç gelecek çareyi Okul müdürü Cihan Öztürk Beyden istemekte buldum. Sağ olsun Cihan Bey ikiletmeden ertesi gün kitabı getirdi.

              Kitap 131 sayfa ve bir gecede nefes almadan okudum desem inanmazsınız. O kadar akıcı bir üslubu var ki…İnsanı ayrı dünyalara götüren ve aynı derecede de düşündüren, toplumda belki de varlıklarının farkında bile olmadığımız bu insanların varlığını fark ettiren bir eserdir.

             Kitabı okuduğumda farkına vardığım engelli insanların yaşama tutunmak için anne ve babalarının ne mücadeleler verdiklerinin ve bu mücadelelerini kaleme alıp hikâyeleştirdiklerini gördüm. Okuldaki Öğretmenlerin de çocukların kendilerine olan özgüvenlerini, yaşamlarındaki zorlukları ve başarılarını o güzel kalemleriyle ifade ediyorlar.                                Toplumdan bu insanlar fazla bir şey istemiyorlar. Sadece farkında olmalarını görmek. Acınmak değil de normal bir insan gibi davranılmasını istiyorlar.

            Engelli doğmak onların ellerinde değildir. Bizde onlardan biri olabilirdik. Herkes dünyaya sağlıklı gelmek, sağlıklı yaşamak ister. Kim ister ki engelli olsun… Ama kimileri o kadar şanslı değil… Engelin büyük veya küçük olması diye bir şey yoktur. “Toplumda, görme engellilere: kör, zihinsel engellilere; deli, bedensel engellilere; çolak veya topal dedikleri sürece engeller hayatımızda hep büyük olarak kalacaktır.”

           Engellilerden kaçmak ve onlardan utanmak çözüm değildir. Asıl olan onlarla konuşmak, onları anlamak ve onların dünyalarına girebilmektir. Onları bizim gibi sıradan bir insan gibi kabul etmektir.

           Engelli kardeşlerimizden Cansu Alparslan, “Engel bizlerde değil, bizi böyle görenlerde… Bizim engelli olduğumuzu hatırlatanlarda… Üzülmeyin sakın, üzülecek kişiler biz değiliz; bizi engellerimizle, sorunlarımızla baş başa bırakanlardır.” Diyor.

          Hülya Özdemir ne güzel ifade etmiş, “ Onların yerine koyalım kendimizi, neler hissettiklerini anlamaya çalışalım. İyi yönlerini ortaya çıkaralım. Küçük bile olsa başarılarıyla gurur duyalım. Köstek olmayalım, destek olalım. Engelleri ne olursa olsun hepsi bizim çocuklarımız. Engelleri beraber aşalım. Önce saygı duyalım, sevgimizi esirgemeyelim.

            Onları yargılarken, eleştirirken, küçük görürken, alay ederken biraz düşünelim…

Ya o senin ailenden biri olsaydı,

Ya o senin çocuğun olsaydı,

Ya o sen olsaydın…”

Engellilerden dünyaca meşhur ressamlar, piyanistler, mimarlar, keman sanatçıları ve müzisyenler çıkmıştır. Hiç unutmam, Niksar’da Ortaokulda Fen Bilgisi Dersine gittiğim gözleri görmeyen bir engelli öğrencim vardı.  Okulun maskotu idi. Çok zeki ve çalışkan birisi olup okulun başarı kütüğüne ismini yazdıran nadir öğrencilerden birisiydi. Sağlık sorunları vardı. Allah sağlıklı ömürler versin!

Toplumdaki bireylerin yanında sivil toplum kuruluşlarının da engelliler ile ilgili görevleri vardır. Hele hele Belediyelerin engellilere yardım etmeleri kaçınılmazdır. Kaldırımların ve merdivenlerin engellilere göre tasarlanması, parkların ve bahçelerin engellilerin yararlanacakları tarzda yapılandırılması gerekir. Belediye görevlileri engellilerin geçecekleri kaldırımların önüne park yapan araçların kaldırılmalarını sağlamalıdırlar. Bu konuda herkesin duyarlı olması gerekir diye düşünüyorum. Belediye otobüslerinde şoförlerin daha duyarlı olmaları ve onlara normal bir vatandaş gibi muamele yapmaları en büyük arzumuzdur.

Okuduğum “Anlat Beni” kitabından çok şeyler öğrendim. Ve bu nedenle engelli kardeşlerimi, onların anne ve babalarını daha iyi anlıyorum. Anne ve babalarına sabırlar engelli kardeşlerime de sağlık ve başarılar dilerim.

Toplumsal bir farkındalık yaratma adına bu kitabın yazılmasına vesile olan Tokat Merkez Yavuz Selim Özel Eğitim İlkokulu-Ortaokulu ve Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Sayın Cihan ÖZTÜRK başta olmak üzere “Ülkem İçin Engel Tanımıyorum Projesi” koordinatörü değerli iş adamı Sn. Kadim DURMAZ’a, hayat hikâyelerini inceleyen komisyon üyelerine ve hikâyeleri yazan anne, baba, öğretmen ve engelli kardeşlerimize teşekkür eder saygı ve sevgilerimi sunarım.