Öğrencilerle soru-cevap

Tokat Anadolu Öğretmen Lisesi Öğrencilerinin Soruları ve Cevaplarımız

 

Tokat Anadolu Öğretmen Lisesi Edebiyat Öğretmeni ve Kütüphane Kulübü Sorumlusu Nevzat Başaran’ın daveti ile Kütüphane Kulübü Faaliyeti olarak okulun 10. Sınıf öğrencilerine “Kişisel Gelişim ve Kitap Okumanın Önemi” konulu bir konuşma yapmıştık. Soruları orada şifahi cevaplamanın yanında burada da yeniden cevaplayarak isteyenin faydalanmasını uygun buluyorum. Soru sormaya cesaret eden bu cesaretli öğrencilere kitap, dergi ve kalem armağan ederek çam sakızı çoban armağanı ödüllendirmek de bizleri mutlu etti.

Soru soran gençlere ve Nevzat Başaran Hoca’ya tekrar teşekkür ediyorum.

SORU- İyimserliğinizi neye borçlusunuz? (Furkan Talan)

CEVAP- İyimser olmamızı, iyimserliği anlatan kitaplara, iyimser ve olumlu düşünen büyüklerimizle sık sık bir araya gelerek onların iyimserliğini almaya, kötü alışkanlıkları olmayan ve bizlere iyimserlik aşılayan insanlar ile bir araya gelmeye borçluyum her zaman.

Bu arkadaşlıkta, sohbet edecek insanları seçimimizde tutumumuz “kimseyi beğenmemek” olarak algılansa da çok zaman durmadan dedikodu yapan, şakalaşan insanlardan uzak kalmak insanı iyimser yapar. Ben bu tür insanlarla olmaktansa doğrusu evimde gazete okumayı, iş yerimde kitap okumayı, seyahatlerimde kişisel gelişim dergileri okumayı tercih ettim. Bu da sizlere konuşmam sırasında fark edilerek iyimserlik olarak anlaşılmışsa ne mutlu. Gençlerde işte bu genç yaşta iyimser insanlar ile sohbet ederek, onlarla zaman zaman konuşarak “iyimser insan” olma yolunda mesafe kat ederler.

İyimser olmak, yukarıda anlattığım çalışmalarda sabırlı olmayı gerektirir. İlk kitabımı yazı yazmaya başladıktan tam 25 yıl sonra yayınlamam ve ilk yazmaya başladıktan sonra sabırla yazmaya devam etmem, iyimser ve bana saygı ve sevgisini eksik etmeyen insanlarla beraber olmam her zaman iyimser olmamıza ve çevremizin de iyimser olmasına sebep oldu. Sizlere de iyimser insanlar gördüğünüz zaman sabırla onlarla arkadaşlık kurmaya ve o insanlar hakkında başkalarının ne dediğine bakmadan gayretle çalışmaya bakmanızı tavsiye edeceğim. “İyimser insan” olma yolunda hepinize başarılar dilerim.

SORU- Hangi tür ve hangi yazarları okuyorsunuz? (Cahit Demir)

CEVAP- Faydalı olacağına inandığım ve bulabildiğim yazarları okuyorum. Öncelikle kişisel gelişim okumaktayım. Genç Gelişim, Süper Beyin, Genç Öğrenci ve Beyin Gücü dergilerinde hem yazılar yazarım hem de diğer yazarları okurum. Bunun yanında Genç Beyin Dergisi’nin sıkı okuruyum. Kişisel Gelişim yazarları Mümin Sekman, Doğan Cüceloğlu, Muhammed Bozdağ, Adem Özbay, Selçuk Alkan, kitaplarını okuduğum yazarlar. Bunun yanında güzel konuşma ve yazma  üzerine kitaplar okuyorum. İl Halk Kütüphanesinde aradığım kitaplar var. Türk ve Dünya Klasiklerini okurum.  Bunun yanında roman, hikaye okurum. Bu yaz Mustafa Kutlu’nun 10’a yakın hikaye kitabını okudum. Bu kitaplar benim beslenmeme ve yazma ve konuşmamı geliştirmeme sebep oldu.

Sizler de faydalandığınız ve size katkısı olduğuna inandığınız ve öğretmenlerinizin tavsiye ettiği yazarları okuyun derim. Okul kitaplıklarına gelen Kişisel Gelişim Dergilerini de okumanız sizlere çok fayda sağlayacaktır. Okumak bir alışkanlık olmalı. Öyle boş zaman işi değil. Boş konuşmaya ayıracağımız zamanı okumaya ayırsak göreceğiz ki kitapların içinde koskocaman hayatı güzelleştirecek dünya var. O yüzden boş konuşan insanların yanında ben sıkılırım. Mecbur kalmadıkça da uzak durur ve işimde de evimde de okur ve yazarım. Başkalarının eleştirileri ve övgülerini de dinler ve faydalı olanları alır faydalı olmayanlarını da göz ardı ederim. Bu da hayatı sevmemize sebep oluyor. Boş konuşan en yakınım olsa da itibar etmem. En güzeli okumak… okumak ve okumak. Allah’ın ilk emri ve bence en önemli emri okumak ama sadece dini kitaplar değil, hayatı okumak ve bizi daha ileri seviyeye taşıyacak şeyleri okumak…

SORU- Hocam doğuştan mı duyma engellisiniz? Bu sizi sonuca götürürken kötü etkiledi mi?  Hiç sabırsızlandığınız oldu mu? ( Sefacan Torun)

CEVAP-Daha önce söylediğim gibi doğuştan değil, Ortaokulda geçirdiğim şiddetli menenjit hastalığı sonrası işitme engelli oldum. 6 ay boyunca yürüyemedim bile, tam manası ile iyileşmem aylar aldı. Aynı okuluma devam ettim. Başarım tabii ki azaldı. Sonra lise 1’de üst üste 2 yıl sınıfta kaldım.  Ama sonrasında okumaya ve yazmaya kendimi verince başarısızlık başarıya dönüştü. Kimse inanmazken güzel Üniversite kazanarak okudum. Kitaplar yayınlayan, dergilerde yazarlık ve editörlük yapan insan olabildim.

Sabırsızlandığım zamanlar olsa da sonradan sabrın önemini de anladım. Halen de daha iyiye gitme ve gelişme yolunda sabrederim. Umutla geleceğe bakarım. Çok yakınımızdakiler inanmasa da daha çok gelişeceğimiz konusunda inancım artmaktadır. Bu yüzden insanın en büyük rakibi gene kendisidir ve kendisi ile rekabet etmeli insan.

Sizlere de sevdiğiniz işi yapmada senelerce sürse bile sabırlı olmanızı ve çevrenizdeki insanların övgü ve yergilerine fazla kapılmadan çalışmalarınıza devam etmenizi tavsiye ederim.

SORU- Oğlunuzun başarı sırrı da okumak mı? Sizin etkiniz onun başarısında büyük mü? (Nusret Bulut)

CEVAP- Ben işitme engelli olmanın verdiği dezavantajları çok okuyarak avantaja dönüştürmek zorunda olmamdan dolayı çok okumaya gayret ettim.

Oğlumun başarısında tabii ki okumanın yeri vardır. Ama o işitme engelli olmadığından dolayı dersi derste dinlediği için, dershanesinde de öğretmenlerini dikkatle dinlediği için okumanın yanında dersi dikkatle dinlemek de önemlidir. Öğretmenlerinizin size tavsiye ettiği kitapları okumak da dersi gerçek manada dinlediğinizin göstergesidir. Öğretmenlerini derste dikkatle dinleyen ve onların tavsiye ettiği kitap ve dergileri okuyan, okulun panosundaki yazıları bile dikkatle okumak tabii ki başarıya katkı sağlar.

Tabii ki, anne ve babanın çocuğun başarısında etkisi büyüktür. Okuduğum gazete ve kitaplar ve dergiler benim evimde masamda ve iş yerimde masamda hep bulunur. Sadece aile fertlerimiz değil, iş yerimize de evimize de beni ziyarete gelen herkes kitapları ve dergileri gazeteleri görerek etkilenirler. Ben de onlara yol gösteririm. Fazla olanları hediye ederim.

Oğlum da eşim de tabii ki gazete ve dergilerden ve masamdaki kitaplardan yararlanırlar. Beni okuyarak gören ve geliştiğime şahit olan herkes de severek okursa gelişir derim. O yüzden faydalandığımız insanları iş yerinde ve evlerinde ziyaret etmek, zaman zaman okula, dershaneye davet ederek gençler ile buluşturmak önemli. Bunun önemini öğretmen, okul müdürleri, milli eğitim müdürleri, kaymakamlara anlatıyorum. Dinlemek ve uygulamak ya da dinlememek uygulamamak benim değil onların sorunu.

Bugün buraya gelmem ve konuşmam Kütüphane sorumlusu Edebiyat Öğretmeninizin İl Halk Kütüphanesini merak ederek gelmesi, tanışmamız ve sonrasında verdiğim kitap, dergilerden faydalanması ve sizlerle de tanışmamı istemesi sonucunda oluştu. Bu yüzden gençlerin gelişiminde aile, öğretmen ve dershanelerin rolü önemli.

Ben de başta aileme, çocuklarıma ve akrabalarıma komşularıma iş yerinde veya ziyaret ettiğimiz yerlerde insanlara doğruyu anlatıyorum. Kimisi Nevzat Hocanız gibi ilgi ile dinler. Kimisi nezaket olsun diye dinler. Kimisi homurdanarak dinler, kimisi de “kafa ağrıttın“ diyerek bizi kovmaya kalkarJ Senin ne işin var burada diyen de olur J herkes kafasına kültürüne göre bir davranış sergiler. Ben bu davranışların hepsine de teşekkür ediyorum işte.

“Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırları” adlı kaleme aldığım kitabı sizlere hediye ediyorum. Hocalarınız ve siz sırayla okursunuz inşallah.

Hepinize başarılar diliyorum.

Tokat Anadolu Öğretmen Lisesi’nin 2013-2014 Öğretim Yılında en çok okuyan bu öğrencilerini tebrik ediyorum. Onlara kitaplar verdim. Kitap isimleri ve öğrencilerde şöyle. (En çok okuyandan itibaren)

1.”Beynini Kullanan Adam” kitabı Yazar Adem Özbay – Öğrenci Simay Tutku Yılmaz

2.” Etkili İletişim Teknikleri” kitabı, Yazarı Aydın Belet - Öğrenci Mehmet Nurettin Şahin

3. “44 Bilgelik Sırrı” Kitabı, Yazarı Gregory Mystery – Öğrenci Betül Genç

4. “Sübniminal NLP kitabı” Yazarı Serkan Ertem – Öğrenci Mehmet Emin Öztürk

5. “Süper Zeka Soruları Kitabı“ Yazar Serkan Takma – Öğrenci Şükrü Bereket

Bu Öğrencileri tebrik ediyor, daha çok okumalarını temenni ediyorum.

 

Yukarda soruları soran cevaplayan öğrencilere de birer kalem armağan ettim. Hepsine cesaretle merak ettikleri soruları öğretmenlere, okullarına dershanelerine konferans vermeye gelen yazarlara sormalarını temenni ederim.